Paranın esiri futbol

Paranın esiri futbol

12 Şubat 2020 Çarşamba  |   Mentor

Tolunay Kafkas Trabzon kontenjanından Milli Takım kadrosu işgal eden birisi, ciddi bir başarısı da yok. U14'ün en çok gol atan Beşiktaşlı 29 gollü oyuncusu Adnan Karahisar'ı Milli Takıma almamış, onun yerine Galatasaray'a olan bağlılığını göstermek için 12 golü olan Galatasaraylı Halim Ayaz Yükseloğlu'nu almış. Artık hak yemenin sistem olduğu adam kayırmanın normal olduğu bir ortamda yaşıyoruz...

Dahası var, TFF ile kulüpler birliği toplantı yapmış 17 kulüp başkanı var. TFF Başkanı Nihat Özdemir sadece Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu'nu kahve içmeye çağırıyor. Neden hepsi değil, neden sadece Trabzonspor Başkanı? Üstelik yanında diğer başkanlar varken... Demek ki bunu yapacak kadar kendini çaresiz hissediyor. 

Artık Nihat Özdemir'in ticari çıkarlarını her şeyin üstünde tutan birisi olduğunu çok iyi biliyoruz. Ama sanırım Özdemir'in ticari çıkarının ne olduğunu tanımlayamıyoruz. 

Oysa Zekeriya Alp ile Koç Holding'den önce sorgulanması gereken Sayın Özdemir'in ticari çıkarıdır. Nihat Özdemir müteahhittir, ana tedarikçisi de devlettir.  Birgün'den Mert Bıldırcın'ın haberine göre, Nihat Özdemir'in şirketi devletten 27 yılda 50 milyar dolara yakın ihale almış. Ortalama bir işin 3-4 yıl sürdüğünü dikkate alırsanız Özdemir'in elinde 5-6 milyar dolarlık iş olmalı. Tüm bunlardan yola çıkarsanız aylık 700-800 milyon TL'lik hak ediş yapıyor olmalı, yani devletten o kadar alacağı oluyor anlamına geliyor. 

Ancak bir sorun var: Bütçe dengeleri nedeniyle düzenli ödeme yapılmadığında hangi işin öncelikli olduğuna ve parayı kimin alacağına Hazine ve Maliye Bakanlığı karar veriyor. Düşünün  4 ay ödemesi gecikse bunun Nihat Bey'e maliyeti 100-120 milyon TL eder.  

Yani Nihat Bey'in ödemelerini kim imzalıyorsa TFF'yi o yönetiyor. Hazine ve Maliye Bakanımızın Trabzonspor tutkusu kardeşinin yönettiği medya grubunun sistemli olarak Fenerbahçe'ye saldırmasından belli oluyor. 

Yani artık bir Türkiye Futbol Federasyonumuz yok, Trabzon Futbol Federasyonu var ama tüm hikayeyi böyle sanmak büyük naiflik olur. 

En son Fatih Terim ile selfie çektirmek için sıra bekleyen ve fanatik Galatasaraylı olduğunu, babasının Galatasaray Lisesinden mezun olduğunu Şansal Büyüka'nın söylediği Ümit Öztürk Fenerbahçe'yi katletti. Yardımcısı Galatasaraylı olduğu söylenen Serkan Tokat'ın neredeyse VAR görüntülerini manipüle etmeye giden tavrını herkes gördü. 

Şu an Trabzonspor herhalde kendini şampiyon olacak sanıyordur ama her zamanki gibi sadece Galatasaray'a perde oluyorlar. TFF'yi Başkanı değil profesyonelleri yönetiyor ve aynı Tolunay Kafkas'ın 29 gollü Beşiktaşlı Adnan Karahisar'ın yerine 12 gollü Galatasaraylı Halim Ayaz Yükseloğlu'nu seçmesi gibi onlar sadece Galatasaray'ı seçer.   

Yazma istediğimi de kaybettim çünkü futbol o kadar çürümüş, medya o kadar alçak hale gelmiş ki hiçbir şey için umudum yok. Sadece gelecek kuşaklara, "Aptal değildik anlattık ama dinletemedik" demek için yazıyorum, yoksa hiçbir şey değişmeyecek. Türk Futbolu o kadar kirli ki, temizlemek mümkün değil...