Medyada 'çirkin' ilişkiler

Medyada 'çirkin' ilişkiler

14 Eylül 2020 Pazartesi  |   Günlük

Türk medyası geçmişte de her zaman sorunluydu ama hiçbir zaman bugünkü gibi acınacak bir duruma düşmemişti...

Bir yandan gazetelerin haber verme işlevinden uzaklaşması, diğer yandan çalıştıkları kurumların hafızası olan deneyimli gazetecilerin sektörden dışlanması ve bunun sonucunda liyakat zincirinin kopması bugünkü hazin tabloyu hazırladı.

Spor basınının durumu daha da acıklı.

Spor muhabirleri eskiden de bir takımı tutar ya da sempati beslerdi ama bunu açığa vurmaktan kaçınırdı. Şimdi ise, bırakın gizlemeyi, spor muhabirleri takip etmekle görevli olduğu takımın birer militanı gibi davranıyor ve işin garip tarafı bu durum artık normal kabul ediliyor.

Bu kadarla kalsa yine iyi.

Hürriyet gazetesinin eski spor editörü ve Fenerbahçe muhabiri Fatih Saboviç'in gündeme getirdiği iddialar, gazetecilerle spor kulüpleri arasındaki ilişkin nasıl bir çirkin boyuta ulaştığını gösteriyor.

Ajansspor.com'un aktardığına göre Saboviç bakın ne diyor:

"... Dışarıdan zannediliyor ki gazetecilerin hepsi 5 bin, 6 bin, 7 bin, 8 bin, 10 bin lira kazanıyor. Adamlar 2 bin-2500 lira kazanıyor. Sonra bir yönetici kalkıyor, herhangi bir kulüpten gelip onun önünde şöyle güzelce araba anahtarını sallıyor, ev anahtarını sallıyor, çoluğunun çocuğunun okul taksitini ödemeyi teklif ediyor. Adam da eli mahkûm; gazetecilik etiği diye bir şey zaten yok. Onun peşinden gidiyor ve o ondan sonra o ne derse o oluyor."

Saboviç devam ediyor:

"... Ondan sonra biz medyadan objektiflik bekliyoruz. Bir de o arkadaşlarımıza tepeden yazdırılan haberler için insanlar birbiriyle kavga ediyor. Fenerbahçe taraftarları da diğer takım taraftarları da. Yahu bunlar zaten paket, bunlar zaten hazır. Böyle paketleniyor, tak bomba sizin önünüze bırakılıyor. O yüzden algılara çok kapılmamak gerekiyor. İşini düzgün yapan insanlara bir şey demiyorum. Az da olsa var. Samanlıkta iğne aramak gibi olsa da var ama şimdi böyle çirkin, böyle kirli bir ortamda, ben ne hocasından ne kulübünden ne de medyasından güzel şey bir bekliyorum. Sporu gerçekten seven bir insan olarak beni üzüyor."

Kulüp yöneticilerin gazetecileri maaşa bağlaması, ev, araba alması, çocuğunun okul masrafları ödemesi... 

Bu iddialar yenilir yutulur gibi değil.

Saboviç'e göre, daha da vahim olan, bunları yapmayan gazetecilerin azınlıkta kalması.

Bu konuların gündeme getirilmesi, yüksek sesle söylenmesi elbette önemli ama içinde bulunduğumuz koşullarda düzelebileceği maalesef son derece kuşkulu...