Sağlıklı gıdaya erişim

Sağlıklı gıdaya erişim

25 Temmuz 2019 Perşembe  |   Köşe Yazıları

Sağlıklı yaşam için olmazsa olmazların başında beslenme gelmektedir.  

Dünya Sağlık Örgütü başta olmak üzere birçok bilimsel dernek, kronik hastalıkların ortaya çıkmasında, dışarıdan aldığımız toksik maddeleri suçlamaktadır. Bunun başında da  yediğimiz gıdalar ile birlikte aldığımız zararlı maddeler  gelmektedir. 

Akla ilk gelenler: Tarım ilaçları; nişasta bazlı şeker; gluten; GDO’lu ürünler; tüketiciye ulaşana kadar onlarca kimyasal ile temas eden paketlenmiş, kutulanmış, poşete giren ürünler; temel besin maddelerine giren hormon ve antibiyotikler. Sağlığımızı tehdit eden, bizi hasta eden, yatağa bağlayan, ilaca mahkum eden zararlı maddeler. 

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer liderliğinde gerçekleşen İzmir Buluşmaları’nın ikincisi, işte bu gerçekler düşünülerek “Tarım ve Sağlıklı Gıdaya Erişim” başlığıyla gerçekleştirildi. Tunç Soyer, katılımcılardan 5 yılın sonunda bulunmayı hayal ettikleri konumu anlatmalarını istedi. 

İzmir Büyükşehir Belediyesi, T.C. Tarım Bakanlığının yapması gerekeni yapmaya soyunmaktadır. Üreticinin hangi havzada, neyi, ne kadar üreteceğini, hangi fiyattan satacağını bilmesini sağlayacak, planlı üretim süreci, çiftçinin ve ülkemizde son on yılda can çekişen tarımın kurtuluş reçetesi olabilir. 

İzmir Büyükşehir Belediyesi, geçmiş 12 yıl içinde üreticilerden 470 milyon liralık ürün alımı gerçekleştirdi. Soyer, önümüzdeki 5 yıl içinde bu rakamı 1 milyara çıkaracaklarını müjdeledi. Ayrıca, tarım alanlarını imara açmayacaklarını dile getirirken, tarım topraklarımızı koruyacaklarını da söyledi.  

Yazımın başında vurguladığım güvenli ve sağlıklı beslenme için devrim niteliğinde bir uygulamayı da başlatacaklarını söyleyen Tunç Soyer, İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak gıda kontrol laboratuvarı kuracaklarını açıklayarak sağlıklı gıdaya erişim konusunda kararlı olduklarını vurguladı. Bu laboratuvarın önümüzdeki yıl hizmete açılacağını müjdelemesi toplantının en çarpıcı mesajı oldu. 

Şimdi akla gelen sorulara bakalım: Sağlığı tehdit eden ürünleri satan, pazarlayan, sergileyen kişi ve mekanlara karşı nasıl bir yol izlenecek? GDO’lu ürünlere karşı toplum nasıl aydınlatılacak? Tarım ilacı saptandığı için gümrük duvarlarından geri dönen ihraç ürünlerinin kentimizdeki marketlere kolayca dağılması nasıl önlenecek? Sağlığı tehdit ettiği kanıtlanmış yüksek nişasta bazlı şekere karşı hemşehrilerimiz nasıl korunacak? İyi tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak için üretici eğitimi nasıl planlanacak?  

SON SÖZ: Sağlıklı beslenme sayesinde kronik hastalıklar önlenebilir. Sağlıklı yaşam devrimi için İzmir örnek olabilir..