'Sanat baskıya boyun eğemez'

'Sanat baskıya boyun eğemez'

12 Kasım 2019 Salı  |   Günlük

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Kültür Sanat Komisyonu’nun hazırladığı B"ir Tiyatrocu Bir Eser" söyleşisi TGC Basın Müzesinde yapıldı.  

Moderatörlüğünü TGC Kültür Sanat Komisyonu Üyesi, Cumhuriyet Gazetesi editörü Öznur Oğraş Çolak’ın yaptığı söyleşinin konuğu Tiyatro Pera’nın kurucusu yazar, yönetmen, çevirmen ve oyuncu Nesrin Kazankaya oldu.  

Toplantının açılışında konuşan TGC Başkanı Turgay Olcayto söyleşi programıyla yazarları, çizerleri, sanatın yüz akı sanatçıları, TGC üyeleriyle buluşturmayı hedeflediklerini söyledi.

Söyleşide Çolak, Kazankaya ile “Tiyatro Pera’nın kuruluşunu, bugüne kadar sahnelenen oyunları, tiyatro dünyasına kazandırdığı yapıtları ve bugünün bağımsız tiyatrolarını” konuştu.  

Türkiye’de kültür sanat haberciliği konusunda sıkıntı yaşandığını belirten Çolak, Cumhuriyet, Birgün, Evrensel ve Sözcü gazeteleri dışında kültür sanatın medyada yeterince yer almadığına dikkat çekti. Kültür sanat haberciliğinin kolay bir uzmanlık alanı zannedildiğini belirten Çolak, “Tüm oyunların izlenmesi, sergilerin takip edilmesi, yayınların okunması gerekiyor. Bu nedenle stajyer arkadaşlar zorluğunu görünce, siyaset ya da spor alanına gitmeyi tercih edebiliyor” diye konuştu.  

Tiyatro Pera’nın kurucusu yönetmen-oyuncu-oyun yazarı, çevirmen Kazankaya, konuşmasının başında “şikayet etmeden söyleyeceğiniz sözünüz varsa ayakta durabilmek önemli, ben şanslıyım, ardıllarım var” diye konuştu.  

TGC Basın Müzesindeki Atatürk’ün fotoğrafının altındaki yazının önemine işaret eden Kazankaya, “Baskılara dayatmalara karşı sanat özgürlük ister. Basın Müzesinde Atatürk’ün bu sözünü ilk kez gördüm. Atatürk 1923 yılında ‘Basın hiçbir zaman zorbalık ve baskıya tabi tutulamaz’ diyor. Bu sözün başına sanat da konulabilir. Sanat da gazetecilik gibi baskıya ve zorbalığa boyun eğemez. Baskıya ve zorbalığa ancak bir oyun boyun eğersiniz. Sonra da uzlaşma çamurunda boğulur yok olur, pek çok gazete ve gazeteci gibi kaybolur gidersiniz.” 

İstanbul’da her gece 300 tiyatronun oyun sahnelediğine vurgu yapılan toplantıda Kazankaya belediyelerin tanıtım konusunda sağlayabileceği katkılara dikkat çekti:

“Baskılar arttıkça tiyatrolara olan ilgi de artıyor. Ancak tanıtım konusunda sıkıntılar var. İlçe belediyelerinin kültür dairelerinin yöneticilerinin semtlerindeki tüm kültür sanat etkinliklerini takip edip vatandaşlar için görünür kılma sorumluluğu var. Semtlerde, tiyatro afişlerinin yer aldığı, oyunların duyurulduğu, düşük maliyetle yapılabilen tiyatro kuleleri olmalı. Başta Şişli Belediyesi olmak üzere tüm belediyelere öneriyorum. Ben belediyeler tiyatrolara para versin demiyorum. Kalıcı her tiyatroya katkı sağlayacak kurumsallaşmış bir tanıtım desteği öneriyorum.”

(TGC)