Libya'nın anahtarı kimde?

Libya'nın anahtarı kimde?

11 Haziran 2020 Perşembe  |   Günlük

Libya'da, Türkiye, Rusya ve Körfez ülkeleri dahil, Birleşmiş Milletler (BM) ile Avrupa'nın da dahil olduğu denklem bir kez daha yeni bir boyuta evrildi.  

Rusya, BM ve ABD'nin desteğiyle, Libya'da bir ateşkes için inisiyatif başlatan Mısır, taraflara ateşkes için 48 saat süre verdiğini duyurdu. Türkiye ve İtalya dışında hemen tüm aktörlerin destek verdiği Halife Hafter, ateşkesi kabul ettiğini duyururken, Ankara'nın askeri açıdan da kapsamlı iş birliğine giriştiği Fayyaz Sarrac, şimdilik masaya oturmama görüntüsü çiziyor. 

Eski bürokrat ve Rusya uzmanı Aydın Sezer'e göreyse, ateşkesin başarıya ulaşıp ulaşmamasında Türkiye'nin tutumu belirleyici olacak ve bu süreçte Rusya, Ankara'yı bir ateşkesi desteklemesi için baskılayacak.  

Moskova ve Berlin'deki başarısızlıkla sonuçlanan barış girişimlerinin ardından, Mısır'ın inisiyatifindeki ateşkes, yabancı güçlerin ülkeden çekilmesini öngörüyor.  

Mısır ordusu Libya sınırına yığınak yaparken, Hafter güçlerinin geriletilmesinde Türkiye'nin Sarrac'a verdiği askeri desteğin rolü de tartışılıyor. Sarrac'ın geçen hafta Ankara'ya gerçekleştirdiği ziyaret ve ateşkese 'evet' dememesi, Sarrac'ın bu konuda gözü ve kulağının Ankara'da olduğu yorumlarına da neden oluyor. 

Konuşa Konuşa'da Gülten Sarı'nın konuğu olan Sezer, "Mısır'ın açıkladığı inisiyatife, Rusya, ABD, Arap Birliği ve herkes açık destek verdi. Libya'da yeni bir müzakere masası kurulduğuna dair inanç tazelendi" yorumunu yaptı. 

Sezer'in açıklamalarının satır başları şöyle: 

"2015 yılından beri Libya'da taraflar birbirine askeri ya da diplomatik üstünlük sağladı. 

2015'ten bugüne, Halife Hafter ve onu destekleyen güçlerin sahadaki kazanımlarına paralel olarak, BM kararı (Sarrac'ı meşru hükümet olarak tanıma) tartışılır hale geldi. Nisan 2019'dan itibaren Hafter güçleri yoğun bir saldırıya geçerek Sarrac hükümetini kıstırdı. 

Ocak 2020'de Moskova'da Türkiye ve Rusya ateşkes ilan edilmesini sağladı. Hafter anlaşmayı imzalamadan Moskova'dan ayrıldı. Sonrasında daha geniş kapsamlı Berlin toplantıları ile, Hafter ve Sarrac de oradayken, Hafter yine barış anlaşmasını imzalamadan Berlin'den ayrıldı. 

Rusya, Hafter yerine (Libya Temsilciler Meclisi Başkanı Aguila) Saleh'i ön plana çıkaran, yeni bir masa kurulmasına yönelik hamlelerine başladı. Hafter'in 4 Nisan 2019 sınırlarına çekilmesi kabul ettirildi ve çekilmeye başlandı. Ruslar da Wagner'i çekmişti. 

Türkiye'nin Sarrac'a verdiği yoğun destek sahada kendini gösterdi. 2 Haziran günü, BM Libya Temsilcisi attığı tweetle Sarrac ve Hafter'in bir ateşkes konusunda uzlaştığını, askeri komite toplantılarına başlanacağını duyurdu. Bir hafta kadar önce, barışa giden yolda BM girişiminde tarafların adım attıklarını biliyoruz. 

Bu uzlaşıda Rus siyasi danışmanlarının büyük rolü, Türkiye'nin de sahada Sarrac'a verdiği önemli desteğin payı var. Sarrac Ankara'da görüşmeler yaptı. Aynı gün, Sarrac'ın yardımcısı da Moskova'da temaslarda bulundu. Başından beri, Rusya iki tarafla da görüşüyor.  

Mısır'ın girişimi barış inisiyatifi olarak lanse ediliyor ama ben böyle görmüyorum. Mısır'da tek taraflı, Hafter ve Hafter'i atayan Saleh'in birlikteliği vardı. İkisinin arasına ise nisandan beri kara kedi girmişti. 

Mısır'ın burada yaptığı, Hafter ve Saleh'in arkasındaki dış güçlerden biri olarak ateşkese verilen desteğin ilanıydı. 2 Haziran BM Libya Temsilcisinin attığı tweetle ilan ettiği ateşkes bu. 

Siyasi anlamda Rusya'nın oyun planı, askeri alanda da Sarrac'ın Türkiye'nin verdiği destekle sahada kazanmış olması bu tabloyu doğurdu. 

Mısır'ın açıkladığı inisiyatife, Rusya, ABD, Arap Ligi ve herkes açık destek verdi. Libya'da yeni bir müzakere masası kurulduğuna olan inanç tazelendi. 

Türkiye şu saate kadar herhangi bir açıklama yapmadı. 

Ateşkesi Rusya pişirdi, Sisi açıkladı. Sarrac hükümeti ise buna karşı çıktı. Rusya, Hafter'in uzlaşmaz tutum ve kişiliği nedeniyle üzerini çizmişti zaten. O nedenle Hafter yerine Moskova'ya Saleh gitti.  

Türkiye hariç hemen tüm ülkeler ateşkesle ilgili görüş birliği içinde.  

Rusya, nisan ayında uzlaşmaz tutumu ve kişiliği nedeniyle Hafter'in üzerini çizmişti. O nedenle Saleh Moskova'ya gitti. 

Özetle 26 Nisan öncesi konuma döndük. Savaştaki tarafların konumları değişti. Sarrac daha fazla alan kazandı. Savaş devam ediyor yine de bugün itibarıyla. Bugün anahtar şahıs Sarrac ve onun arkasındaki ülkeler olan Türkiye ile Katar."

(Ahval Türkçe)