Sadık'la Jailson'un yüreği

Sadık'la Jailson'un yüreği

22 Şubat 2019 Cuma  |   Mentor

İki Zenit maçında Fenerbahçe'yi çok beğendim. 

Genelin aksine Ayew'i çok beğeniyorum, çalışkan, kanatta oynarken de santraforda da orta saha ve defansa yardım ediyor. 

Moses henüz vasat ama çok iyi olacak duygusu var.

Harun iki Zenit maçını çok iyi oynadı.

Jailson ve Sadık'ta benden büyük Fenerbahçe yüreği var.

Ben Fenerbahçe'deki gelişimden memnunum. 

Jailson'la Alper, Sadık'la Topal, HAK'la Tolgay oynamaz, oynarsa biri sahada canını dişine takıp rakiple boğuşurken diğeri nasıl olsa ay sonunda param hesaba yatacak diye sahada dolaşır ve sonuç böyle olur.

Kaç yıllık Fenerbahçelisiniz?.. Fenerbahçe'nin emeğini çalan hakeme iki laf edecek Tolgay kadar öfke birikmiyor mu içinizde? Birikmiyorsa Fenerbahçe'yi sevdiğinizi nasıl söyleyebiliyorsunuz.

Bu takımın sorunu kaybetmeye alışmış, vasatı yaşam biçimi edinmiş ve artık kaşar olmuş yürekleri ile asla iyileştirilemez olan eskiler.

Alperler, Volkanlar, HAK'lar, Şener'ler, Samandıra'yı köy kahvesi Fenerbahçe'yi maaş çeki sanan adamlar temizlenmeden Fenerbahçe en iyiyi bulamaz.

Bize Jailson ve Sadık yüreği lazım. 

Zaten bu ülkede futbolu bilen kaç kişi var ki?.. Büyük çoğunluğu komedyenden bozma yorumcular, maaşını kimin verdiğine göre fikir üreten sahte objektifler ve onların peşinden tarikat lideriymiş gibi koşan Fenerbahçe'den yaşamlarındaki kayıpları futbol sahasında iyileştirmelerini bekleyen "kaybedenler kulübü üyeleri".

Ama onun patronunu dövseler o da haber yapmazdı düzeyine düşmüş bir gazetecilik anlayışı. Kimseyi eleştirmiyorum ekmek parasıdır, kimseden Don Kişot'luk bekleme hakkımız yok ama kardeşim klavye başına, kamera karşısına geçip insanlara Fenerbahçelilik falan öğretmeyin en azından mahçup olun, üzülün.

Konudan konuya atlamış gibi oluyoruz ama değil konu Fenerbahçe ruhu ile ilgili, eski yönetim döneminde paraya ve cezaya endekslenmiş sevgiyi ucuzlatmış felsefenin Fenerbahçe'den sökülüp atılması, Çubuklu sporcuların yüreğinde para aşkı değil Çubuklu sevgisinin yeniden yeşermesi ile ilgili: Ersun Hocam, Fenerbahçe'nin İbrahim Seten'i takip eden hocası olmaz. 

İbrahim Seten'i tanımam, kişisel bir husumetim yok, medyada yazdıkları dışında hakkından bir fikrim yok. Gördüğüm klinik düzeyde Fenerbahçe düşmanlığı olan birisi, 3 Temmuz’da, sonrasında, öncesinde, her yerde her şekilde Fenerbahçe'ye eleştiri sınırlarını aşacak şekilde saldırıyor. Takıntı düzeyinde bir Fenerbahçe düşmanlığı var.

3 Temmuz günlerinde bize yaşattıklarını, yaşadıklarımızı unutmuyorum. 12 Mayıs’ta ezilen insanları ölümden dönen çocukları unutan insanları, Fenerbahçe'yi unutanları Fenerbahçeli saymıyorum hatta onlarla aynı takımın taraftarı olduğum için utanıyorum.

Ersun Hocam, İbrahim Seten'i seven Fenerbahçe'yi sevmez eğer bu konuda ısrarcıysan İbrahim Seten'i de alıp gidebilirsin.

3 Temmuz’da Fenerbahçe'nin canını yakan insanlara selam veren, takip eden, okuyan, izleyen ve Fenerbahçe'liyim diyen insanların utanç ve onur duygularıyla tanışmasını diliyorum.

Fenerbahçeli’yim deyip Fenerbahçe'ye şikeci diyen insanları takip eden, okuyan, izleyen, görüşlerini paylaşan bence onurdan bahsetmemeli.