Rusya ekonomisinin zayıf ve güçlü yanları

Rusya ekonomisinin zayıf ve güçlü yanları

24 Temmuz 2020 Cuma  |   Köşe Yazıları

Samih Güven

Rusya ekonomisi IMF’nin 2019 hesaplamasına göre 1,6 trilyon dolar nominal büyüklüğü ile dünyanın on birinci ekonomisi. 

Satın alma gücü paritesi hesaplaması dikkate alındığında ise 4,1 trilyon dolar ile dünyanın beşinci büyük ekonomisi. Bu sıralama önemli bir potansiyeli işaret etse de kişi başı gelirin nominal olarak 11 bin dolar olduğu dikkate alındığında bazı sorunların olduğu anlaşılıyor. Zira 146,7 milyon nüfus düşünüldüğünde kişi başı üretim ve elde edilen gelirin örneğin OECD ülkeleri esas alındığında oldukça düşük kaldığı görülüyor. 

Peki komünist sistemden 30 yıl önce çıkan Rusya’nın ekonomik anlamda zayıf tarafları nedir? Güçlü yanları var mı?  

Kimileri Rusya ve bölge ekonomilerini hala geçiş ekonomisi olarak görüyor. Çünkü kapitalist sistemin kural ve uygulamalarının, ekonominin yapısal dönüşümünün ve en önemlisi de bireylerin davranışlarının bu yeni sisteme adapte olması zaman alacağa benziyor. Davranışsal boyutun ekonomilerde ne denli önemli olduğu düşünülünce bu görüşü yabana atmamak gerekiyor. 

Kurumsal ve bürokratik sorunları, hukuk sistemindeki sorunları, devletin mücadele etmeye çalıştığı ve hatta metrolarda bile bilinçlendirme afişlerini gördüğümüz yolsuzluk ve rüşvet gibi konuları zayıflar hanesine yazmak gerekiyor öncelikle. 

Dijitalleşmenin artırılması, bilinçlendirme, hukuksal altyapı ve kurumların geliştirilmesi, kimi meslek gruplarının gelirlerinin artırılması suretiyle bu konularla mücadele ediliyor ama daha fazla kararlılığın hızlı sonuç alınmasına imkan sağlayacağı muhakkak. 

Rusya ekonomisindeki sorunlardan biri de iş gücü verimliliğinin düşük olması. Bu gösterge çalışılan saat başı ya da çalışan kişi başı gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) olarak ölçülüyor. Dünya Bankası istatistiklerine göre 2019 yılı için çalışan kişi başı GSYİH örneğin Almanya için 105.884 dolar, Türkiye için 81.407 dolar iken Rusya için 56.950 dolar. OECD ülkeleri ile kıyaslandığında Rusya bu açıdan geride kalıyor. 

Ekonominin performansına etki eden bir diğer unsur ise yatırım yetersizliği. Yabancı ve özel sektör yatırımlarının yeterli olmadığı Rusya’da bu konuda da herkes devletin eline bakıyor deyim yerindeyse. Oysa kamu kaynaklarının sınırlı olması ve zorunlu sosyal harcamalar dikkate alınınca bu büyük coğrafyada alt yapının yenilenmesine yeterli kaynak ayrılamıyor. Bu da kalkınmayı sınırlayan önemli bir etken olarak devreye giriyor. 

Diğer taraftan, Rusya’da hem yaşlı nüfusun artan payı hem de düşük doğum oranı nedeniyle 15-64 arasını ifade eden aktif nüfus artmıyor ve zaman zaman da azalıyor. Bu da iş gücü piyasasında birçok soruna yol açarak büyümeyi sınırlıyor. 

Başka bir olumsuzluk da petrol fiyatlarına olan bağımlılık. Rusya’nın 2019 yılındaki 419 milyar dolarlık ihracatının yüzde 55’ini petrol ve gaz ihracatı oluşturuyor. Bu oran zaman zaman yüzde 60’ın üzerine çıkıyor. Federal bütçe gelirlerinin yarıya yakın bölümü de petrol ve gaz vergilerinden geliyor. Bu önemli bir avantaj aslında. Ancak bütçenin bu yapısı petrol fiyatlarının düşük kaldığı ve bunun da uzun sürdüğü dönemlerde ciddi bir soruna yol açıyor. Ulusal Refah Fonu gibi ihtiyat fonları ise ancak belli bir ölçüde kullanılabiliyor. 

Peki Rusya ekonomisinin güçlü tarafları neler? Bu sorunun ilk akla gelen cevabı doğal kaynakların zenginliği ve coğrafyanın taşıdığı potansiyel. Rusya petrol ve gaz yanı sıra, önemli bir demir çelik, alüminyum, ağaç ürünleri ve hububat ihracatçısı. Merkez Bankası kaynaklarına göre Rusya 2019 yılında 188 milyar dolar tutarında petrol, 41 milyar dolar tutarında da gaz ihraç etmiş. Toplam ihracat ise 419 milyar dolar olmuş. Bu durum cari fazla oluşumuna ve rezerv biriktirilmesine imkan veren önemli bir avantaj. 

Rusya ekonomisinin bir diğer avantajı ise yetişmiş ve eğitimli iş gücü. Rusya halkı dijital dönüşüme, yeniliğe ve esnekliğe açık bir toplum. Bu da önemli bir avantaj yaratıyor kanımca. Özellikle kadınların iş hayatındaki rolü önemli bir katkı yapıyor. 

Bir diğer güçlü taraf ise savunma, uzay ve telekomünikasyon teknolojisindeki avantajlar. Bu alanlardaki birikim ve tecrübeler birçok sektör için dışsal etkiler yaratıyor ve büyümeyi destekliyor. 

Bana göre Rusya ekonomisinin en önemli avantajı ise Merkez Bankası başta olmak üzere ekonomiyle ilgili kurumların gittikçe güçlenmesi ve güvenilir politikalarla makro istikrarı sağlıyor olmaları. Ayrıca bankacılık sisteminin temizlenerek daha güçlü hale getirilmesine dönük politika da önemli. Rusya’da her şeye rağmen kurumlar kendini geliştirerek özgün ve farklı görüşler ileri sürebiliyor. 

Bütün bu özellikler göz önüne alındığında endüstriyel çeşitliliği artırma, kurumları ve son yıllarda tarımı geliştirme çabaları önem taşıyor. Yine de Rusya’nın daha fazla yatırıma, yatırım ortamının daha çok iyileştirilmesine, daha fazla yabancı iş gücüne ve daha güçlü bir teknolojik dönüşüme ihtiyacı var kanımca.

Yazının orijinalini ve diğer yazıları okumak için tıklayın