Ne varsa düne ait...

Ne varsa düne ait...

2 Ocak 2020 Perşembe  |   Köşe Yazıları

Dünya Güneş'in etrafında kaç kez döndü kim bilir?

Adı daha konmadan kaç salı geçti, konduktan sonra bir o kadar daha çarşamba?

Gün işte gelir geçer ve fakat tek bir gün bile kendinden önceki günün karbon kopyası, aynısı, tekrarı değildir, olmayacak da. 

Adı aynı salıların, çarşambaların, cumaların da, "thursday"ler de öyle. 

Adı aynı Mehmetler, Jacklar, Abdülhalimler, Mişeller de var elbet ve adlarının aynı olması her birinin başka bir başka olmasını engellemiyor. 

Buraya kadar her şey doğal. 

Ve fakat doğal olan ile normal olan arasındaki ilişkiyi de dikkate alarak, insanların kendilerini doğal olması gereken öz benliklerinden kopararak normalleştirdikleri karbon kopya  bireyler olma haline sarılıyor olmaları garip ve garip olduğu kadar da anlamsız, içeriksiz ve lüzumsuz. 

Çiçeklenir ağaçların çoğu biliriz, çiçeklenme mevsiminin başlangıç gününü ağaçlar için yeni bir yılın başlangıcı olarak kabul edersek, görmeli, anlamalı ve bilmeliyiz ki hiçbir badem geçen yıl açtığı çiçekleri yinelemez, bütün ağaçlar her yıl çiçeklenirken yenidir çiçekler. 

Ve otlar da yenidir, geçen yıl gördüğünüz otlar değildir bu yıl yeşerenler. 

Ve hatta dün gördüğünüz taş değildir bugün yol kenarında, bahçede tarlada gördüğünüz taş.

Bir tek sizsiniz aynı lafları, dün, geçen hafta, birkaç ay önce 15-20 yıl önce söylediğiniz lafı hiç düşünmeden yineleyip duran. 

Sözüm ona canlılar içinde en gelişmişidir insan. Bundan eminsiniz, o kadar ki daha başka pek çok şey gibi bunu da tartışmazsınız ne başkası ile ne de kendi içinizde. 

Allahı'n koyunu her yıl yeni yün verirken ve dün "me" demiştim, onu yeniden duyun demeyip bir başka niyet ve melodi ile melerken, insanda anlaşılmaz bir inat var ağzından 20 yıl önce çıkan sözün peşinde sürüklenen. 

Sözümden dönmem ben, hem niye döneyim ki, diyorsanız. İşte ol sebeple yanıyor keten helva, gülüm keten helva. 

Dünkü söz bir önceki gün yaşananlardan süzülüp dökülmüştü ve siz güne gelemediniz mi halâ. Gün sizi iplemeden aştı dünü ve yarına gebe, siz çakılıp kaldınız aynı yere, söze ve bireye. 

Bugün dünün yarını ve yarının dünü, ya siz 40 yıl evvelki yaşınızda değilsiniz, iyi de o dünkü sözde, eski  başta olmanız niye? 

Aynaya bakın bakalım dünü gösterir mi?