Mevsimi geldi artık

Mevsimi geldi artık

20 Haziran 2019 Perşembe  |   Köşe Yazıları

1963 yılından bugüne sürüp gelen sorundur Kıbrıs sorunu. 

1960'da Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin uzun ve çetin müzakereleri sonucunda ve aynı devletlerin garantörlüğü ile kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti (KC), üç garantör devletin de ‘’hayır sakın yapma’’ demelerine karşılık, Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Makarios’un, bir nevi fonksiyonel federasyon olan ortaklık devletini, Kıbrıs Elenlerinin sahip ve Kıbrıs Türklerinin de azınlık olacağı bir Elen cumhuriyeti haline getirmek üzere tasarladığı anayasa değişiklik önergesinin, önce iki halk arasında  çatışmaya ve giderek savaşa dönüşmesi sonucu ile hukuken son bulmuş fakat adada dökülen kanın durdurulması niyeti ile Türkiye’nin de olumlu oyu ile, BM Genel Kurulunda alınan 4 Mart 1964 tarihli kararı ile oksijen çadırında da olsa hayatiyetine devam ettirilmiştir.  

Beyin ölümü 21 Aralık 1963 günü fiilen gerçekleşen Kıbrıs Cumhuriyeti sorununa çözüm bulma amacı ile 1964'de mahalli görüşmeler başlamış ve görüşmeler 1968 yılında dünya gündemine taşınmış olup o gün bugündür sürüyor. 

Başlangıcında Kıbrıs Cumhuriyeti sorunu olan bu sorun, 1968 yılından ta 1974 yılına kadar Kıbrıs Türklerinin sorunu olarak sürmüş ve 1974 Türkiye Barış Harekâtı ile Kıbrıs Elenlerinin sorunu da haline gelmiştir. 

Kıbrıs Elenleri uluslararası kabul görmenin de verdiği avantajla, Kıbrıs adasında sorunlu olmaktan özellikle AB üyeliği ile kurtulmuş ve avantajlı, hatta Kıbrıs sorununun kaymağını sürekli yiyerek, Kıbrıs Türklerini edilgen seyirci durumuna düşürmüştür. 

77/ 79 doruk anlaşmaları ile federasyon, "iki bölgeli-iki toplumlu" diye formüle edilmiş ve fakat bu formülün hayata geçirilmesi için yapılan bütün öneriler ve müzakere süreçleri Rumlar tarafından bir şekilde berhava edilmiştir. 

77 / 79 doruk anlaşmalarından beridir ha bu gün ha yarın diye nafile müzakere masalarına mahkûm edilen Kıbrıs Türkleri ve KKTC, nihayet bu sorunda inisiyatif almadan bir sonuca ulaşılamayacağını fark etmiş ve Maraş açılımı, Maronitler açılımı, Geçitkale Havaalanı açılımı ile birlikte düşünülmesi gereken Doğu Akdeniz'de doğal kaynaklar sismik araştırmaları ve sondaj çalışmaları ile inisiyatif alarak birkaç adım öne geçmiştir. 

Yıllardır Kıbrıs Türklerini (KKTC) ve Türkiye’yi edilgen bir diplomaside tutmayı başaran KC ve Yunanistan’ın ezberi bozulmuştur. 

Şimdi artık Kıbrıs sorunu çözüm yoluna girmiştir. 

Çözülecektir ve taraflar bundan kazançlı çıkacaktır. 

(Fotoğraf: Maraş)