'Ölüm oruçları medyanın umurunda mı?'

'Ölüm oruçları medyanın umurunda mı?'

8 Eylül 2020 Salı  |   Günlük

Gazeteci Faruk Bildirici, medyanın ölüm oruçlarındaki tavrını eleştiren bir yazı kaleme aldı:

"Ölüm oruçları, Çağdaş Hukukçular Derneği davası sanıklarından Avukat Ebru Timtik’in hayatını kaybetmesinin ardından girdi yaygın medyanın gündemine. Ölümüyle ilgili haberler birkaç gün sürdü, sonra unutuldu gitti. 

Oysa ölüm oruçları bitmedi, cezaevlerinde hâlâ bedenini ölüme yatıranlar var.  Bu insanlar ölene değin haber bile olamıyorlar. Şakran Cezaevindeki mahkumlar Özgür Karakaya ve Didem Akman, “adil yargılanma ve cezaevi koşullarının düzeltilmesi” talebiyle ölüm orucuna başlamışlardı. 3 Eylül’de hastaneye kaldırıldıklarında 198 gün olmuştu eyleme başlayalı. Yine yaygın medyanın gündeminde yoklar. 

Maalesef bu ülkede ölüm oruçları yaygın medya görmezden gelse, hiç ilgilenmese de devam ediyor. Her ölüm gibi bu ölümler de çeşitli sorunlara tekabül ediyor. Gazeteciliğin ölüm oruçlarının ardında yatan o sorunları bulup, ilgililerin dikkatini çekerek, uyararak ölümleri engellemesi gerekli.   

Medyanın ölüm oruçlarına insani açıdan bakmaktan ne denli uzak olduğunun en somut örneği avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın “adil yargılanma” talebiyle başlattıkları ölüm orucu hakkındaki haberler. 

İktidar yanlısı medyada Ebru Timtik’in ölümünün ardından “terörist olduğu, gizlendiği bir bölmede aranan DHKP-C’li Kamile Kayır ile birlikte yakalandığı, DHKP-C terör örgütünden talimatla ölüm orucuna başladığı” yazıldı. Bir insanın ölümünden dolayı en ufak üzüntü belirtisi yoktu haberlerde. Neredeyse hak ettiği havası vardı."

Yazının devamı için tıklayın