NATO’ya gerek var mı?

NATO’ya gerek var mı?

10 Nisan 2019 Çarşamba  |   Günlük

Milliyet'in duayen dış politika yazarı Sami Kohen'in "NATO’ya hâlâ gerek var mı?" başlıklı yazısından bir bölüm:

"NATO’nun kuruluşunun 70. yıl dönümü münasebetiyle son günlerde yapılan konuşmalarda ve yayımlanan yazılarda bol bol, ittifakın bu zaman zarfındaki performansı, başarıları, barışa katkıları üzerinde duruldu. Şimdi konu geldi NATO’nun geleceğine. Bu bağlamda bir dizi soru hararetle tartışılıyor: Değişen dünya şartları karşısında NATO ihtiyaçlara cevap verecek durumda mı? Bir hayli genişlemiş haliyle (üye sayısı 29) ve yüklendiği küresel rolleriyle, NATO, birliğini ve etkinliğini sürdürebilecek mi? NATO’nun 1949’da Washington’da imzalanan antlaşmayla neden ve nasıl vücut bulduğu herkesçe biliniyor. O zamanki Sovyet politikalarının agresif ve yayılmacı karakteri, ABD’ye Süper Devlet rolünde sahneye çıkmak ve Moskova’ya “dur” diyecek bir örgütün başına geçmek fırsatını vermiştir. 

Kısa zamanda hızla gelişen NATO (Türkiye’nin girişi 1952’de) gerçekten Sovyet yayılmacılığını frenlemiş, Avrupa coğrafyasının önemli bir kesimini ortak tehdide karşı birleştirmiş ve koruyabilmiştir. NATO bilançosunun en başarılı yanı budur. 


*** 

Şimdi varlığını küresel çapta sürdürmekle beraber, NATO, içeride ve dışarıda birtakım ciddi sıkıntılar yaşıyor. 

İçerideki başlıca sorun, ittifakın eski birliğini kaybetmek ve hatta bölünmek tehlikesiyle karşılaş- masıdır. Bunda özellikle ABD Başkanı Trump’ın izlediği politikaların çok büyük payı var. Trump’ın Avrupalı müttefiklerine karşı sert çıkışları, “Hepimiz birimiz için” ilkesine dayalı 5. maddeyle ilgili şüpheci tavrı, örgüt içinde bir çatlak ve güvensizlik yaratmıştır. Türkiye ile ABD arasındaki son anlaşmazlıklar da NATO’nun sıkıntılarını artırıyor. 

NATO’nun dışarıdan kaynaklanan sıkıntılarına gelince, Rusya, NATO tarafından çevrelendiği gerekçesiyle, Gürcistan’da ve Ukrayna’da (Kırım dâhil) bazı oldubittiler yaratmış, Baltık bölgesini de baskı altına almıştır. Moskova’nın Avrupa’daki ve Ortadoğu’daki politikaları, NATO tarafından “yeni bir Rus tehdidi” olarak algılanıyor. Özellikle Doğu Avrupa ve Balkan ülkeleri bu tehdide karşı NATO’nun desteğine güveniyorlar. 

*** 

NATO’nun dünyanın en geniş askeri ve siyasi örgütü olarak 70 yıldır varlığını sürdürmesi bir başarı sayılır. Yeni şartlarda bu başarı devam edebilir mi? Daha açıkçası, NATO’ya hâlâ gerek var mı?"

Yazının devamını okumak için tıklayın