Şam'a giden yol Soçi'den geçiyor

Şam'a giden yol Soçi'den geçiyor

21 Ekim 2019 Pazartesi  |   Köşe Yazıları

Salı günü Soçi’de yapılacak Rus-Türk görüşmesinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in konuşmasını tahmin etmeye çalıştım... 

Sayın Başkan, 

Sevgili dostum, 

Sizi ve beraberinizdeki heyeti bir kez daha Soçi’de ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyorum. 15 Ekim’de, talebiniz üzerine yaptığımız telefon görüşmesindeki davetime derhal icabet etmeniz de gösteriyor ki, aramızdaki kuvvetli bağlar, çoğu kez diplomatik kural ve yazışmaları rahatlıkla göz ardı etmemize olanak sağlıyor. Şunu rahatlıkla ifade edebilirim ki, ben ve Rusya Federasyonu başka hiçbir lider ve ülkeyle bu denli rahat ve samimi ilişki kuramıyoruz. Bunu sizin kişiliğinize ve karakterinize borçluyuz.  

Bugün ele alacağımız konu Suriye’nin kuzeyine yönelik müdahaleniz. Öncelikle her aşamada bizi bilgilendirdiğiniz, görüş alışverişinde bulunduğunuz, danıştığınız ve önerilerimizi aldığınız için çok teşekkür ederim. 15 Ekim’den sonra hem sahadaki hem de ABD ile temaslarınızda çok hızlı gelişmeler meydana geldi.   

Sayın Başkan, 

Özel temsilcim Bay Lavrentiyev, ABD başkan yardımcısıyla görüştüğünüz gün, ulusal güvenlik danışmanınız Bay İbrahim Kalın ile Ankara’da görüştü. Bay Lavrentiyev, bir gün önce Tahran’da, bir gün sonra da Şam’da, sizin müdahalenizle ilgili istişarelerde bulundu. Tahran, sizin harekâtınıza karşı, üstelik bu konuda bizi eleştiriyor. Bay Ruhani sizinle benim aramdaki şahsi dostluktan artık ciddi bir şekilde rahatsız oluyor. Farklı bir oyun planımız olduğunu düşündüğünü sanıyorum.  

Sizin harekâtınız, meşru haklarınız çerçevesinde anlaşılır bir durum. Bunu teslim ediyoruz, ancak Suriye’nin toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiği konusunda mutabık olduğumuzu size, ayıca hatırlatmama gerek yok. Barış Pınarı Harekâtı’nın, Suriye’deki siyasi çözüme yönelik çabalarda çok önemli bir aşama olduğunu belirtmeliyim. Bunu samimi bir şekilde ifade ediyorum. Bu harekât, Kürtlere Esad’dan başka seçenekleri olmadığını gösterdi. Sert bir şamar oldu ama onlar başından beri bizi dinlemedi. ABD, artık neden Suriye’de bulunduğunun gerekçesini anlatamayacak hale geldi. Ben, Trump’ı 3. kişiler üzerinden her defasında Suriye’den çekilmesi için ikna etmeye çalışıyorum. Telkinde bulunuyorum. Beni dinliyor. Ama şu an içerisinde bulunduğu durum nedeniyle, biraz daha dengeli bir politika izliyorum. Onu görevde kaldığı müddetçe kullanabilmeliyiz. Bu arada size yazdığı o çirkin mektubu açıklamasına çok şaşırdım. Onun bu hareketi, kiminle muhatap olduğumuz konusunda bizi daha dikkatli olmaya itiyor. Zelenski’ile konuşmasını da kendisi açıklattı.  

