'Kovulmuş ombudsman ne yapar?'

'Kovulmuş ombudsman ne yapar?'

6 Mayıs 2019 Pazartesi  |   Günlük

Hürriyet'teki okur temsilciliği görevinden ayrılan deneyimli gazeteci Faruk Bildirici, yeni bir kitaba başladığını ve bundan böyle “medya ombudsmanlığı”nı üstlenmeye karar verdiğini adını taşıyan blogunda açıkladı.

Bildirici'nin yazısından bölümler şöyle:

"Artık bir gazete çatısı altında değilim. Gazetecilik yaşamımda ilk kez sadece kendi adıma konuşup yazabileceğim. Yazdıklarım bir tek beni bağlayacak. Gazetenin sahibinin beklentileri, gazete yöneticilerinin istekleri, gazetenin yayın politikaları engeline takılma riskim kalmadı. Kimse müdahale de edemeyecek yazdıklarıma. Bunlar meslek yaşamımdaki yeni dönemin avantajları. 

Bir yandan yeni bir kitaba başladım. Okur Temsilcisi (ombudsman) olarak Hürriyet’te yaşadıklarımı, mücadelemi, deneyimlerimi kağıda döküyorum. Cumhuriyet kökenli olduğum için iyi arşivciyimdir; günü gününe notlar almış, yazışmalarımı saklamıştım. Arşivimde biriktirdiklerim sayesinde zor olmadı yazmak. Epeyce ilerledim. 

Hürriyet’in Okur Temsilciliği’nde uzun ve gazetecilik adına son derece değerli olduğuna inandığım bir yol katetmiştim. Evrensel gazetecilik ilkelerini, sorunlarını tartışmak, değerlendirmek beni de zenginleştiriyordu. Okurlar arasında ve gazetede Okur Temsilcisi’nin gerekliliği kabul edilmişti. Öyle olmasa Okur Temsilcisi köşesine son veren Hürriyet yönetimi neden hala gazetenin üçüncü sayfasında Okur Temsilcisi’nin e-posta ve telefonuna yer vermeye devam etsin? Hem de yeni okur temsilcisi olmamasına rağmen. 

Aradan geçen iki ay boyunca medya okuru olarak takip ettim gelişmeleri. Türkiye medyasına evrensel gazetecilik ilkelerini hatırlatacak bir okur temsilcisine, daha doğrusu ombudsmana gereksinimi olduğuna tanıklık ettim. Habercilik devam ettiğine göre okur temsilcisi de (Ombudsman) olmalı.     

Sonunda 30 küsur yılık dostum Doğan Akın’ın bir yıl kadar önce eksikliğini vurguladığı “medya ombudsmanlığı” fikrini hayata geçirmeye karar verdim. Haklıydı. Türkiye’de medyada bağımlılık, taraflılık, sansür-otosansür gibi sorunlar alabildiğine arttı; habercilik evrensel çizgiden iyiden iyiye uzaklaştı. Ama bu gazeteciliği ilkeler açısından denetleyecek, ilkeleri hatırlayacak, gazetecileri uyaracak herhangi bir mekanizma yok. Ne ombudsmanlar kaldı yayın kuruluşlarında ne de meslek örgütlerinin böyle bir gücü var. 

Tamamen bağımsız ve tarafsız bir “medya ombudsmanı” böyle bir medya ortamında etkili bir işleve sahip olabilir. Evrensel gazetecilik ilkeleri üzerinden yapılacak uyarı ve eleştirilerin iyiniyetli meslektaşlarımız ve iletişim akademisyenleri cephesinde karşılık bulacağına inanıyorum. Bu eleştiriler genç gazeteciler ve gazeteci adaylarına da pusula olacaktır.  

Yazının devamını okumak için tıklayın