'Kumpas' çöktü-2

'Kumpas' çöktü-2

6 Eylül 2019 Cuma  |   Mentor

"Kumpas çöktü" başlıklı ilk yazının daha anlaşılır olması için bir devam yazısı kaleme almak gerekli oldu. 

1- Tape- telefon konuşması farkı: Kamuoyunda bilinenin aksine telefon konuşması ile tape aynı şey değildir. Tape telefon konuşmasının kağıda dökülmüş halidir ve polis memurları tarafından yazılır. Fetö kumpası sonucu oluşturulan şike davasında yapılan telefon dinlemeleri dava devam ederken "özel yaşamın gizliliği nedeniyle" imha edildi, şimdi elimizde suç örgütü üyesi polislerin yazdığı tapeler dışında delil yok. Fenerbahçe'ye ve yöneticilerine kumpas kuran bir suç örgütüne mensup polisin o tapeleri gerçek dinlemeye uygun yazdığını, manipüle etmediğini, uydurmadığı düşünecek hukuk sistemi bulamazsınız, UEFA da buna dahil; o tapelerin artık delil niteliği yok. Fetö'nün polisinin doldurduğu tapelerin doğru olduğuna, emin olun Fethullah Gülen bile inanmaz. Sosyal medya hesabımdan yazmıştım tekrar edeyim; 

CAS ve UEFA savunmasında İlhan Ekşioğlu'nun kulüpten aldığı dövizlerin şike için kullanıldığı söylendi. İlhan Bey dedi ki; "Hayır vergi ödemek için aldım." CAS savunmayı kabul etmedi gerekçesi ise, yabancı para ile vergi ödenmez TL ile ödeniyor olması lazım. Peki doları alıp bozdurup ödeyemez miyim? (Konu bu değil ama CAS yargılamasının yüzeyselliğini göstermek için iyi bir örnek.) 

Diyelim şöyle bir konuşma geçti; 

İlhan Ekşioğlu: Tamer vergi ödememiz lazım. 

Tamer Yelkovan: İlhan Bey TL yok döviz var size vereyim TL'ye çevirip yatırın. 

Siz Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım'a komplo kurmaya çalışan Fetö suç örgütü üyesi bir polis olsanız bu konuşmanın bu bölümünü kağıda geçerken atlamaz mısınız? Cevap doğal olarak evettir, o tapeler artık delil olamaz.  

2- Aziz Yıldırım ve sanıklar bu konuşmaları kabul etti: Bu tamamen gerçek dışı bir söylemdir, sanıkların savunma hakkının kısıtlandığını ve delillere uzun süre ulaşamadıklarını o günleri takip edenler zaten biliyor ama Ergenekon kumpas kararı ile artık bu bir mahkeme kararı halini aldı. Kumpas davada Aziz Yıldırım ve sanıklar tapelere itiraz etti, mahkeme kabul etmedi ve Fetö örgütü suçunu örtmek için de orijinal telefon konuşmalarını yaktı, bu kadar basit UEFA ve TFF artık o tapeleri kullanamaz.  

3- Fenerbahçe tazminat alamaz: Arkadaşlar haksız fiil diye bir şey var. Eğer eylem ve işlemlerinizle başkasına zarar verirseniz bunu bedelini ödersiniz. Trafik kazaları, ürün kullanımından doğan zararlar vs. Buna "tort liability" deniyor. Hem İsviçre hukukunda hem de Türk hukukunda düzenlenmiş olup spor yönetim kurumları haksız fiillerinden sorumludur. 

Ben ilk günden beri "Fetö operasyonu" diye bağıracağım, dönemin Etik Kurulu Başkanı "Bize baskı yapıldı" diyecek, "Büyüklerimiz Aziz Yıldırım'ın cezalandırılmasını istiyor" diye bağıracaklar, daha ortada hiçbir şey yokken UEFA TFF'ye yazı yazacak, beni men edecekler, daha Fenerbahçe yöneticilerine ceza verecek kanıtın yokken Türkçe karakterle yazılmış müfettiş raporları ile Fenerbahçe'ye ceza vereceksin. Fetö suç örgütüne Trabzonspor 700 bin dolar ödeyecek, bu ödeme Türkiye Cumhuriyeti Savcısı tarafından iddianameye yazılacak, o parayı alan örgüt Fenerbahçe'ye  komplo kuracak, Fenerbahçe yöneticileri ve 30 milyon insan mağdur olacak, yok yere şike suçlamalarına muhatap olacak ve bundan sorumlu olanlar tazminat ödemeyecek öyle mi? Bunun sizin fanatik dünyanızda yeri olabilir ama hukukta yeri yok. 

Bunun tahkim kararlarının yargı denetimi dışında tutulması ile de ilgisi yok, haksız fiil genel hukuk konusu ve kavramı futbolla tahkimle falan ilgisi yok. 

4- CAS kararındaki Türkiye'deki yargılamadan beraat etse... : Bu ifadenin de konuyla ilgisi yok çünkü konu beraat değil kumpas. Yani birisi Fenerbahçe'yi suçlu göstermek için kumpas kurmuş, UEFA ve TFF de bu kumpas ürünleri ile Fenerbahçe'yi mağdur etmiş. Bu eylemden sorumlu olması için kötü niyetli olmasına bile gerek yok.  

Aşağıda UEFA disiplin talimatnamesinin linki var. 31. sayfada 53. maddeyi okursanız görürsünüz ki; dava kapandıktan sonra önemli gerçekler ve delillerin ortaya çıkması sonucu şike davaları zaman aşımı sınırı olmadan tekrar açılabilir. 

Hakimi, polisi, savcısı ile bir takıma kumpas kurulduğunun mahkeme kararı ile ortaya çıkması "yeni delil ve önemli gelişme" değilse sizin hukuk kavramınız Orta Çağda bir yerlerde kalmış demektir.  

Sonuç; Fetö suç örgütü üyesi polislerin yazdığı "tapeler" delil olamaz çünkü sahte ve manipule edilmiş olmaları büyük olasılıktır. Spor hukuku kanun dışı elde edilmiş delilleri kullanabilir ama sahte olduğu mahkeme kararına giren (kumpas) bir hukuk sürecinin ürünleri ile kimseye ceza veremez. Bu tapelerle yapılan yargılama geçersizdir, o tapeler yokmuş gibi yargılama tekrar yapılmalı ve hüküm verilmelidir. 

https://www.uefa.com/MultimediaFiles/Download/Regulations/uefaorg/UEFACompDisCases/02/60/83/56/2608356_DOWNLOAD.pdf

İlk yazıyı okumak için tıklayın: http://medyagunlugu.com/haber/kumpas-coktu-45805