Değerli dostum, 

Şimdi biz birlikte önümüze bakalım. Hepimizi yoran bu Suriye sorununa ivedilikle bir nokta koyup, fırsatlara odaklanalım. Size sürekli olarak Adana Mutabakatı’nı hatırlatmamın asıl nedenini daha önce açıklamıştım. Siz bu sayede, Esad’a, bizimle birlikte yeni bir pencere açacaksınız. Bu Esad’ı İran etkisinde karşı güçlü kılacak. Seküler bir yapıda Suriye’nin toprak bütünlüğü temelinde kaydedilecek gelişmeler İsrail’in de, ABD’nin de Suriye ile ilgili politikalarını değiştirmelerine yol açacak. Bundan en çok Türkiye’nin kazanacağına bahse girerim. Esad’la masaya oturmanızın sizin açınızdan son derece güç bir karar olacağını biliyorum. Bunu bizzat yapmanız gerekmiyor. Ama Suriye ile dialog yürütüyor olmanızın net bir şekilde ortaya konulması gerekiyor. Şam Büyükelçiliğinizi yeniden açmayı düşünmez misiniz? Mesela genelkurmay başkanlarını veya dışişleri bakanlarını birlikte Moskova’da misafir etmemizi istemez misiniz? Lavrov’la birlikte bizzat ben de şahsen ev sahipliği yaparım.  

Sayın Başkan, 

Harekâtınız esnasında sahaya sürdüğünüz Suriye Milli Ordusu’nun, Suriye’deki ortak barış çabalarımıza yönelik bir tehdit olduğunu açıkça belirtmeliyim. Bu konuda da hem Ruhani hem de Esad tarafından sert bir şekilde eleştirildik. Buna neden gerek duyulduğu konusunda  hala cevap bekliyoruz. Son telefon görüşmemde bunu size açıkça belirttim. Zaten, bu ziyarete ilişkin davetin temel nedeni de bu konuydu.  

Suriye’de barışa giden süreçte, Anayasa Komisyonu çalışmalarında ve seçimlerde bize en çok yardımcı olacak kişi bizzat Esad’dır. Bu süreçler tamamlanmadan Esad’sız yol yürümemiz son derece güç olacak, hatta imkansız. Esad’ın Suriye’de ömür boyu iktidarda kalacağının garantisi yok. Belki kendisi de barışa katkı amacıyla görevi bırakabilir. Sizin gibi çok deneyimli bir devlet adamına bunları hatırlamamı mazur görün, ama asıl konu, Suriye’de barış ve ülkelerimizin milli çıkarlarını korumak değil mi? 

Ben, başta İdlib olmak üzere, sizin tüm Suriye’den ivedilikle çekilmenizi ve barış yolunda önemli bir adım atmanızı bekliyorum. Adana Mutabakatı tüm Suriye sınırı boyunca size 5 kilometrelik güvenlik kuşağı oluşturmanızı sağlıyor. Bunu yapın. İdlib’te de, Afrin’de de Fırat’ın doğusunda da bunu yapın. Hatta, Kobani’de de yapmanız için bizzat devreye gireyim.  

Suriye Milli Ordusu’nu ne yapacağız? Sizin attığınız bu adım, Esad tarafından, doğal olarak kendi iktidarına yönelik bir tehdit olarak görülüyor. Bu konuda haklı olduğunu düşünüyorum. Siz bunu gerçekten istemediğinize inanıyorum, daha önceki görüşmelerde bu teminatı verdiniz.   

Sayın Başkan, 

Aslında bu konuyu açmak zorunda kaldığım için gerçekten çok üzgünüm ama hatırlamalıyım ki, sizin iç politika karşılaşmakta olduğunuz siyasi sorunlardan ve genel ekonomik sıkıntılarınızdan kurtulmanın yolu Suriye kartı değildir. Bu kart size artık daha fazla hizmet edemeyecek. Trump’ın mektubu ve ABD yaptırım tehditleri sizi çok zor durumda bıraktı. Bunu üzülerek söylüyorum. Ben henüz, Türkiye’de de olası bir iktidar değişikliğine hazır değilim. Rusya da değil. Bu olasılığı düşünmek bile istemiyorum. İşte bu nedenle de, Suriye politikanızda köklü bir değişikliğe gitmeniz gerekiyor. Adana Mutabakatı’na dönünüz. O, 5 kilometrelik kuşağın hemen ötesine de Rus askeri polislerini yerleştireyim. Türkiye’deki sığınmacıları Esad’la işbirliği halinde geldikleri yerlere kendi evlerine döndürelim. Geçen gün Merkel ile bu konuyu konuştum. Ciddi destek sağlayacaklar. Bunun sözünü aldım. 

Şimdi kısa vadede sizin için ne yapabiliriz bu konulara dönelim. Kısa vadeli ve günü kurtarmak adına ne yapabiliriz, onları konuşalım.