MGİMO, Mülkiye ve sorular…

MGİMO, Mülkiye ve sorular…

16 Ekim 2019 Çarşamba  |   Köşe Yazıları

14 Ekim akşamı televizyon kanallarına göz atarken Rusya'nın en önemli kanallarından Rusya-24’de MGİMO (Moskova Devlet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü) ile ilgili bir program dikkatimi çekti. Üniversitenin mezunlarından Rektör Anatoliy Torkunov, Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev gibi konuşmacılar da yer alıyordu programda. 

Muhtemelen Üniversitenin kuruluş günü olabileceğini düşündüm ve kontrol ettim. Gerçekten de öyleymiş ve Rusya'nın bu önemli haber kanalında uzun bir programa yer verilmiş. 

Üniversite bugün Rusya'nın başta diplomat yetiştirmek üzere birçok alanda mezun veren en prestijli üniversitelerinden biri. Henry Kissinger tarafından Rusya'nın Harvard’ı olarak nitelenmiş. 

Gerçekten de bugün Rusya'da en düşük kabul oranı ve en yüksek puanlarla öğrenci alan bir üniversite. Dünyada da saygın bir yeri var. Çok sayıda yabancı öğrenci söz konusu. Yoğun olarak diplomat yetiştirse de uluslararası ilişkiler, uluslararası ekonomik ilişkiler, bölgesel çalışmalar, uluslararası hukuk, siyaset bilimi, kamu ve işletme yönetimi, gazetecilik, halkla ilişkiler, ticaret ve uluslararası işletme gibi birçok program sunuyor. Forbes Rusya tarafından en fazla Forbes liste üyesi ve seçkin siyasetçi çıkaran yer olarak kabul edilmiş. Mezunları arasında 3 devlet başkanı, 10 dışişleri bakanı, 8 başbakan, 880 büyükelçi bulunuyor. 

Üniversite 14 Ekim 1944 tarihinde bizdeki Mülkiye ile benzer bir işlevi yerine getirmesi için kurulmuş. Yani devlete diplomat ve bürokrat yetiştirmek amacıyla. Fakat daha sonra Üniversite çok farklı alanlarda da eğitim vermeye başlamış ve hatta tam zamanlı şekilde 53 farklı dili öğreten kurum olarak Guinness Rekorlar Kitabı'na girmiş.  

MGİMO Rusya'nın göz bebeklerinden biri sayılıyor ve devlet başta olmak üzere hemen her kesim tarafından korunuyor. Üniversite sürekli olarak kendini yeniliyor, yeni imkânlarla eğitim kalitesini artırmaya ve kadrolarını güçlendirmeye çalışıyor. 

Fakat bu konuyu her düşündüğümde Mülkiye aklıma geliyor ve üzüntü duyuyorum. Bunun sebebi de şu anda Siyasal Bilgiler Fakültesinin içinde olduğu durum. 

1859 yılında kurulan ve bilim adamı, bürokrat, diplomat ve birçok aydın yetiştiren Mülkiye bugün ne yazık ki iyi bir durumda değil. Örneğin iktisat bölümünde 90'lı yılların başında öğrencileri olmaktan gurur duyduğumuz Orhan Türkay, Bilsay Kuruç, Korkut Boratav, Ercan Uygur, Yahya Sezai Tezel ve daha birçok hocamızın yeri doldurulamadı. 

Türkiye'de vakıf üniversitelerinin ve özel üniversitelerin yaygınlaşması ile birçok değerli devlet üniversitesi ne yazık ki kendini koruyamadı. Devlet üniversiteleri önemli hocalarını kaybetti. Öğrenci kontenjan sayıları gereksiz yere artırıldı ve eğitimin kalitesi bozuldu. 

Biz ne yazık ki yarattığımız kurumların önemini anlamıyoruz. Böylesine güzel kurumları, üniversiteleri koruyamıyoruz. Eğitimle ilgili sorunlarımız her gün daha da büyüyor. Şimdi de ilk ve orta öğretimde özel okul diye yaygınlaşan bir saçmalık var. Artık taşradan iyi üniversitelere gelmek neredeyse hayal oldu. Fırsat eşitliği daha da bozuldu. Fakirsen ne halin varsa gör. 

Yanlış politikalar yanında Mülkiyenin bugün içinde olduğu durumla ilgili sorumlulardan biri de kendi mezunlarımız. Bir araya gelip, birlik olup bu önemli kurumun geliştirilmesi konusunda başarı sağlanamadı. Çok sayıda bürokrat, bilim adamı, politikacı yetiştirmiş bir okul sahipsiz kaldı. Mülkiyeliler Birliği genel kurullarında konuşulan en önemli konu Kızılay'daki Vakıf binasının yıkılıp yıkılmayacağı oldu yıllarca. 

Mülkiye solcu bir ağırlığı olduğu düşüncesiyle liberal ve muhafazakar kesimler tarafından gerekli desteği göremedi ve hatta olumsuz propagandaya maruz kaldı. 

İşte MGİMO ile ilgili programı izlerken kendi fakültemi böyle hatırladım ve hüzün duydum. Ne çok şey kaybettik…Yine de umutsuz olmaya gerek yok, şimdi değilse de bir gün mutlaka!

Yazının orijinalini ve diğer yazıları okumak için tıklayın