Koltuk meselesi

Koltuk meselesi

6 Şubat 2020 Perşembe  |   Köşe Yazıları

İnsan ilk defa ne zaman oturdu?

Koltuğun resmi tarihini inceleyen ilim, bilim adamları kadınları olmuş mudur?

Mobilyacılığın tarihi elbette vardır ve koltuk da bu tarih içindeki mümtaz yerini almıştır çoktan. 

Kırmızı ceylan derili Coca-Cola şişeleri gibi birbirinin fotokopi aynısı, tıpkısı 50 ya da 450 – 600  koltuk dizayn etmek asla ve katiyen marangozların, mobilya tasarımcılarının işi olamaz. 

Oturmak, yorulmanın doğal sonucudur. Yorulan insan oturacak bir yer arar, mutlaka bulur ve oturur, daha da yorgunsa yatar. 

Bu yorulmak meselesi mühim bir iştir. 

Bir siyaset büyüğü yakın bir tarihte “Askerlik yan gelip yatılacak yer değildir” demiş ve fakat, seçilmişlerin hep yorgun olduklarından emin olduğundan olsa gerek "Parlamenterlik yan gelip oturulacak bir meslek değildir" demeyi düşünmemiş, amma parlamento koltuklarının kutsiyetinden olsa gerek dünyanın bütün meclisleri “YÜCE MECLİS”tirler 

İnsan ilk defa büyük ihtimalle yere oturmuştur, sonra sonra taşa oturmak, kütüğe oturmak, tokmağa oturmak, sandalyeye oturmak geliştirilmiştir. 

Sandalyeyi geliştiren insanlık bir adım daha atıp koltuğa ulaşınca;  nihayet yorulduğu zaman oturup dinlenebileceği bir şey bulmanın rahatlığı ile oturdu ki..... 

Kurnazlık durmaz sandalye ile koltukla. 

Makam koltuğunu icat etti açıkgözler. 

"Altı üstü koltuk derseniz" yanılırsınız ki, siz önemsemeseniz de yanıldığınızı önemli olduğunu anlatırlar size bir güzel ki pek güzel.. 

Ofisinizde müdürünüzün koltuğuna oturmayı bir deneyin anlarsınız, koltuk ile makam koltuğu arasındaki farkı, anlamazsanız anlatırlar. 

Müdürün koltuğu çok da önemli bir koltuk değildir son tahlilde ve fakat parlamento koltukları ilk bakışta da önemlidir son tahlilde de ve günün sonunda ol kavga, dövüş hangi kıymetli popoların o 50–150– 450–600 koltuğa oturacağı meselesi değil midir?

Sadece poposunu o kıymetli koltuğa oturtabildiği içindir ki seçilmişler, hukuk profesörlerinin hukuk bilmedikleri iddia edebiliyorlar ve iddiaları haber oluyor. 

Adam oy almış da başbakanı onu spor bakanlığı koltuğuna oturtmuş diye ofsayt kuralını Collina’dan iyi bildiği gibi, başbakanı onun altına sağlık bakanlığı koltuğunu sürerse Christian Bernard’dan daha çok bilecek kalp ve damar cerrahisini. 

Koltuk ile makam koltuğu arasındaki farkı bilmemekte devam ederseniz eğer, merak etmeyin ne yapar yapar makam koltukları size farkı fark ettirirler. 

İnsanlık tarihi daha güzel bir hayat için çok çileler çekmiş ve fakat sonunda bugüne gelmiştir. 

Nedir bugün derseniz...

Bugün demokrasinin günüdür ve demokrasi de makam koltuklarının mutlak egemenliğinden başka bir şey olabilir mi acaba?.. 

Trump bile, çok da uzak olmayan bir gelecekte makam koltuğunu bırakacaktır bir başka seçilmiş kıymetli seçilmişe ve işte o zaman göreceğiz ki USA’i (ABD) yöneten Trump değil makam koltuğuymuş. 

İnsan ilk ne zaman oturmuştur diye düşünmekle yetinmeyip, insanlar toplumsal yaşama geçtikten sonra gündelik hayatlarını kolaylaştırmak için neler yapmışlardır diye irdelersek göreceğiz ki, çok uzuun bir süreç içerisinde kabile, aşiret klan, köy mahalle kasaba, kale feodalizm, kapitalizm, krallık, padişahlık derken demokrasiye evrilmişler ve... 

Ve kapitalizm boş durur mu?

Makam koltuğunu icat etmiş.

Sonra mı? İşte bugüne geldik 

İnsanları makam koltukları yönetiyor. 

Elbette ki önce oturanı...