Nefes almak

Nefes almak

23 Mart 2020 Pazartesi  |   Köşe Yazıları

İnsanoğlu elinde olanların değerini ne yazık ki bazen kaybedince daha iyi anlıyor. Gündelik yaşamın hayhuyları arasında önemsemediğimiz sıradan, en basit nimetlerin bile bazen ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. 

Üzerinde çok fazla durmadığımız ya da yaşarken ıskaladığımız birçok olay/kavram, bir virüs nedeniyle alt üst olan yaşamlarımızda bir tokat gibi yüzümüze çarpıyor. Evde oturmaktan sıkıldığımız günlerden "Şu an evde kalayım da sağlığım yerinde olsun" moduna geçmiş durumdayız. Ha bir de hiçbir şeyi umursamayan ya da henüz tehlikenin ne kadar ciddi olduğunun farkına varamayanlar var. Onlara ne deseniz boş... 

Rutin hayatım var diye dertlenenler için diyorum ki, "rutin hayat bazen iyidir." En azından sağlığınız yerinde ve rahat nefes alıyorsanız canım sıkılıyor diye hiç dertlenmeyin. Şimdilerde en büyük nimet sağlık. Yaşama tutunabilme mücadelesinin verildiği bu günlerde can sıkıntıları en son derdimiz olmalı. 

Sosyal izolasyonu yoğun olarak yaşadığımız şu günlerde, hayatı sorgulamak, yaşama dair düşüncelerimizi yeniden gözden geçirmek için çokça zamanımız var aslında... Sanırım bu virüs belası, birçok insanın yaşam önceliklerinde değişiklik yapmasına yol açacak. 

Bence artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Öyle ya da böyle hepimizin yaşantısında corona virüs sonrası çok önemli değişiklikler olacak. Kimileri bu durumdan olumsuz etkilenerek işini-evini-sağlığını yitirerek olumsuz etkilenecek, kimileri de belki maddi açılardan olumlu etkilenecek. Ama en önemlisi belki de birçok kişinin alışkanlıkları, yaşama bakışı ve öncelikleri değişecek. 

Sadece insanlar değil ülkeler de bu virüsten etkilenecek. Virüs sonrasında bazı ülkeler siyasal, sosyal ve ekonomik politikalarını yeniden gözden geçirecek. 

Ama her şeye rağmen iyisiyle kötüsüyle yaşam devam edecek. Belki de sadece nefes alabildiğimiz, hayatta kalabildiğimiz için halimize şükredeceğiz. 

Bakın Ziya Osman Saba, "Nefes Almak" adlı şiirinde bunu ne kadar güzel dile getiriyor. 

Nefes almak, içten içe, derin derin, 

Taze, ılık, serin, 

Duymak havayı bağrında. 

Nefes almak, her sabah uyanık. 

Ağaran güne penceren açık. 

Bir ağaç gölgesinde, bir su kenarında. 

Üstünde gökyüzü, ufuklara karşı. 

Senin her yer: Caddeler, meydan, çarşı... 

Kardeşim, nefes alıyorsun ya! 

Koklar gibi maviliği, rüzgârı öper gibi, 

Ananın südünü emer gibi, 

Kana kana, doya doya... 

Nefes almak, kolunda bir sevgili, 

Kırlarda, bütün bir pazar tatili. 

Bahar, yaz, kış. 

Nefes almak, akşam, iş bitince, 

Çoluk çocuğunla artık bütün gece, 

Nefesin nefeslere karışmış. 

Yatakta rahat, unutmuş, uykulu, 

Yanında karına uzatıp bir kolu, 

Nefes almak. 

O dolup boşalan göğse... 

Uyumak, sevmek nefes nefese, 

Kalkıp adım atmak, tutup ıslık çalmak. 

Sürahide, ışıl ışıl, içilecek su. 

Deniz kokusu, toprak kokusu, çiçek kokusu. 

Yüzüme vuran ışık, kulağıma gelen ses. 

Ah, bütün sevdiklerim, her şey, herkes... 

Anlıyorum, birbirinden mukaddes, 

Alıp verdiğim her nefes.