Livaneli'nin en sevdiği yer

Livaneli'nin en sevdiği yer

1 Temmuz 2019 Pazartesi  |   MG Özel

Birisinin, “O şehrin en sevdiğim yeri mezarlığı...” dediğini duysak herhalde hepimiz şaşırır, garipseriz.. Ama o şehir Moskova, söz konusu mezarlık da Novodiyeviçi olunca şaşırmamak gerekiyor. 

Yazar Zülfü Livaneli de, Moskova'da en çok sevdiği mekanın şair Nazım Hikmet'in de yattığı tarihi Novodeviçi Mezarlığı söyledi. 

Rus Veçernaya Moskova gazetesinin sorularını yanıtlayan Livaneli, "Rusya'yı kendime yakın görüyorum, çok hoşuma gidiyor. Rusya'da çok mutlu hissediyorum., Moskova'yı çok seviyorum. Burada çok bulundum. İkinci olarak kuşkusuz Kazan kenti. Orada da evimdeymiş gibi hissediyorum. Üçüncü kent ise Belarus’un başkenti Minsk'i seviyorum" dedi. 

Muhabirin "Moskova'da en çok sevdiğiniz mekan neresi" sorusuna ise Livaneli, "Şaşırmayın, Novodeviçi Mezarlığı en çok sevdiğim mekan. Moskova'ya geldiğimde her zaman buraya uğruyor, Mayakovski’nin (Sovyet şairi Vladimir Mayakovski) ve Çehov’un (Rus şair Anton Çehov) mezarlarını ziyaret ediyor ve onlarla konuşuyorum. Orada dolaşarak derin düşüncelere dalmasını seviyorum..." yanıtı verdi.

Livaneli gazeteye, 1986 yılında Moskova'da aralarında Yaşar Kemal ve Arthur Miller'ın da bulunduğu 12 ünlü yazarla dönemin Sovyet lideri Mihail Gorbaçov'la görüştüklerini de anlattı. Livaneli, "Bizi Gorbaçov davet etti... Görüşmede söz alarak Gorbaçov'a, biz Türk aydınları için  Andrey Saharov (ünlü bilim adamı ve insan hakları savunucusu) gibi insanlara yönelik baskının kabul edilemez olduğunu söyledim"dedi.

Uzun yıllar sonra Gorbaçov'un ABD'de verdiği bir mülakatını okuduğunu anlatan Livaneli, "Orada bizimle görüşmesinin ardından özellikle perestroykanın (ekonomik reformlar) faal sürecinin başladığını kaydetti" diye konuştu.

Başka bir Rus gazetesi olan Komsomolskaya Pravda'ya da konuşan Livaneli, muhabirin "Besteci, müzisyen, yazar, yönetmen olarak neden politikaya ihtiyaç duydunuz" sorusunu şöyle yanıtladı:  

"Muhtemelen nedeni şu: Türkiye'de yaşıyorum. Türkiye öyle bir enteresan ülke ki, eğer sen politikayla ilgilenmezsen o zaman politika mutlaka seninle ilgilenir. Ben solcuyum. İslamlaştırılmaya karşı gelebilmek için Lenin’in, Plehanov'un eserlerini okudum. 1970'lı yıllar bizde durum zordu. Eğer Kremlin’den söz edersen hemen düşman ilan edilirdin. Sovyet elçiliğinin bulunduğu sokakta yürümek  bile tehlikeliydi. Bir gün evimde arama yaparken kitaplarıma, hatta Fransızca sözlüğüme el koydular, polis küstahça bir tavırla, dedem sandığı duvardaki Karl Marx'ın portresini göstererek,  “Çok ayıp, böyle entelektüel bir dedeniz var ama siz bu saçmalıklarla uğraşıyorsunuz’ dedi.” 

Fuad Seferov, Moskova

İlgili yazı: http://medyagunlugu.com/haber/nazimin-ebedi-komsulari-45315