Koronalı günlerde eğitim

Koronalı günlerde eğitim

15 Ağustos 2020 Cumartesi  |   Köşe Yazıları

Dr. Ülkümen Rodoplu

2020-2021  Eğitim ve Öğretim Yılının başlaması “şimdilik”, 21 Eylül 2020’ye ertelendi. 

Peki, bu süreç nasıl yönetilebilir? 

Korona salgını ile birlikte 12 Mart 2020 tarihinden başlamak üzere olağanüstü bir dönem geçiren çocuklarımız, salgının doğru anlatılması sayesinde gelecek açısından umut ve fırsat ile tanışabilir. 

Salgın nasıl olur da fırsat olur? 

Kovid-19, göremediğimiz ancak hızlı yayılan ve çok kolay bulaşabilen bir virüs. Başta çocuklarda ve gençlerde hastalık yapmadığı düşünülse de son çalışmalarda hastalığın her yaş grubunda görülmekte olduğu ve her yaş grubunda ciddi seyredebileceği anlaşıldı. 

Böyle bir gerçek ortadayken okulların açılmasına sayılı günler kala Milli Eğitim Bakanlığı, “Hijyen Şartlarının Geliştirilmesi, Enfeksiyon Önleme ve Kontrol Kılavuzu” hazırlayarak bünyesindeki okullara gönderdi.  

Ulusal ve uluslararası bilim otoritelerinin güncel verileri ışığında hazırlanan bu kılavuz dikkate alınabilir ve uygulanabilirse, okullarımız güvenli, sağlıklı ve temiz hale gelebilir. İşte, güzel bir fırsat ! 

Okulların fiziksel olarak hazırlanması yanında, eğitim anlamında da hazır hale getirilmesi çok önemlidir. Bu konuda en büyük sorumluluk öğretmenlere düşmektedir. 

Çocuklarımızın, Covid-19 ve diğer hastalık nedenlerini doğru anlayabilmesi öğretmenlerin bu konuda çok hassas davranmasına bağlıdır. 

Öğretmenlerimizin koronayı iyi anlayabilmeleri, korunmak için gereken tüm önlemleri harfiyen uygulamaları ve hasta olmama konusunda derin hassasiyet göstermeleri çocuklarımızın da bu konuda bilinçli olmalarını sağlayacaktır. 

Derste, okul bahçesinde, laboratuvarda maske takan, sosyal mesafeye dikkat eden, el yıkama konusunda çok hassas davranan öğretmen öncelikle kendi sağlığını korurken, bir yandan da çocuklarımıza örnek olacaktır. Bu da iyi bir fırsat olabilir! 

Doğru bilginin nereden alınabileceğini öğretebilmek için belki de en güzel deneyim, Covid-19 ile ilgili gelişmelerde yaşanmaktadır. Salgın boyunca doğru bilgiye ulaşabilmenin ne kadar önemli olduğu bir kere daha anlaşılmıştır. Okulların açılması ile birlikte bu konuda çocuklarımıza en doğru kaynağı öğretebilme şansına sahip olabiliriz. Bu da gelecek için iyi bir fırsat !  

korona ile  korkuyu değil, korunmayı öğrenebiliriz. 

Hijyeni, temizliği, hastalıktan korunmayı. 

Bağışıklık sistemini. 

Sağlıklı yaşamayı. 

Gelecek için bilimin değerini. 

Doğru bilginin önemini. 

Cumhuriyetin ilk yıllarında salgın hastalıklarla baş edebilmek için kurulan Verem Savaş Derneğini, Sıtma Savaş Derneğini, Trohom ile Mücadele Derneğini düşünen irade yeniden yaşam bulabilir. İyi bir fırsat! 

Salgınlar ile sarsılan Orta Çağ Avrupa'sı, veba, sıtma salgınları ile milyonlarca insanını kaybettikten sonra Rönesans sayesinde aydınlık ve çağdaş geleceğin kapılarını araladı. 

Korku ya da fırsat. 

Neden olmasın?