Özledik be Amirim

Özledik be Amirim

4 Temmuz 2019 Perşembe  |   Köşe Yazıları

Türk televizyonculuk tarihinin  geçmişinde çok başarılı yapımlar ve çok izlenen diziler olmuştur. Ancak ben hiçbir dizinin Behzat Ç. kadar sevildiğini, izlendiğini hatta özlendiğini düşünmüyorum.Tabii bu tamamen kişisel görüşüm, herhangi bir veriye dayanmıyor. Belki de bu diziyi ben çok sevdiğim ve son dönemde izlediğim tek yerli dizi olduğu  için bana öyle geliyor olabilir. 

Gazetelerde zaman zaman çıkan "Behzat Ç. ekranlara dönüyor/dönecek" tarzı haberler nihayet gerçek oldu. Her ne kadar ekranlar yerine 25 Temmuz'da BluTV'de yayınlanacak olsa da dizi hayranları için sevindirici bir olay. Yeni sezonda Harun ve Eda olmayacak ama yine de hayranları bu diziyi sabırsızlıkla bekliyor. Tek endişem belirli bir süre ara verip tekrar çekilen dizilerin eski başarıyı yakalayamaması... 

2010-2013 yılları arası yayınlanan ve altı yıl sonra yeniden çekilen dizinin  fragmanları dönmeye başladı. Dizinin yeni bölümlerinde eski kadrodan Erdal Beşikçioğlu, Nejat İşler, Canan Ergüder, Ege Aydan, İnanç Konukçu, Berkan Şal, Güven Kıraç, Eray Eserol ve Ayça Eren gibi isimler yer alıyor. 

Ayrıca diziye yeni olarak,  Ahu Türkpençe, Kemal Burak Alper, Hüseyin Sevimli, Rıdvan Aybars Düzey, Gülşah Çomoğlu ve Kadir Çelik eklenmiş durumda. 

Peki neden Behzat Ç. bu kadar sevildi, seviliyor ve hala dönmesi isteniyor? Konusu mu? Senaryo veya kurgu başarısı mı? Yoksa  dizideki oyuncuların seçimi, doğallığı ve izleyenlerle aralarında oluşan bağ mı? Belki de hepsi... 

Bir kere dizide oynayan bütün ana karakterler bir şekilde hep kaybetmiş, hayatın/feleğin  tokatını yemiş insanlar. Yaşamlarında, aile ilişkilerinde, maddi manevi birçok başarısızlıkları ve defoları var. Hiçbiri köşkler, yalılar, konaklar gibi abartılı mekanlarda yaşamıyorlar. Giyimleri, yaşamları, konuşmaları sokakta her an karşınıza çıkacak sıradan tiplerden. 

Üstelik olağanüstü kahraman örnek polisler de değiller. Toplumla, aileleriyle, işleriyle hatta kendileriyle ilgili çeşitli sıkıntıları ve sorunları var. Ama hepsi doğal, inandırıcı, samimi ve gerçek hayatın tam ortasından tipler. 

Ayrıca ana erkek karakterlerin maço özellikleri ağır basıyor. Kadınlara karşı hepsi dominant veya öyle olmak istiyorlar. Ama bir yandan da kadınlara karşı hepsi mahcup ve çekingen. Özellikle Behzat Amirin kadınlara karşı olan yaklaşımı, onlara olan sevgisini parlak sözcüklerle anlatamayışı, doğallığı son derece gerçekçi ve yaşamın içinden. Kısaca sevgilerini içlerinde yaşıyorlar. 

Bütün bu rol modelleri izleyici sevdi, benimsedi ve belki de herkes birinde kendini gördü. Onunla özdeşleşti. Ya da yaşamda olmak isteyip de olamadığı dizi karakterini kendisi ile bütünleştirdi. Onunla beraber haksızlığa uğradı, onunla beraber isyan etti. 

Gerçek yaşamda uğradığı haksızlıklara bazen Behzat Ç. ile başkaldırdı, bazen Harun Komiser gibi safça, duygusalca ve bütün patavatsızlığı ile sevdi. Bazen Hayalet ve Akbaba gibi bir bekar evinde küçük tüpün üzerinde yumurta kırarak yemek yaptı. Onlar gibi küçük bekar evlerinde içti. Kısaca onlar gibi yaşadı, mağrur, mağdur ve sessizce... 

Aslında başta Behzat Ç. olmak üzere ekibindeki bütün polisler bazen küfür ediyor, bazen de suçlulara kötü ve kural dışı davranıyor. Gerçek yaşamda hukuk ve adalete olan inançlarını yitiren insanlar, onların bu davranışlarına asla kızmıyor, eleştirmiyor. Hatta "iyi yapıyorlar, az bile yapıyorlar" diyenler çoğunlukta.  

Behzat Ç. veya arkadaşları bir tecavüzcüyü dövdüklerinde izleyenler "oh olsun, ellerin dert görmesin" diyerek bazı yasal olmayan davranışlarında bile onlara hak veriyor. Belki de gerçek yaşamda bu tür suçluların gereken cezaları almaması kamu vicdanını rahatsız ediyor ve dizi de olsa  bunun intikamını Behzat Ç. kanalıyla alıyorlar. 

Diziyi hiç izlemeyenler ya da 1-2 bölüm izleyenler,"ne var çok saçma bir dizi, hep küfür ediliyor, sürekli adam dövüyorlar, içiyorlar, durmadan argo konuşuyorlar" diyebilirler. Onlara bu dizinin neden sevildiğini anlatmak çok zor. Bunu ancak diziye tutkun olanlar anlayabilir. Behzat Ç. hayranları Ercüment Çözer'i bile  özledi. 

Behzat Ç.'nin bir başka özelliği de, diziler İstanbul'da çekilir imajını yıkarak Ankara'yı  ön plana çıkarmasıdır. Ayrıca dizi ve filmlerde genellikle üç büyük takım taraftarlığı vurgulanırken Behzat Ç. fanatik bir Gençlerbirliği taraftarıdır. 

Dizinin bu kadar çok sevilmesinde müziklerinin de etkili olduğunu düşünüyorum. Dizi müziklerini yapan "Pilli Bebek" grubunun başarısı göz ardı edilmemeli. Ayrıca meyhane sahnelerindeki Neşet Ertaş ezgileri de unutulmasın. 

Televizyonlarda olmasa bile sizleri internet ortamından izlemeye hazır milyonlardan biri olarak "Özledik be Behzat Amirim" diyorum.