‘Putin Reis’ zorda

‘Putin Reis’ zorda

29 Nisan 2020 Çarşamba  |   Köşe Yazıları

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 20 yıllık iktidarının en zor günlerini yaşadığını söylemek belki fazla iddialı olur ama hiç de kolay bir süreçten geçmediği kesin. 

Türkiye dahil pek çok ülkede azımsanmayacak bir hayran kitlesi bulunan Putin’i zora düşüren birkaç unsur var. 

Elbette, bunların başında bütün ülkeler gibi Rusya’nın da başını belaya sokan koronavirüs salgını geliyor. Açıklanan son ‘resmi’ rakamlara bakılacak olursa, son 24 saatte rekor bir sayıyla 6 bin 411 yeni vaka kaydedildi, toplam sayı 93 bini aştı. Son olarak hayatını kaybeden 72 kişiyle toplam ölü sayısı 867'ye yükseldi. 

Bizde de sık duyduğumuz “Önümüzdeki hafta çok kritik” türü uyarılar salgının Rusya’da henüz tepe noktasına ulaşmadığını işaret ediyor. Gerçi Putin dün salgını durdurmayı başardıklarını açıkladı ama temkini elde bırakmayacaklarını, gündelik hayatta nisan ayı için öngörülen kısıtlamaların 11 Mayıs'a kadar yürürlükte kalacağını da açıkladı.

Diğer yandan, açıklanan rakamların gerçeği yansıttığı konusunda kafalarda şüphe var. Öyle ki, geçen hafta yapılan bir ankete göre, kamuoyuna duyurulan rakamların gerçek olduğunu düşünenlerin oranı sadece yüzde sekiz. Kuşkusuz, korona kayıplarını ‘indirimli’ açıkladığından kuşku duyulan çok sayıda ülke var ama Rusya’nın bazı konularda önemli verileri açıklama konusunda çok da parlak bir sicile sahip olmadığı sır değil. 

Geçen hafta çok ilginç bir video Türkiye dahil pek çok ülkede internet kullanıcılarına ulaştı. Videoda bir ambulansın hastane kapısında bekleme görüntüleri yer alıyordu. Yetkililerin de gerçek olduğunu kabul ettiği videodaki hastanenin ambulanslarda bekletilen hastaları teslim almak için bekleme süresinin 15 saati bulduğu söyleniyor. 

Korona salgını Rusya’daki iktidarın sorunlarından sadece biri. 

Petrol fiyatlarındaki düşüş zaten ekonomik kriz içinde bulunan ülkeyi zorlayan bir başka konu. İhracatının yüzde 55-60’a yakını enerji kaynaklarından yapan Rusya doğal olarak gelişmelerden tedirgin. Gerçi, Merkez Bankası rezervlerindeki 560 milyar dolara kara gün için ayrılan 160 milyar dolar eklendiğinde belki şu anda Rusya’nın durumu o kadar da vahim değil ama sadece bu yıl sonuna kadar virüsle mücadele için en az 80 milyar dolar harcanacağı düşünüldüğünde gelecek için iyimser olmak zor görünüyor. Tabii bu tabloya, virüsün ekonomiye vereceği büyük hasarı da katmak gerekiyor.

İlginç bir not: Geçmişte de örnekleri görülmüştü, önemli ve kamuoyunun tepkisini çeken diğer olaylarda olduğu gibi Putin salgın günlerinde de çok fazla ortada görünmemeye, ekranlara mümkün olduğunca az çıkmaya çalışıyor. 

Bütün bunların siyasetle ilgisine gelince. 

Virüsle mücadele şu anda ülkedeki bir numaralı gündem maddesi olmasaydı, 22 Nisan’da anayasa değişiklikleriyle ilgili önemli bir referandum yapılacaktı. Şimdilik ertelenen bu oylamadan çıkacak olumlu sonuç, Putin’in-arzu ederse-2036 yılına kadar iktidarda kalmasını sağlayacak. 

Ama bir yandan salgın, diğer yandan ekonomik zorluklar koşullarında yapılacak referandumun Putin’e istediği meşruiyeti vereceği kuşkulu. 

Elbette, oylamadan ‘hayır’ çıkması olasılığı koronavirüsün yarın sabah yok olması olasılığına eşit ama katılım oranının yüzde 50’nin altında kalması halkın Putin’e iktidarını uzatması için artık ‘açık çek’ vermemesi anlamına gelecek ve sarsılmaz sanılan otoritesi erozyona uğrayacak. 

Moskova’da yayımlanan Moscow Times gazetesi, Putin’in siyaseten şu anda içinde bulunduğu durumu bir satranç terimiyle açıklıyor: Zugzwang.

Bu, oyuncunun artık hangi hamleyi yaparsa yapsın zora düşeceği, belki de oyunu kaybetmesine yol açacak durum için kullanılan bir terim. Bu benzetme doğruysa, anayasa değişikliği için referandum önerisini bizzat gündeme getiren Putin kendi kendini köşeye sıkıştırmış demektir.

Yine de...

Zor durumda bulunduğu doğru ama bütün bunlardan Putin'in iktidarının sallandığı sonucunu çıkarmak naiflik olur.

Çünkü...

Buraya kadar yazılanları taca atacak bir gerçek var: Rusya’da Kremlin’in dediği olur!.. 
 

Etiketler:  Rusya