Putin’in 'Rus ruleti'

Putin’in 'Rus ruleti'

6 Haziran 2020 Cumartesi  |   Köşe Yazıları

Gazeteci Cenk Başlamış'ın, Rusya'da yaklaşan referandumla ilgili olarak Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan yazısı:

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ısrarla gündemde tuttuğu, bazılarının “kendi ayağına kurşun sıkmak” olarak gördüğü anayasa değişikleriyle ilgili referandum belirsizliklerle dolu bir ortamda yapılacak. 

Tarihi 22 Nisan olarak belirlenen ancak koronavirüs salgınıyla 1 Temmuz’a ertelenen referandum Putin’e-isterse-2036 yılına kadar iktidarda kalabilme yolunu açacak. Şu andaki anayasaya göre görev süresi 2024’te dolacak Rusya liderinin yeniden aday olma hakkı bulunmuyor. Eğer değişiklikler halk tarafından kabul edilirse altışar yıllık iki dönem için aday olabilme imkânı doğuyor. Bu da, şu anda 67 yaşında olan Putin’in 84 yaşına kadar iktidarda kalması, toplamda 36 yıl ülkeyi yöneterek rekor kırması anlamına geliyor. 

Ama oylama daha kötü bir zamanda yapılamazdı… 

Bir yandan düşen petrol fiyatları, diğer yandan virüs salgını ve ikisinin tetiklediği ekonomik sıkıntılar nedeniyle Kremlin zor günler geçiriyor. Dünyadaki en yüksek üçüncü vaka sayısına sahip olan Rusya’da korona kâbusu halkın yüzde 60’ının gelirlerini eritmiş durumda. İşsiz sayısının 10 milyona yani resmi rakamın beş katına çıkacağını ileri sürenler var. Putin’in salgın sürecinde halkın tepkisinin kendisine yönelmesini engellemek için kamuoyu önüne gerekmedikçe çıkmaması, çıktığında da sıkkın ve düşünceli görünmesi ve anketlerdeki saklaması zor düşüşü karamsar tabloyu tamamlıyor. Levada’nın nisan ayının sonlarında yaptığı ankette halkın sadece yüzde 47’si değişikliklere olumlu oy vereceğini söyledi. 20 yıllık iktidarı boyunca halk tarafından hep el üstünde tutulmaya alışmış bir siyasetçinin canını hayli sıkacak bir oran. 

Peki, bu koşullarda, hem de başkanlık seçimlerine daha dört yıl varken Putin “Rus ruleti”ne benzeyen riskli bir manevrada neden ısrar ve acele ediyor? 

Öyle görünüyor ki, uzun vadeli planlarının kısa vadede ekonomik sorunlara ve beklenen ikinci dalga virüs salgınına takılmaması için elini çabuk tutmaya, 2024 sonrası sistemin temellerini bugünden atmaya çalışıyor. 

Anayasa değişikliklerinin kabulü Putin’in başkanlığa mutlaka tekrar aday olacağı anlamına gelmiyor. Tersine, Moskova’da konuşulan bir senaryoya göre başkanlığa aday olmayacak ancak referandumla yetkileri artırılacak devlet konseyinin başına geçerek iktidarını sürdürecek. (Zayıf bir olasılık görünse de diğer seçenek tümüyle köşesine çekilmesi.) 

2024 planı Putin’in kafasında bile nihai şeklini almamış olabilir ama referandumdan beklediği “açık çek”i şimdiden cebine koyup rahatlamak istiyor. 

Anketler soru işareti yaratsa da, Rusya’yı bilenler için sandıktan-öyle ya da böyle- “evet” oyu çıkması sürpriz olmayacak. Ancak Putin’in acele etmesinin bedeli düşük katılımlı bir oylamayı kıl payı kazanması, bunun sonucu da meşruiyetinin ilk kez sorgulanması ve gücünün erozyona uğraması olabilir. 

Yine de referandum öncesi bir kozu var: 2. Dünya Savaşı’nda Nazilere karşı kazanılan zaferin 75. yıl dönümü olan 9 Mayıs’ta yapılması gereken ancak salgın nedeniyle 24 Haziran’a ertelenen askeri töreni gövde gösterisine dönüştürerek öfkeli, yılgın ve yorgun halkın milliyetçi duygularını harekete geçirmek.

Yazının orijinalini okumak için tıklayın