Luppo ve kitle yönetimi

Luppo ve kitle yönetimi

13 Nisan 2020 Pazartesi  |   Serbest Kürsü

Siz yardım edilmiş yoksullar istiyorsunuz, 
biz ise ortadan kaldırılmış yoksulluk.” 
Victor Hugo / Sefiller 

12 Eylül dönemlerini, nüfus sayım günlerini ve doğuda OHAL adı altında zaman zaman ilan edilen sokağa çıkma yasaklarını saymazsak korona ile mücadele için de sokağa çıkma yasağı İlan edildi. Sebebi gülünç; “Hava hafta sonu çok güzel olacaktı, düşündük, çıkmasın bunlar dedik.” 

Açıklanış saati doğru muydu, değil miydi, faydası oldu mu, olmadı mı buralara değinmeyeceğim. Gayet açık bir şekilde ortadadır ki berbat yönetilmiş bir süreçtir. 1 aylık süreci bir gecede yerle bir etmek yalnızca böyle mümkün olabilirdi; tebrikler Sayın Süleyman Soylu. 

Çok değil 10 güne vaka sayılarının hızla artışına tanık olursanız şaşmayınız, sebebi yasağı açıkladığınız saat itibarıyla marketlere akın eden insanımızdır. İnsanlara kızmıyorum; sizler de kızmamalısınız. Bu davranışın temelinde yatan sorun 2 gün ekmeksiz kalmak korkusu değildir. Sorun “hükümetin ne yapacağı belli olmaz, bu saatte açıklayan küt diye uzattım da der“ düşüncesidir bana göre. 

Dünya Sağlık Örgütü tarafından Covid-19’un bir pandemi olduğu ilan edildiğinden beri artık bununla baş etmek kitleler halinde hareket etmeyi doğurmuştur. 

Kitle psikolojisi ise gariptir. Doğru kontrol edemezseniz felaketle sonuçlanabilir. Sigmund Freud kitle psikolojisi üzerine şöyle der: 

“Kişi, tek başınayken duyumsayacağı, düşüneceği ve davranacağından farklı düşünür ve davranır. Bireysel yoldan edindiği özellikler kitle içinde silinir, kendine özgü karakteri kaybolur. Bilinçli entelektüel bakışın yerine bilinç dışı hâkim olur. 
… 

Kitleyi etkileyecek kişinin mantıklı davranması gerekmez, güçlü imgelerle ve abartarak sürekli aynı şeyi tekrarlamak amaca ulaşmayı sağlar. Kitle gerçek ve düzmece konusunda kuşku nedir tanımaz, dürüstlüğe değil güce saygı duyar.” 

Kitleyi bu düşüncesiz tavra zorlayanın kim ve hangi tutum olduğunu yeterince açıklayıcı bir anlatım olduğunu düşünüyorum şimdi. 

Elbette bu enikonu uzun bir kuramdır. Biz iletişimciler biliriz ki; liderlerin alması, öğrenmesi, kullanması gereken en önemli eğitim kitle psikolojisi eğitimidir ama hak getire Mevlam götüre ülkemizde. Şimdi başta sosyal platformlarda, sonrasında “adam yerine koyduğumuz” bazı köşe yazarlarımızda “bu panik niye” vs. yazmadan, halka geri zekâlı muamelesi yapmadan önce durup düşünsün derim. Bilmemenin mutluluk olduğuna eminim ama her şeyi gelişigüzel açıklayamazsınız. Ben eleştirmedim mi, elbette eleştirdim. Hatta Aziz Nesin’i anarak. Ancak benim eleştirim; bu iktidara oy veren zihniyetin buna yapmış olmasına şaşırmama üzerine bir reaksiyondan ibaretti diyeyim. 

Burada Sigmund Freud’u örnek verirken Maslow’u anmadan olmayacak sanırım. Maslow yıllarını insanı inceleyen çalışmalara vermiş, hümanist psikolojinin en önemli kurucularından ve ünlü ihtiyaçlar hiyerarşisi kuramın sahibidir. 

Bu da cuma akşamı Luppo ve kola almak için kuyruğa giren insanımızın davranışının altındaki neden tanımıdır. 

 



Maslow İhtiyaçlar Hiyerarşisi kuramında şöyle der; 

“İnsanların ihtiyaçları sınırsızdır ve insan bir ihtiyacını giderdikten sonra başka bir ihtiyaç ortaya çıkar. Bir ihtiyacı giderme süreci içinde ise tamamıyla memnun olma durumu olası değildir. Bu esnada, giderilmemiş ihtiyaç kişi için büyük bir motivasyon kaynağıdır, bireyi güdüler ve birey neyi henüz elde etmemişse ona büyük ilgi gösterir.” 

Maslow ‘a göre ihtiyaçlar hiyerarşisinin ilk sırasını fizyolojik ihtiyaçlar alır. Yani açlık, susuzluk ve buna benzer temel yaşamsal ihtiyaçlardır. Ekmeğe düşmemiz ondan. Luppo ve kolaya sarılmamız da belki. 

İhtiyaçlar hiyerarşisini bilmek insan davranışlarını da anlamak demek aslında. Pandemi günlerinde piramidini incelediğinizde devletten de, hükümetten de, insanlıktan da beklediklerimiz bunlar. 

Fizyolojik ihtiyaçlar: Aç kalmak istemez insan 

Güvenlik ihtiyacı: Kirasını ödeyememek, barınma korkusu duymak istemez. 

Sosyal İhtiyaçlar : #EvdeKal mak kolay değil, insan elbet başka bir insana ihtiyaç ve özlem duyar. 

Değer verilme/Saygınlık İhtiyacı: Devlet, yerel ve merkezi hükümet unutmasa beni. İşimi, aşımı, adımı kaybetmesem..? 

Kendini Geliştirme İhtiyacı: “Bir ihtiyacın belirmesi için, bir önceki ihtiyacın %100 giderilmiş olmasına gerek yoktur. Örneğin, bir kişi fizyolojik gereksinimlerini %70, sevgi gereksinimlerini %50, saygınlık gereksinimlerini %40, kendini gerçekleştirme gereksinimini %10 gidermiş olabilir” 

(Berna Can, izmirgundemi.net)

Yazının orijinali için tıklayın

Kaynaklar:

*Sigmund Freud: Kitle Psikolojisi 

* Maslow: İhtiyaçlar Hiyerarşisi 

* Şahsım ;)