Rus dış politikasına etki eden unsurlar

Rus dış politikasına etki eden unsurlar

23 Ekim 2020 Cuma  |   Köşe Yazıları

Samih Güven

1-Sovyetler Birliği’nin akıbeti karşısında büyük hayal kırıklığı yaşayan kişilerden biri de Vladimir Putin idi. Putin’e göre Sovyetlerin dağılmasında en büyük neden verimsiz ekonomi politikalarıydı ve uygun reformların yapılması halinde yıkılmasına gerek yoktu. Bir konuşmasında bu yıkımın “20. yüzyılın en büyük trajedisi” olduğunu ifade etti.  

Putin’in bu hassasiyetinin komünizme olan bağlılığından kaynaklandığını sanmıyorum. Bu büyük yıkımın Ruslar ve diğer Sovyet halkları için ortaya koyduğu sonuçları kastediyordu elbette. İnsanların maruz kaldığı ekonomik yıkım, idaredeki çöküş ve en önemlisi de Rusların büyük ve güçlü devletlerinin içine düştüğü durum sonrasında Batılı devletlerin avucunu ovuşturması can sıkıcıydı. 

O halde güçlü Rusya yeniden ayağa kalkmalıydı. 2000’li yıllar boyunca petrol fiyatlarının yükselmesi ve yeni kapitalist temelde elde edilen büyümenin yardımıyla Putin Rusya’nın gerçek egemenliğini yeniden sağladı. 

Bu kapsamda Rus dış politikasını son yirmi yılda yönlendiren unsurlardan biri yıkılışın yarattığı hayal kırıklığı sonrasında yeniden güçlü ve saygın bir devlet olma isteği oldu. 

2-NATO ve AB’nin eski Sovyet bloku ülkelerine yönelik ilgisi Rusya’yı çevreleme politikası olarak görüldü. Bu algı ve bu yöndeki mücadele Rus dış politikasına etki eden en önemli unsurlardan biri oldu. Sovyet Bloku ülkelerinden bir kısmını elinden kaçırsa da Rusya özellikle BDT ülkeleriyle siyasi ve ekonomik bağlarını güçlendirmeye büyük önem verdi. 

3-Rusya tarihini, ekonomisini, dış politikasını ve kültürünü coğrafyasından ve ikliminden bağımsız ele almak mümkün değil. Dünyanın en büyük ülkesi olan ve 14 komşusu bulunan Rusya Baltık’tan Pasifik’e kadar geniş ölçekli bir kara devleti. Petro’dan itibaren denizlerde kurulan hakimiyet ise başka bir boyut kazandırdı. Bu anlamda coğrafyanın getirdiği fırsat ve tehditlerle Rusya uluslararası güç dengesi bakımından önemli bir aktör olageldi. 

4-Rusya’nın korunmasının sadece Rusya toprakları ile sınırlı olmadığına inanıldığı için yakın coğrafyadaki ülkeler yanı sıra Sovyetler zamanından bu yana iyi ilişkiler içinde olunan Venezüella, Küba, Mısır, Libya, Suriye, İran gibi ülkelerle eski ilişkiler sürdürülmeye ve güçlendirilmeye devam edildi. 

5-Bugün birçok ülke için olduğu gibi Rus halkının beklentilerini ekonomik istikrar, sosyal haklar, güvenlik, özgürlük ve uluslararası saygınlık olarak ifade etmek yanlış olmayacaktır. Bu noktadan bakınca dış politika bu amaçlara da hizmet eden bir alan. Dolayısıyla iç politikada başarılı olmanın yollarından biri dış politikada başarılı olmaktan geçiyor. 

6-Rus dış politikasının gelenekçi, ulusalcı, pragmatik ve çok yönlü özelliği, ayrıca dünyanın birçok bölgesindeki nüfus alanlarını korumaya dönük amaçları düşünüldüğünde Sovyet dönemiyle olan benzerliklerini göz önüne almak gerekiyor. Yani Rus dış politikasına etki eden unsurlar elbette geçmiş birikimler ve dış politika gelenekleri. Bu anlamda stratejik süreklilik ve tarihsel arka plan oldukça önemli. 

