Nâzım’ın ağlamak istediği an

Nâzım’ın ağlamak istediği an

2 Haziran 2020 Salı  |   MG Özel

Fuad Safarov

Nâzım Hikmet’in Moskova’daki son yıllarına tanıklık eden Azeri asıllı Sovyet yazar Çingiz Hüseyinov, şairin vatanını çok sevdiğini ve hep hasret çektiği söyledi. 

Hüseyinov, ölümünün 57. yılı nedeniyle çarşamba günü Moskova’daki mezarı başında yapılacak tören öncesinde Hikmet’le ilgili anılarını Medya Günlüğü’ne anlattı. 

Hüseyinov, "Azerbaycan asıllı Ekber Babayev, Nâzım’ın Moskova’daki yardımcısı ve aynı zamanda da  dostuydu. Babayev’le ben de arkadaştım. Bu dostluk sayesinde Nâzım’la tanıştım. Zaman zaman görüşüyorduk. Kuşkusuz büyük bir şair, kalbi geniş bir insandı" dedi. 

Nâzım'la yaşadığı bir olayı hiç unutmadığını söyleyen yazar, "Vatanını çok seviyordu. Hiç unutmam, 1958 yılında Azeri şair Mehdi Hüseyin dönemin Türkiye’nin Moskova Büyükelçisi’nin davetiyle Türkiye’ye gitmişti. Hüseyin o sıralar SSCB Yazarlar Birliği Sekreteri idi. Türkiye’den döndüğünde Kızıl Meydan'ın karşısındaki Moskva Oteli’nde onu ziyaret ettim. Odaya girdiğimde Nâzım da oradaydı. Çok dertli görünüyordu. Ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Önünde Türkçe kitap, gazete ve dergiler vardı. Bunları Hüseyin Türkiye'den getirmişti” dedi ve şöyle devam etti: 

"Nâzım Türkçe yayınlarına dikkatle bakıyor, inceliyor ve neredeyse ağlamak istiyordu. Hüseyin bu arada ona Türkiye izlenimlerini, yaşadıklarını aktarıyordu. Hüseyin anlattıkça Nâzım’ın memleket hasretiyle azap çektiğini hissediyordum. Gözleri dolmuştu. Hüseyin’e bir kaç gazete, dergi ve kitap vermesini rica etti. Hüseyin'in ‘Nâzım, Bakü’ye gidene kadar bunlara göz atmam lazım. Daha sonra ulaştırırım sana’ demesi şairi daha da üzdü. Nasıl vatan hasret çektiği belliydi, insanı duygulandırıyordu. Kelimenin gerçek anlamıyla bir vatanseverdi."  

Şairin mezarının Türkiye’ye taşınmasına karşı çıktığını belirten Hüseyinov, "Nâzım UNESCO koruması altındaki dünyaca ünlü Novodeviçiye Mezarlığı’nın en gözde yerinde yatıyor. Orada Rusya’nın ünlü bilim insanları, sanatçı ve politikacılarının mezarları var. Orası artık tarihi bir eser ve müze. O halde neden Nâzım’ı buradan çıkarmak istiyoruz? Moskova’ya gelen yabancı turistler de mezarlığı ziyaret ediyor. Tanınması açısından mezarının kalması gerekiyor. Ben mezarının başına anıtının yapılmasını da öneriyorum” dedi.

Moskova'daki korona önlemleri nedeniyle Hikmet, çarşamba günü mezarının başında düzenlenecek küçük bir törenle anılacak.

Fuad Safarov, Moskova