Putin’in ‘güven’ sorunu

Putin’in ‘güven’ sorunu

26 Mayıs 2020 Salı  |   Köşe Yazıları

Bütün ülkelerde olduğu gibi Rusya’da da gündemin ilk sırasında koronavirüsle mücadele yer alıyor ancak siyasetin perde arkasında ilginç gelişmeler yaşanıyor. 

Devlet Başkanı Vladimir Putin, biraz da kendi ayağına kurşun sıkarak gündeme getirdiği anayasa değişikliği referandumu nedeniyle zor günler yaşıyor. 

Görev süresi aslında 2024 yılında dolacak Putin, erken bir hamleyle, iki dönem daha yani 2036’ya kadar iktidarda kalmasını sağlayacak anayasa değişikliği için 22 Nisan'da halk oyuna başvurmaya karar vermişti ancak virüs salgını gündemi alt üst edince referandum da ister istemez şimdilik rafa kalktı. 

Salgının Rusya’da genelde çıkışlı bir grafik izlemesi ve dünyada ön sıralarda yer almaya başlaması, önceleri durumun kontrol altında bulunduğunu açıklayan Kremlin’i zor duruma düşürdü. Salgın günlerinde kamuoyu önüne çok fazla çıkmamaya çalışan Putin’in hükümet üyeleri ve diğer yetkililerle yaptığı video toplantılarda düşünceli ve canı sıkkın görünüyor.

Haksız da sayılmaz... 

Bunun bir nedeni koronavirüs salgınıysa diğer nedeni de halk arasındaki desteğinin son zamanlarda inişe geçmesi. 

Birkaç gün önce ilginç bir olay yaşandı… 

Amerikan Bloomberg Ajansının, Rusya liderinin halk arasındaki desteğinin yüzde 27’ye kadar düştüğünü iddia etmesi ortalığı karıştırdı. Üstelik Bloomberg bu iddiasına dayanarak olarak devlet kontrolündeki Rusya Kamuoyu Araştırmaları Merkezi’ni (VTsİOM) göstermişti. 

Hem Rus yetkililer hem de VTsİOM haberi yalanladı ve Putin’e desteğin yüzde 68 civarında olduğunu öne sürdü. 

Aslında, farklı zamanlarda, farklı kuruluşlar tarafından yapılan araştırmalarda Putin’i destekleyenlerin oranı yüzde 28’den başlıyor, yüzde 70’e kadar çıkıyor. 

Kafa karıştıran anketlerle halkın desteğinin gerçek oranını bilmek zor olsa da, genel tabloya bakıldığında Putin’e desteğin azalmaya başladığını söylemek ve bunu iki nedene bağlamak mümkün: 

Bunlardan birincisi, Batı’nın yaptırımlarıyla uzun süredir körüklenen ekonomik sıkıntıların devam etmesi. İkinci neden ise virüs salgını. 

Son rakamlara göre Rusya’da vaka sayısı 353 bini geçti, can kaybı sayısı ise 3633’e ulaştı. 

Gerçek kayıp sayısının daha yüksek olduğu söylentileri ve salgın sonucu ekonomik sıkıntıların artacağı beklentisi, her zaman kararlı ve gücü elinde tutan bir lider imajı çizen Putin’in, büyük olasılıkla tepkilerin odağı olmamak için son zamanlarda kamuoyu önüne sık çıkmamasıyla birleşince halk arasındaki desteği azalmaya başladı. Üstelik, her zaman yetkileri merkezde tutmak isteyen Putin, şimdi acı reçetenin sorumluluğunu yerel yetkililere devrederek "günah keçisi" olmaktan kaçmaya çalışıyor. 

Halkın desteği ne kadar azalmış olsa da, karşısında güçlü bir muhalif yapı ve alternatifi bulunmayan Putin’in anayasal değişikliğinin onaylanacağı referandumu kaybetme olasılığı yok denecek kadar az. 

Ancak, şu anda canının sıkılmasının asıl nedeni, tahminen önümüzdeki aylarda yapılacak referandumda çıkacak olumlu sonucun kendisine meşruiyet getirecek düzeye ulaşacağından emin olamaması, dolayısıyla otoritesinin 20 yıllık iktidarında ilk kez erozyona uğraması olasılığı.