Rus-Ermeni gerginliği

Rus-Ermeni gerginliği

23 Temmuz 2020 Perşembe  |   MG Özel

Fuad Safarov, Moskova

Azerbaycan ve Ermenistan arasında geçen hafta yaşanan çatışmalar, gölgede kalan bir konuyu, Rusya-Ermenistan ilişkilerinde son dönemde yaşanan gerilimi de gündeme getirdi.  

Tovuz bölgesinde yaşanan çatışmaların ilk günlerinde, Moskova'nın Azerbaycan'a karşı tepki göstermemesi, Rus medyasının ve uzmanlarının olayları dengeli şekilde ele alması Rusya'daki Ermeni toplumu bir hayli şaşırttı. Çünkü Sovyetler'in son lideri Mihail Gorbaçov'un iktidar yıllarında ve 1990'lı yılların başlarındaki Azerbaycan-Ermenistan ihtilafı sırasında Erivan'a, açık olmasa da destek veriliyordu.

Moskova cephesinde sessizliği bozan, Rusya'nın uluslararası "Rossiya Segodnya"  haber ajansı ve Russia Today (RT) televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Margarita Simonyan oldu. Ermeni asıllı olan Simonyan sosyal medya hesabında, Rusya'nın bu sefer Ermenistan'a destek vermemesinin nedenlerini birer birer açıkladı. Simonyan, Ermenistan'ın Rusya'nın her zaman müttefiki olan eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan'ı tutukladığını hatırlattı.  

Simonyan, Erivan'ın Rus hükümetini devirmek için para harcayan Batılı yabancı sivil toplum örgütleriyle ülkeyi doldurduğunu, Ermeni kökenli Rus iş adamlarını ülkeden kovduğunu, yerel medyanın Moskova'yı hedef aldığını da söyledi. Simonyan, "Tüm bu yaptıklarınızdan sonra Rusya'nın size tükürmek için her türlü manevi hakkı var. Ama Rusya bunu yapmayacak. Eminim, bu sefer de yardımcı olacak. Çünkü Rusya böyledir. Cömert ve asil..." diyerek Erivan'a sert mesajlar gönderdi.   

Gerçi, Simonyan'ın bu sözlerinin ardından Ermeni kökenli takipçilerinin çoğu hakaret dolu yanıtlar verdi ama mesaj hem Ermenistan'a hem de Rusya'ya ulaştı.

Aslında Rusya 2018 yılından bu yana Ermenistan'daki gelişmelerden son derece rahatsız. İki yıl önce sokak gösterileri sonucunda muhalif lider Nikol Paşinyan'ın iktidara gelmesi ve eski lider Serj Sarkisyan'ın istifa etmek zorunda kalması Moskova'da şaşkınlık yarattı. Ancak Moskova'yı asıl şaşırtan, hiç beklemediği bir ülkede Batı'nın "devrim" yapmasıydı. Rusya'nın askeri müttefiki olan Ermenistan aynı zamanda Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü'ne (KGAÖ) üye bir ülke. KGAÖ 7 Ekim 2002 tarihinde kurulan ve Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Belarus ve Ermenistan'ın üye olduğu bir askerî ittifak. 

Gürcistan ve Ukrayna'nın ardından Ermenistan'ın giderek Batı'nın arka bahçesi olma yolunda adımlar atmasına Moskova çok tepkili. Ancak, Ermenistan'ı kaybetmek istemeyen Moskova tepkisini açık şekilde dile getirmiyor, muhtemelen kapalı kapılar ardında yapılan ikili görüşmelerde bu konuyu açmayı tercih ediyor. Ermenistan'ın nüfusu 3 milyon civarında, Rusya'da ise iki milyonluk Ermeni topluluğu yaşıyor. Üstelik Rusya'daki Ermeniler diasporası son derece güçlü. Ayrıca, Rusya'nın Güney Kafkasya'da tek askeri üssü Ermenistan'da bulunuyor.  

