Rabia Naz için 'sus emri'

Rabia Naz için 'sus emri'

16 Mayıs 2019 Perşembe  |   Günlük

Gazeteci Faruk Bildirici, kendi adını taşıyan blogunda Rabia Naz cinayetinde medyanın tutumunu şöyle eleştirdi:

"Taha Akyol, Karar gazetesindeki “Medya böyle giderse” başlıklı yazısında “Medyada muhalefetin sesini kısmak, eleştirenleri aşağılamak, medyanın büyük kısmını iktidar yanlısı haline getirmek iyi mi sonuç verir, kötü mü?” diye soruyordu. Sonra da “medyanın çoğunlukla görmediği ya da küçülttüğü” ekonomik kriz uyarılarından iki örnek vererek bir tespitte bulunuyordu: 

“Bu uyarılar zamanında ciddiye alınsaydı, çağrılıp görüşmeler yapılsaydı... Medya iktidarı tedbirler almaya yöneltmek üzere özgür tartışma programları yapmak suretiyle kamuoyu oluştursaydı... Büyük bir ihtimalle, kriz en azından daha yumuşak olurdu.” 

Gerçekten Akyol’un da dediği gibi, yaygın medya görmezden gelmeyi yeğlemişti ya da kenarda köşede yayımlamıştı ekonomik kriz uyarılarını. Bugün ekonomideki derin sarsıntılara rağmen de kriz yokmuş ya da önleniyormuş, geriliyormuş gibi haberler yapmaya devam ediyorlar. 

Yaygın medya böyle davranarak ülkeyi yöneten siyasi iktidarı ekonomik krize karşı önlem almaya yönlendirmediği gibi halkı da krize karşı uyarmamış oldu. Hem iktidara, hem de halka zarar verdi krizin üzerini örterek. 

Ne yazık ki, sadece ekonomik krizle ilgili haberlere özgü değil medyanın bu tutumu. Siyasi iktidar ve güç odaklarının ağır baskısı altındaki gazetecilik, hayatın hemen her alanından haber vermekte zorlanıyor. Medya asli görevini yerine getiremeyince bu boşluğu başka mecralar dolduruyor. 

 Medyanın bıraktığı boşluğu dolduran en önemli mecra sosyal medya. Son zamanlarda birçok gelişme oradan öğreniliyor; haber takibi oradan yapılıyor. Sonuç da alınıyor doğrusu. 

Sosyal medyanın gücü ve etkisine en önemli örnek de Rabia Naz cinayeti. Giresun’un Eynesil ilçesinde trafik kazası geçiren 11 yaşındaki Rabia Naz, ölüme terk edilmişti. Olayın meydana geldiği 12 Nisan 2018’de CnnTürk, Hürriyet, Habertürk, Posta gibi internet sitelerinde “Otomobilin çarptığı Rabia Naz öldü, sürücü kaçtı” haberleri vermesine rağmen olaya “intihar görüntüsü” verilip üzeri örtülmeye çalışılıyordu. Medya bu cinayeti hemen unutmuştu, savcılık soruşturması da bir türlü ilerlemiyordu. Zira kazayı yaptığından şüphelenilen “fail”, iktidar partisinin yerel yöneticilerinden birinin akrabasıydı. 

Baba Şaban Vatan, olayın peşini bırakmadı. Çalmadık kapı bırakmadı, ilçede mitingler yaptı. Onlar da yetmeyince Facebook hesabında yazmaya başladı kızının başına gelenleri ve failin nasıl korunduğunu. Ama sesini duyuramadı kamuoyuna."

Yazının devamını okumak için tıklayın