Mücadeleye yazık oldu…

Mücadeleye yazık oldu…

28 Kasım 2019 Perşembe  |   Günlük

Galatasaray bu sezon Avrupa kupalarındaki en üstün maçını oynarken bu kadar oyuncunun eksiğine rağmen Ömer Bayram, Adem Büyük, Lemina gibi isimlerin performansı gelecek için umut verdi. 

İlk yarı oyunda pek görünmeyen Seri ve Belhanda ikilisi ise top tutma ve pas yapabilme adına katkı verdiler. Marcao – Donk ikilisiyle beraber Yuto ve Mariano bekleri de defansif anlamda görevlerini başarıyla yaptılar. Ama maçın adamı kesinlikle Lemina’ydı. Sakatlıktan dönmesine rağmen sezonun en iyi maçını oynadı dersek yanlış olmaz. Bir ayrı parantez de muhteşem Galatasaray taraftarına açmak lazım. Takımla beraber 90 dakika sahada kalarak mükemmel bir itici güç oldular. Aslen bir kontra takımı olan Club Brugge karşısında ilk yarı kusursuza yakın oynayan bir Galatasaray vardı desek yanlış olmaz. 

Eldeki şartlar itibarıyla oyuncu değişikliği bile yapamayacak durumdayken 92. dakikaya kadar çok net verilen 1 pozisyon dışında maçı bitirecekken yenilen gol gerçekten şanssızlık. Bu noktada teknik ekibe parantez açmak istiyorum. Yapılan oyuncu değişikliklerinde sahanın hemen hemen her yerinde gördüğümüz Ömer Bayram değişikliğinden sonra topu 3. bölgeye taşımakta zorlanan bir Galatasaray gördük. Selçuk İnan ve Emre Mor tercihi takımın oyun sistemini değiştiren değişikliklerdi.

Sadece ‘’Acaba Selçuk dışında hiç oyuncu değişikliği yapmasa mıydı’’ diye sorabiliriz. Oyuncu tercihini bir kenara koyacak olursak yapılan değişikliklerin dakikası beni biraz düşündürdü. Selçuk İnan tercihinden sonra değişen çok bir şey olmadı aslında. Ama Brugge’ün etkisi 75’de oyuna giren Okeren'in savunmayı zorlması ile arttı. 

75. dakikadan  sonra oyundan düşen Adem Büyük neden oyunda kaldı. Emre Mor yerine alt yapıdan gelen Emin Bayram’ı izlemeyi tercih ederdim. Beşiktaş ve Real Madrid maçlarına bakacak olursak Emre Mor tercihinin ne kadar  yanlış olduğunu bir kez daha görmüş olacağız. Akan oyunda bir şey değiştiremeyen Mor, bir faul yaptırdı o kadar. Her şey iyi giderken rakip takımdaki tek ‘farklı oyuncu  Diatta’nın şutunda top iğne deliğine gidince ‘’gerçekten yazık oldu’’ dedim. Herhangi bir oyuncu için‘’Mücadele etmedi’’ diyemeyeceğimiz bir akşamdı. 

Genel  anlamda  baktığımız zaman Salı akşamı sezonun en pozitif futbolunu oynayan bir Galatasaray vardı. Ama görüldüğü gibi Avrupa kupaları için bu mücadele yeterli olmuyor. Avrupa da oynadığı son 30 maçta sadece 2 galibiyet alan bir takım var. Bu, alışık olduğumuz  Galatasaray kültüründen çok uzakta. Bu nokta da teknik ekibin değiştirmesi gereken şeyler olduğunu düşünüyorum. En az çeyrek final hedefiyle kurulan bu kadronun oynadığı 5 maçta sadece 1 gol atabilmesi gerçekten düşündürücü.

Kaan Köse