Paşinyan yönetimi her defasında Moskova için "dost ülke" dese de pratikte bunun tersi yönde adımlar atıyor ve bu adımların hepsi Rusya tarafından not ediliyor. Ermenistan'da iki yıl önce başlayan Moskova karşıtı süreç sonucu Rus yanlıları tutuklanıyor, sokaklarda göstericiler Rusya aleyhine sloganlar atıyor ki, Rus askeri üssünün boşaltılması da göstericilerin talepleri arasında yer alıyor. Paşinyan yönetiminde Batı'da eğitim almış kadroların sayısı da giderek artıyor. Rusya'nın Ermeni asıllı siyasi uzmanı Semyon Bagdasarov, Rus televizyonlarındaki tartışma programlarında Ermenistan'daki ABD Büyükelçiliğinin, eski Sovyet coğrafyasındaki en büyük elçilik binası olduğunu ve Erivan'ın giderek Batı'nın "kucağına oturduğu" yolunda sürekli uyarılarda bulunuyor.  

Rus siyasi uzman Aleksey Fenenko'ya göre, Paşinyan'ın yönetime getirenlerin asıl hedefi, Ermenistan'ı KGAÖ ve Avrasya Ekonomik İşbirliği Örgütü'nden tamamen uzaklaştırmak. Rus Vestnik Kavkaza (VK) haber ajansına konuşan uzmana göre, Azerbaycan'a saldırmakla Paşinyan, Rusya'yı zor duruma düşürmeyi amaçlıyordu. Çünkü Moskova'nın askeri olarak Erivan'a yardım etmemesi, Paşinyan yönetiminin ekmeğine yağ sürüyor. Fenenko'ya göre Paşinyan bu durumu Moskova'dan uzaklaşmak için bir bahane olarak kullanabilir.

Ukrayna'daki gelişmeleri her gün aktaran Rus medyası genelde Ermenistan'da yaşananlara sessiz kalmayı tercih ediyor. Çünkü bu Moskova için yukarıdaki sıraladığımız nedenlerden dolayı hassas bir konu. Fakat geçtiğimiz günlerde Ermenistan devlet televizyonunun Rusya'da yapılan Anayasa değişikliği referandumu ile Rusya'nın en muhalif ismi Aleksey Navalnı'nın internetten yaptığı yayına referans vermesi ünlü Rus gazeteci Vladimir Solovyov'un sert tepkisine yol açtıı. Solovyov, video blogunda "Bakın, ne kadar ilginç bir durum: Biz, Ermenistan'ı çok seviyoruz, dost bir ülke. Ama bakınız Ermenistan oylama hakkında kimleri, kimlerin yorumlarını bize gösteriyor?!" derken şaşkınlığını saklayamadı. 

Bugün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin yönetimi için ulusal çıkarların korunması en öncelikli dış politika konusu. Putin, eski Sovyet cumhuriyetlerinin Batı'nın "arka bahçesi" olmasını kesinlikle istemiyor. Gürcistan ve Ukrayna'daki gelişmelerin ardından Rusya'nın gösterdiği sert tepkisini unutmamak gerekiyor.

Paşinyan yönetimi bir yandan "dost ülke" diyerek Moskova'nın gönlünü almaya ama diğer yandan 2018 yılından bu yana başlattığı "Rusya'dan uzaklaşma" manevrasına devam ederse, Kremlin'in bu gelişmeleri sessizce izleyeceğini düşünmek saflık olur. Bu arada Azerbaycan'la yaşanan son silahlı çatışmaların ardından bazı Ermeni uzmanlar da ülkedeki siyasi değişikliğin artık ulusal güvenlik konusu olduğunu, yumuşak bir dille "Rusya olmadan bu güvenliğin çok zor sağlanacağını" vurgulamaya başladı.  
Böylece Rusya bu sefer de Kafkaslar'da anahtar ülke olduğunu ortaya koydu. Eğer Paşinyan yönetimi Batı'nın istediği yönde faaliyetlerine devam ederse bölgedeki ABD-Rusya rekabeti yeni bir boyuta taşınacak görünüyor. Rusya Güney Kafkasya'nın tamamen Batı'nın "arka bahçesi"ne dönüşmemesi için hamlelerini şimdiden hazırlıyor. 

İyi ilişkilerde bulunduğu Azerbaycan'ı da kaybetmek istemeyen Moskova, iki yıl önce Ermenistan'da patlak veren "sokak devrimi"nin Orta Asya ülkeleri için örnek olması ihtimalinden de son derece rahatsız.