'Kum saati' çalışmaya başladı

'Kum saati' çalışmaya başladı

10 Haziran 2019 Pazartesi  |   Köşe Yazıları

Türkiye’nin Rusya’dan alacağı S-400 füzelerinin teslim tarihiyle ABD’nin geri adım atması için Ankara’ya verdiği sürenin çakışmasıyla “kum saati” çalışmaya başladı. 

S-400’ler ilgili son açıklama Rus savunma sanayi şirketi Rostec’in CEO’su Sergey Çemezov’dan geldi. Sputnik’e göre Rus yetkili, “Her şey yolunda. İki ay sonra teslimata başlayacağımızı düşünüyorum. Ön ödeme yapıldı, kredi verildi. Kredi paralar harcandı, teçhizat üretildi. Ayrıca eğitimi de tamamladık” dedi. 

Bu açıklamadan Rus füzelerinin ilk teslimatının ağustos ayının başında yapılacağı sonucu çıkıyor. 

Hemen hemen aynı sıralarda ABD’nin Türkiye’ye S-400’lerden vazgeçmesi için Türkiye’ye 31 Temmuz’a kadar süre tanıdığı haberi yayıldı. ABD Savunma Bakan Yardımcısı Ellen Lord, kararını değiştirmemesi halinde Türkiye’nin F-35 uçakları programından çıkarılacağını, program kapsamında ABD’de eğitim görmekte olan Türk askerlerinin sınır dışı edileceğini, Türk şirketlerinin de F-35 programına katılamayacağını açıkladı. 

Ayrıca, ABD Savunma Bakanı Vekili Patrick Shanahan Türk meslektaşı Hulusi Akar’a benzer içerikli bir mektup yazarak, S-400’leri almasının Türkiye’yi stratejik ve ekonomik açıdan Rusya’ya aşırı bağımlı hale getireceği uyarısında bulundu. 

Böylece, füzelerin teslim edileceği açıklanan tarihle vazgeçilmesi için verilen süre hemen hemen aynı günlere denk gelmiş oldu. 

ABD’nin Patriot füzelerini satmaya yanaşmaması ve 15 Temmuz darbe girişimi üst üste gelince Moskova ile yakınlaşmayı hızlandıran Ankara, Rusların hava savunma sistemini almaya karar verdi. 2017 yılının sonlarında iki ülke arasında iki buçuk milyar dolarlık-opsiyonlu- anlaşma imzalandı ve Türkiye ön ödemede bulundu. 

İşte o tarihten bu yana ABD Türkiye’yi S-400’leri almaması için baskı altında tutmaya çalışıyor, tehdit ediyor, şantaj yapıyor. Önce Patriot’a yaktığı kırmızı ışığı sarıya çeviren Washington, bu hamleden beklediği sonucu elde edememesi üzerine Türkiye’nin F-35 uçakları programından çıkarılması ve satışının durdurulması kozunu masaya sürdü.  

ABD’nin tek kozu F-35’ler değil; 2017 yılında çıkarılan "ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası" (CAATSA), Rusya'nın istihbarat veya savunma sektörleri ile alışveriş yapan kişi veya kurumlara yönelik yaptırım uygulanmasını öngörüyor. Rusya’dan önemli kayda değer miktarda silah alan her ülkeye yaptırım uygulanmasını öngörüyor. Yaptırımlar silah ambargosu dışında ekonomik önlemleri de içerebiliyor. 

ABD, S-400’lerin Türkiye’de yerleştirilmesi halinde F-35’lerin gizli teknolojisinin ve hassas verilerinin Rusya’nın eline geçebileceğini ileri sürüyor. 

Ancak asıl neden, Rus füzeleri almasının Türkiye’nin stratejik yöneliminde değişikliğe gitmesi olarak yorumlanması. 

Bu koşullarda Türkiye’nin iki ay gibi bir sürede çok kritik bir karar alması gerekecek. Ya füze anlaşmasından vazgeçmeyecek ve ABD ile uzun sürecek bir krizi göze alacak ya da geri adım atacak, ancak bu kez de pek çok alanda yakın iş birliği içinde bulunduğu Rusya’nın tepkisiyle yüzleşmek zorunda kalacak. 

“Ara formül” olarak S-400’lerin alınıp kullanılmaması ya da başka bir ülkeye gönderilmesi seçeneklerinin ise ABD ya da Rusya tarafından nasıl karşılanacağı şu anda tam bilinmiyor. 

Zayıf görünse de başka bir olasılık Rusya’nın füzelerin teslimatını erteleyerek ya da iptal ederek Türkiye’ye “can simidi” atması ama tabii bunu yüksek bir “bedel” ödenmesi koşuluyla yapması.