Ne mutlu ne de mutsuz!

Ne mutlu ne de mutsuz!

20 Temmuz 2020 Pazartesi  |   Günlük

Stres hiç kuşkusuz çağımızın en çok maruz kalınan sorunlarından biri. Farklı şekillerle deneyimlediğimiz bu durum hem fiziki hem de ruhsal olarak hayatımızı etkileyebiliyor.

NG Araştırma, Türkiye'de insanların şu anki stres seviyesini ve bu durumda geleceğe dair bakış açısını yaptığı bir anketle analiz etti.  

Kamuoyu araştırması 8-27 Haziran 2020 tarihleri arasında 15 yaş üzeri Türkiye geneli 9851 kişinin katılımı ile yapıldı.  

Yaşamdaki zorluklar her dönemde bizi farklı bir yolculuğa sürükleyebilir. Bu zorluklar karşısında ister istemez girdiğimiz ruh hali, stresin hayatımıza nüfuz etmesine yol açabiliyor. 

Araştırmaya katılanlara son zamanlarda ne kadar mutlu hissettiği sorusu yöneltildi ve her 10 kişiden sadece üçü olumlu yanıt verdi. Her 10 kişiden ikisi mutsuz olduğunu belirtirken, katılımcıların neredeyse yarısı ne mutlu ne de mutsuz olduğunu belirtti. 

Evimizde, iş yerimizde, sokakta karşılaştığımız durum veya olaylara verdiğimiz tepkiler çoğunlukla bizim yorumlarımızla şekilleniyor. Eğer bir olayda 'tehlike sinyali' seziyorsak hemen strese kapılıyoruz. 

Araştırmada her 10 kişiden dördü gün içindeki ruh halinin genelde stresli geçtiğini iletirken, beşi sadece bazı durumlarda bu duyguya büründüğünü ifade etti. Yalnızca biri rutin hayatında strese yer vermediğini belirtti. 

Kime sorsak, stres kaynağı olabilecek birçok faktör sayabilir. Mizacımızla ters düşen veya kendimizi zor konumda hissettirecek her durum, stres etkeni olarak hayatımızda yer alabiliyor. 

Araştırmanın sonuçlarına göre, en büyük stres kaynağı gelecek kaygısı. Genelde karamsar bir ruh haline sahip olan kişiler belki de en büyük zorluğu hayatta kendisini daha nelerin beklediğini düşünerek yaşıyor. 

Türkiye'de insanları en stresli hissettiren faktörler şu şekilde: 

Gelecek kaygısı % 30 

Ekonomik nedenler % 19 

İş / okul % 17 

Virüs salgını  % 12 

Aile % 12 

Sevgili / eş % 6 

Trafik % 1 

Diğer % 3 

Bütün bu stres etkenlerinin ışığı altında, ruhsal ve bedensel sağlığımızı etkileyebilen bu unsur bizi kontrol altına alabilir mi? Ya da kendi yöntemlerimizle; hayata daha olumlu bakma ve duygularımızla baş etme becerisiyle 'stres' canavarına karşı kontrolü ele geçirebilir miyiz? 

Araştırma, halkın tüm olumsuzluklara rağmen geleceğe iyimser bakabildiğini gösteriyor. Her 10 kişiden altısı daha mutlu bireyler haline gelebileceğini düşünürken, biri karamsar bir yaklaşım gösteriyor. Kalanlar ise ruh halinin sabit kalacağını düşünenlerden oluşuyor. 

 

 

Kaynak: NG Araştırma