Psikiyatrik bir vaka

Psikiyatrik bir vaka

28 Ocak 2019 Pazartesi  |   Mentor

Daily Mail İngiliz tabloid gazetesi; tabloid daha çok kısa ve sansasyonel haberler yapan gazeteler için kullanılıyor. Yani örneğin Guardian kadar güvenilir değil ama bizimkiler gibi de değil, güvenilirlik açısından Guardian ve The Times'dan sonra üçüncü sırada. Günlük tirajda ise 1.2 milyon adet ile The Sun'dan sonra ikinci sırada. Rakamlara güvenilirlik araştırmalarına bakınca ülkemizde medya falan olmadığı, olan şeye de gazetecilik denilemeyeceği çok açık. 

29 Ocak 2019 tarihinde bu gazetenin internet versiyonunda Joe Bernstein imzasıyla "Fenerbahçe'nin Düşüşü" bir yazı yayınlandı. Genel olarak Fenerbahçe'nin içinde bulunduğu durum anlatılıyor ve küme düşme hattında bulunmasının ne kadar alışılmadık ve sıra dışı bir durum olduğundan bahsediliyor. 

Tüm Türk medyası bu haberi kullandı ama negatif yanıyla ve Fenerbahçe'nin küme düşme hattında olması üzerinden işlediler ancak yazıda çok önemli başka tespitler vardı: 

- Türkiye'nin en önemli kurumlarından biri, (dikkatinizi çekerim spor kulübü değil kurumu) 

- 28 şampiyonluğa sahip, 

- Türkiye'nin en büyük kulübü.   


Bunları ben yazmadım Daily Mail yazdı ama isteyenler gazete hakkında tekzip talebiyle hukuki süreç başlatabilirler. 

Başlatamazlarsa veya başlattıkları hukuki süreç olumsuz sonuçlanırsa Fenerbahçe'nin Türkiye'nin en büyüğü olduğu ve 28 şampiyonluğa  sahip olduğu resmiyet kazanır. Aksi taktirde tekzip edilirse olmadığını anlarız, yok diyenler için büyük fırsat ama konu bu değil, anlatmak istediğim Türk spor medyasının çürümüşlüğü ve Fenerbahçe düşmanlığı. 

Bunun Fenerbahçe ile ilgisi veya Fenerbahçe'nin onlara davranışı ile ilgisi yok. Spor medyası Ali Koç döneminde Fenerbahçe'den gördüğü saygıyı asla hiçbir zaman görmedi. Gördükleri gündelik muamele "uçakta ağızlarının burunlarının kırılması, haber yaparken dövülmeleri ve onu bunu tutup çekmeleri tavsiye edilmesi" iken Fenerbahçe kulübü onlara büyük bir saygı gösterip defalarca evinde misafir etti. 

Ama sanırım özsaygı yetersizliğinden olsa gerek (yoksa insan ona saygı gösteren bir kuruma saygısızlıkta neden ısrar etsin), Fenerbahçe'ye karşı küfür kıyamet, yalan haber ve asparagas kampanyası hızlanarak devam ediyor.    

Daily Mail'in haberinde de bu durum devam etti, haberin bütün negatif unsurlarını alıp kullandılar ama Fenerbahçe ile ilgili olumlu bilgi ve yorumların hepsini yok saydılar. 

Artık Fenerbahçe düşmanlığı Türk medyası için psikiyatri bozukluğu ve takıntı haline gelmiş, Fenerbahçe deyince otomotatik olarak "kötü" diyorlar.  

Fenerbahçe'nin rakiplerinden birinde şu anda müthiş bir iktidar savaşı var, teknik direktör yönetimi ile kavga ediyor ve daha da önemlisi bu kavgada teknik direktör taraftarı da işin içine katarak kulübe büyük zararlar verebilecek hamleler yapıyor. Bu külübün zaten çok büyük ekonomik sorunları ve UEFA'da akibeti belirsiz bir dosyası var, ayrıca mali olarak çok feci durumdalar, sportif başarıya rağmen gelir yaratmakta skandal boyutta zorlanıyorlar. Ama medyada tek satır okuyamazsınız, sanki bunlar olmuyormuş gibi “şampiyonluğu kesin” naraları dinlersiniz. 

Ben Fenerbahçeli’yim, Türk spor medyasına inanmıyorum, güvenmiyorum daha da önemlisi hiçbir zaman Fenerbahçe'ye karşı iyiniyetli ve tarafsız olduklarını düşünmüyorum. Hepsi sinsi ve artniyetli bir şekilde Fenerbahçe'nin kötü olmasını sağlamak için ellerinden geleni yapıyor. 

Bir Fenerbahçeli’nin Fenerbahçe'ye verebileceği en büyük zarar bunlardan herhangi birini okumak, tıklamak, dinlemektir. Spor programı seyreden, mevcut yorumcuları dinleyen internet sitesi tıklayan birisi Fenerbahçeli olamaz, futbolu seviyordur, eğleniyordur, takip etmekten hoşlanıyordur falan ama kesinlikle Fenerbahçeli değildir. 

Gerçekten Fenerbahçeli iseniz ve Fenerbahçe'yi seviyorsanız Türk medyasından uzak durmalısınız.