Milliler nefes aldı

Milliler nefes aldı

16 Kasım 2020 Pazartesi  |   Köşe Yazıları

Bülent Kaan Köse

A Milli takımımız, Uluslar Ligi’nde aldığı başarısız sonuçlardan sonra psikolojik anlamda zor bir sürecin içine girmişti. Evimizde oynadığımız Sırbistan maçından da galibiyet çıkaramayan kırmızı-beyazlılar, ‘’kolay’’ olarak değerlendirdiğimiz bu grupta kendi işini zora sokmayı başarmıştı. Türk milleti olarak her işi son dakika da yapmayı seviyoruz. Bu ve bundan önceki turnuvalarda da, geriden gelip mucizeler yaratıyoruz. Evet, işin sonunda kazanan taraf oluyoruz ama neden bu kadar kendimizi geriyoruz anlamak zor. Rusya maçı takımımız adına ‘’ya tamam ya devam" maçı idi. Grupta henüz galibiyetimiz yoktu. Aslına bakacak olursak, Sırbistan maçında da, hafta arasında oynadığımız Hırvatistan karşılaşmasında da gayet olumlu bir oyun ortaya koymuştuk. Açıkçası, bu galibiyet benim için sürpriz olmadı. Hadi gelin, hep beraber değerlendirelim maçta neler olmuş…  

Maçın ilk yarısında, Milliler beklediğim kadro ile sahaya çıktı. Önceki yazılarımda belirttiğim gibi, bu maçta da gördük ki, takım hızlı oynadıkça, ortada sorun kalmıyor. Şenol Güneş’in elindeki jenerasyon tarihin en iyisi desek yanlış olmaz. Her mevkide bol alternatife sahibiz. İlk çeyrekte oyuna tutuk başladık. Takım, korkak oyunundan kurtulamadı, bocaladı durdu. Kanatları aktif kullanarak hücum varyasyonu konusunda etkin olmamız gerekiyordu. İkinci bölgede yaptığımız hatalar, bize pahalıya patladı ve kalemizde golü gördük. Almanya ile oynadığımız hazırlık maçının kopyası oldu. Takım, gol yediği an kendine geldi. Ozan Tufan’ın hücum gücü ile "yaşlı" Rusya’yı bir hayli yorduk. Defans hattı çok uzun, atletik yapıda olmayan Rusları, uzun toplar ile yormak son derece mantıklı idi. Maçın kırılma anı ise, Cenk Tosun’un aldırdığı kırmızı karttı. Alışılagelmiş hızlı oyunumuz ile ritmimizi bularak soyunma odasına galip giren Milliler, bu motivasyon ile maçı bitirdi. 

İkinci yarıda, anlayışımızı bozmadan, Rusya’nın üstüne gidersek çok daha fazla gol bulabileceğimizi düşünmüştüm. Rusya, kompakt oyunu son derece iyi oynayan, iyi kapanan bir takım. Uzun süre bir kişi eksik oynamasına karşın, üstümüze gelmekten bir an olsun çekinmedikleri için, takımı ve teknik ekibi ayrıca tebrik etmek istiyorum. Oyun sistemlerini henüz çözemediğim tek takım olabilir. Fiziksel olarak çok iyi durumdalar, bu maçta da kondisyon olarak ne kadar üst seviyede olduklarını gördük. 

Üçüncü bölgede tabiri caiz ise, ‘’yürüyerek’’ attıkları gol ise tamamen taktiksel başarı. Attıkları iki golü de aynı şekilde buldular. Eleştirilecek konulardan bir tanesi bu. Şenol Güneş’in Merih’in yanına Çağlar Söyüncü’nün alternatifini acilen bulup, monte etmesi gerekiyor. Aksi taktirde, çok sıkıntı çekeceğiz.

Son olarak, Şenol Güneş’e sormadan edemeyeceğim, eksik olan bir takıma karşı neden kapandık? İki farklı öne geçen bir takım neden daha fazlasını istemez, anlamak güç…  Her ne olursa olsun, böylesine kritik bir maçı galibiyetle kapatmış olmak güzel. Son maçımızı kazanıp, beklemekten başka şansımız yok. Sizce, Millilerimiz grubu nerede tamamlayacak..? 
 

Etiketler:  Futbol