'Şapkadan tavşan çıkmadı'

'Şapkadan tavşan çıkmadı'

17 Haziran 2019 Pazartesi  |   Günlük

İstanbul'da 23 Haziran'da yapılacak seçimin adayları Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım'ın katıldığı canlı tartışmayı bazı gazeteciler Twitter hesaplarından yorumladı.

Moderatörlükten çekilen Uğur Dündar şunları yazdı:

“Büyük buluşmanın ilk bölümünden edindiğim izlenim: Konuşmacılar için tanınan 3’er dakikalık süreler kısa kalıyor. Daha uzun tutulmalıydı!..”  “Bu ABD de uygulanan şova dayalı bir format! Bize uygun değil. İmamoğlu,enerjisi, yoksullukla mücadele vaadleri,’Neden başkan olmalıyım’ sorusuna verdiği cevapla göz doldurdu. Yıldırım şapkadan beklenen tavşanı çıkaramadı! 
Küçükkaya tarafsız.” 

Cüneyt Özdemir'in yorumu da şöyle oldu:

"Karşılıklı konuşmalarını yasaklamak dahiyane fikirmiş... e ayrı ayrı alsaydınız o zaman madem karşılıklı konuşturmayacaktınız. Ne yazık ki ne konu ilerleyebiliyor, ne derinleşebiliyor. Sistematik bir tartışma yönetilemeyince okullarda ders olacak bir yönetememe ile karşı karşıyayız. Bedelini iki lider de ödüyor... Seçim tartışmasında şu ana kadar kararsız seçmenin tavrını değiştirecek bir şey söylenmedi... Hala böylesine tarihi bir tartışmada iki adayın birbiriyle kesinlikle konuşturulmaması tuhaflığı ise devam ediyor."

Fatih Portakal ise şu yorumu yaptı:

"Seçmen İmamoğlu/Yıldırım ikilisinin tartışmasına bakıp oyunu değiştirmez. Erdoğan’ın istediği kırılma kanımca olmadı. Erdoğan’ın miting yapacağına da ihtimal vermiyorum. İsmail Küçükkaya’nın işini iyi yaptığını, kendi tarzı içinde kalıp taraflara adil şekilde davrandığını düşünenlerdenim. Umarım gelecek seçimlerde liderleri yine bu şekilde bir arada görebiliriz." 

Moderatörlüğe ilk talip olan Didem Arslan, "Adayların katıldığı tartışma programının demokrasi kültürü açısından gelenek haline gelmesini çok isterim. Ama formatı, süreleri, soruları ve moderatörü politikacılar belirleyecekse, yanlış bir gelenek haline gelir. Bunun da kimseye faydası olmaz" dedi.

"Tatsız, ruhsuz"

Gazeteci Murat Bardakçı da tartışmayı şu cümlelerle eleştirdi:

"... Daha açık şekilde ifade edeyim: Tatsızlığın, ruhsuzluğun ve sıkıcılığın sebebi format gereği cevaplara konan süre sınırlaması, böyle bir programı idare konusundaki tecrübesizliği daha ilk başta belli olan moderatörün heyecanı ve zaman takıntısı, soruları hazırlayanların bilmeleri gereken en basit bazı malûmata bile sahip bulunmamaları ve hattâ soru sormak ile saçmalamak arasındaki farkı da her nedense düşünememeleri idi… Meselâ, kamu görevlilerinin vermeye kanunen mecbur oldukları mal beyanını hatırlatıp Yıldırım ile İmamoğlu’na ‘Mal beyanında bulunur musunuz?’ demek ve daha da vahimi ‘Seçim sonucunu kabul edecek misiniz?’ diye sormak gibi!