'Putin'e nasıl soru soruyorum'

'Putin'e nasıl soru soruyorum'

20 Aralık 2018 Perşembe  |   MG Özel

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in her aralık ayında düzenlediği geleneksel yıllık basın toplantısı dünya ve ülke gündemiyle ilgili ciddi konuların dışında renkli görüntülere de sahne oluyor.

Putin'e soru sorabilmek için her yıl o günü bekleyen iki bine yakın yerli ve yabancı gazeteciden çok azı bu şansı yakalayabiliyor. Bazı gazeteciler dikkat çekebilmek yerel giysileri tercih ederken, bazıları da ilginç yazılar bulunan pankartları Putin'e ya da Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov'a göstermeye çalışıyor.

Genelde gazetecilere Peskov söz veriyor ama kimi zaman da Putin bizzat devreye giriyor. 2014 yılında Rusya Devlet Başkanı'nın sunduğu bu "şansı" yakalamak bana da nasip olmuştu. O sıralar Putin Ankara ziyaretinden yeni dönmüş, Türkiye'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından en üst düzeyde karşılanmıştı. Elimdeki kağıta Rusça "Turtsiya", yani Türkiye yazarak Putin'in dikkatini çekmeyi başardım. Putin'e, "Ankara ziyaretinin ardından AB yetkililerinin de Türkiye'yi ziyaret ederek Rusya karşı yaptırımları ikna etmeye çalışmalarını" sordum.

1 yıl sonra ise talihsiz uçak krizi yaşandı. Putin basın toplantısı sırasında çok öfkeliydi. Beni ve elimdeki o "Turtsiya" yazılı kağıtı görünce hemen işaret etti. Ben "İki ülke arasındaki krizin her iki tarafın da zararına olduğunu ve bu senaryoda üçüncü bir tarafın olup olmadığını" sordum. Putin, sadece sorum üzerine değil genel olarak uçak olayıyla ilgili sert eleştirileri yaptı.

Aralık 2016'da ise durum çok farklıydı: İki ülke arasında barış sağlanmış ama o günlerde Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov terör saldırısı sonucunda öldürülmüştü. Ben iki soru yönelttim; biri Suriye meselesi, diğeri ise Türkiye, Rusya ve İran'ın Orta Doğu'da iş birliğiyle ilgiliydi. Putin'in yanıtı şöyle oldu:

"Karlov'un öldürülmesi hem Rusya'ya karşı hem de Rusya-Türkiye ilişkilerini bozmaya yönelik bir eylemdi. Rus uçağının düşürülmesinden sonra bu emri verenlerin amacının Rusya-Türkiye ilişkilerinin bozmak olduğu yönündeki açıklamalara şüpheyle bakıyordum. Fakat artık buna ikna olmaya başladım. Açık konuşmak gerekirse, uçağımızın Türk liderliğinin emri olmadan, Rusya-Türkiye ilişkilerine zarar vermek isteyen insanlar tarafından düşürüldüğü tezine şüpheyle bakıyordum. Fakat büyükelçimize bir polis tarafından düzenlenen saldırı ardından fikrimi değiştirmeye başlıyorum."

2017 yılındaki basın toplantısında yine ön sıralarda oturmama rağmen maalesef soru sorma şansını bulamadım. 2018 yılında Rusya'da devlet başkanlığı seçimleri yapılacaktı ve Putin öncelikle iç gündemle ilgili soruları tercih etmişti diye düşünüyorum.

Nihayet bu yılki toplantıda Putin yine bana söz verince Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'le ilgili bir soru yönelttim. Atatürk'le ilgili olarak Putin'in neler düşündüğünü ve onun şahsiyetini nasıl değerlendirdiğini ve bu bağlamda ilişkilerimizin nasıl geliştiğini sordum.

Bu soru benim için çok önemliydi... Çünkü bugüne kadar Putin Atatürk'le ilgili düşüncelerini fazla açıklamamıştı. Sadece, aralık 2004'de Ankara'ya yaptığı resmi ziyaret sırasında Anıtkabir Özel Defteri'nde Atatürk ile ilgili duygularını şöyle paylaşmıştı:

"Rusya'da Türk halkının büyük oğlu Atatürk'ün hatırasına büyük değer veriliyor. Türk devletinin yeniden doğuşu, O'nun adıyla ilişkilendiriliyor. Ülkelerimiz arasındaki dostluğun gelişiminin başlangıcında da O'nun adı var. Bizim görevimiz O'nun hatırasına layık olmak ve O'nun yaptıklarını devam ettirmek. O'nun yarattığı temel üzerinde karşılıklı anlayış ve dostluğun sağlam binasını kurmak."

Putin sorum üzerine dünya medyası önünde Atatürk'ten övgüyle söz etti. Atatürk'le ilgili olarak " Büyük insan... Rusya'nın dostuydu. Bizimle çalıştı. Bu bizim için çok değerli" dedi. Atatürk'ün modern Türkiye'nin kurucusu olduğunu, Türkiye ile bugünkü ilişkilerin gidişinden memnun kaldığını dile getirdi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan da övgüyle söz etti.

Elbette çok mutluydum Hem Putin'e dördüncü kez soru sormayı başarmış hem de Atatük'le düşüncelerini öğrenmiştim.

2012 yılından bu yana katıldığım Putin'in basın toplantılarında nasıl soru sorulabileceği konusunda artık tecrübe kazandım. Bence n önemlisi ie şu: Putin kısa, öz ve mantıklı soruları seviyor... Eğer soruyu beğenirse o muhabiri hafızasında kayıt altına alıyor ve hiç unutmuyor. Kışkırtıcı sorular yöneltenlere ise üst üste en fazla iki yıl söz veriyor, üçüncü yıl ise o muhabire artık bir daha dönüp bakmıyor...

Fuad Seferov, Moskova