7-Lenin’in Batı toplumlarında beklediği devrimler gerçekleşmeyince ayakta kalmak ve gerçekçi bir politika izlemek durumunda kalan Sovyetler Birliği II. Dünya Savaşından sonra dengeleyici bir güç konumuna gelmişti. Bugün dünyanın çok kutuplu bir yapıya geldiğini iddia eden ve en azından böyle olmasına gayret gösteren Rusya’nın politikalarına etki eden bir diğer faktör de Sovyet döneminden gelen bu dengeleme özelliği. 

8-Rus dış politikasını etkileyen konulardan biri de enerji konusu. Rusya büyük gaz ve petrol rezervlerine sahip bir ülke olarak bu kaynakların pazarlanması ve enerji güvenliğinin sağlamasına büyük gayret gösteriyor. Dış politika adımlarına bu konular önemli etkiler yapıyor. Bu anlamda, 2000'lerin ortalarında Rusya'nın petrol endüstrisinin önemli bir kısmını kamulaştırması koordineli bir enerji politikası için temel oluşturdu.  

9-Rusya’nın dış politikasına etki eden önemli unsurlardan biri de gerektiğinde ima etmekten çekinmediği askeri gücü. Rusya önemli bir nükleer güç. Ayrıca birçok füze programı ve önemli askeri teknolojiye sahip. Sürekli yeni yatırımlarla bu yönünü güçlendirmeye çalışıyor. Bu anlamda 2010'ların ilk yarısında silahlı kuvvetlerde gerçekleştirilen reformlar, Rusya’ya ülke çıkarlarının savunulması ve geliştirilmesi için etkili bir araç vermiş oldu. 

10-Rusya’nın askeri gücü yanında Putin’in sağlamış olduğu siyasi güç de Rus dış politikasına etki eden ve belli bir çizgide sürekliliğini sağlayan önemli bir unsur. 

11-Avrasyacılık fikri de Rus dış politikası açısından üzerinde durulması gereken bir konu. Bu yaklaşıma göre Kıta Avrupası Rusya’nın batı sınırında yer alıyor ve Rusya Avrasya’nın ana unsuru konumunda. Bu anlamda farklı değerlere, ilişkilere, kültürel ve coğrafi özelliklere sahip. Bu düşünceler de Rusya’nın dış politika adımlarında etkili oluyor. 

12-Slavcılık ve Ortodoksluk gibi değerler de yine Rus dış politikasını anlamak açısından önemli. Kendini bu anlayışı benimseyen ülkelerin hamisi olarak gören Rusya tarihsel olarak bu ülkelerle özel ilişkiler geliştirmeye gayret ediyor. 

13-Başka bir konu ise Rusya’nın ekonomik çıkarlarının artırılması ve güç dengelerinin kontrol edilmesi amacıyla çeşitli ülkelerle kurulan ekonomik ilişkiler ve oluşturulan kurumlar. BRICS bu kapsamdaki örneklerden biri. 

14-Rusya dünyada sözü geçer, sorumlu, güçlü ve güvenilir devlet algısını desteklemek üzere hem küresel hem de bölgesel düzeyde barışa ve güvenliğe katkı yapma misyonu olduğunu düşünüyor. Dolayısıyla dış politika adımlarında bu unsurlar da etkili oluyor. 

15.-Rusya'nın kendisini Batı'nın karşısında ayrı bir güç olarak tanımlama yaklaşımı çerçevesinde Batı ile sorunu olan ülkelerle yakınlık kurma girişimi de dış politikasını etkileyen bir unsur olarak sayılabilir.

Yazının orijinalini ve diğer yazıları okumak için tıklayın

Etiketler:  Rusya Diplomasi