Putin’in ‘yumuşak karnı’

Putin’in ‘yumuşak karnı’

31 Ocak 2019 Perşembe  |   MG Özel

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin denilince çoğu kişinin aklına içeride dağılmakta olan bir ülkeyi uçurumun kenarından kurtarması, dışarıda ülkesini yeniden bir güç olarak sahneye çıkarması geliyor. 

Gerçekten de, Suriye’den Kırım’a özellikle dış politikada Putin’in “başarı hanesi”ne yazılabilecek çok unsur var. 

Bu hamleler ve Kremlin’in hiç ara vermeden çalışan propaganda makinesi hem içeride hem de dışarıda “her konuda başarılı, karizmatik, tartışılmayan ve rakibi bulunmayan bir lider” portresi çiziyor. 

Ama bu gerçeğin sadece bir parçası. 

Özellikle bir konu var ki, Putin iktidarda bulunduğu yaklaşık 19 yılda kayda değer bir başarı elde edemedi. 

O da ekonomi. 

Doğru, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra 1990’lara damgasını vuran ekonomik kaos günümüzde artık yok. 

Ama Rusya’nın sahip olduğu zenginlikler düşünüldüğünde vatandaşlar hakkı olan bir yaşama hala kavuşabilmiş değil. 

BBC’nin Rusça servisinin yaptığı kapsamlı bir araştırma Rus ekonomisinde son 20 yılda yaşananları somut olarak ortaya koyuyor. 

Sık sık ekonomik krize giren Rusya’da son 20 yılda fiyatı artmayan mal ve hizmetlerin sayısı az. İstisnalar arasında sabit telefonla yapılan yurtdışı aramaların ücretinin düşmesi yer alıyor. Bunun nedeni olarak bu hizmete olan talebin azalmasının yanı sıra teknolojik gelişmeler gösteriliyor. 

2000’li yıllarda petrol ve doğal gaz gelirlerinin de artmasının etkisiyle vatandaşların gelirlerinde yükselme görülüyor, ancak 2014 yılında Kırım’ın ilhak edilmesinin ardından Batı’nın uygulamaya başladığı yaptırımlar ve ekonomik krizle işler tersine dönüyor. BBC’ye göre şu anda vatandaşların geliri 2009 düzeyine inmiş durumda. 

Rusya’nın en önemi sorunu, doğal kaynakların ihracına bağımlı kalmaya devam etmesi ve ekonomisini çeşitlendirememesi. Devletin sıkı denetimi altındaki ekonomide yapısal reformlar yapılması özellikle kriz dönemlerinde sürekli gündeme geliyor ama sonra hemen unutuluyor. 

Rusya'daki bazı oligarkların uyguladığı politikalar nedeniyle Batı'nın yaptırımlarına zemin hazırladığı gerekçesiyle Putin'den hoşnut olmadığı bir süredir konuşuluyor.

Dış politikadaki başarıları öne çıkarılsa da ekonomi Putin’in “yumuşak karnı” olmaya devam ediyor. Zaten bu nedenle ocak ayında yapılan bir ankete göre Putin’e tam olarak güvendiğini söyleyenlerin oranı yüzde 34’ün altına kadar inmiş durumda. Bu, 2006 yılından beri Rusya liderine duyulan en düşük güven oranı.