Kaz Dağları'ndaki 'Köyün Delisi'

Kaz Dağları'ndaki 'Köyün Delisi'

25 Ağustos 2019 Pazar  |   MG Özel

Gazeteci Ayhan Yılmaz'ın (1962-2016) anısına...

Başka bir yerde, "Burada Köyün Delisi varmış, biliyor musunuz!.." deseniz size ya ters ters bakarlar ya da gülerler. Burada durum farklı, "150 metre ileride solda..." diye ciddi ciddi yanıt veriyorlar.

Burası Balıkesir'in Akçay beldesine iki kilometre uzakta, Kaz Dağı'nın eteklerindeki Çamlıbel köyü.

Tuncel Kurtiz'in ortağı olduğu otelle de adını duyuran küçük bir köy.

Peki, "Köyün Delisi" kim?

Nasıl baktığınıza bağlı...

Aslında bu bir dükkanın, hediyelik eşya satan dükkanın adı.

İçinde takı da var, zeytinyağı da, kekik de var, sabun da...

Dükkanın sahipleri Ayhan-Saadet Yılmaz çifti.

Ayhan Yılmaz eski bir meslektaş, yani gazeteci.

Uzun süre büyük gazetelerin spor servislerinde çalışmış, yöneticilik yapmış.

Ama bir nokta gelmiş, "illallah" demiş! 

Gazeteciliği hala seviyor sevmesine ama özellikle spor sayfalarındaki  yalanlara, abartmalara ateş püskürüyor.

Dükkandaki hediyelik eşyaların çoğu eşinin, kısaca "Sado" dediği Saadet Hanım'ın elinden çıkma.

Bazı ürünler sadece bir tane, yani satın alan kişiye özel. Kendi markalarını, yani "Köyün Delisi"ni yaratmışlar.

 

 

İyi güzel de, insanın yolu Kaz Dağı'nın tepesindeki bir köye nasıl düşer?

Eğer köyün deliliğine adaysanız neden düşmesin?

Bu cümlede bir kinaye ya da alay yok.

Tersine öykünme var.

Ne zaman biteceğini bilmediğimiz hayatlar sürüyor ve hep yakınacak bir şeyler buluyoruz.

Yakınıyoruz ama hayatımızdaki hiçbir şeyi değiştirmeye cesaret edemiyoruz.

"Trafik" diyoruz, "Stres" diyoruz, "Kent yaşamı insanı mahvediyor" diyoruz, "Hayatın tek amacı bir evle bir araba mı" diye haklı ve cesur sorular soruyoruz ama yanıtları duymaya cesaret edemiyoruz.

Biz edemiyor olabiliriz ama onlar, Ayhan-Saadet Yılmaz cesaret etmiş ve üç yıl önce geldikleri Çamlıbel köyünde bir evdeki "kiralık" yazısı görmelerinden çok kısa süre sonra her şeyi geride bırakıp buraya yerleşmişler.

Şehirlilere göre küçük, basit ve sade bir dünyaları var.

Ama zaten dünyaları küçük, basit ve sade olduğu için mutlular.

İnsanın hayatının tamamını geçirdiği büyük şehri geçmişte bırakıp dağın tepesindeki bir köye yerleşmek her şeyden önce cesaret istiyor.

Bir gün yolunuz düşerse "Köyün Delisi"ni mutlaka ziyaret edin, hikayenin tamamını akılları gayet başında olan Yılmaz çiftinden dinleyin! 

*                  *                     *

Bu yazı yayınlandıktan bir süre sonra Ayhan 'ı kaybettik. Ama Saadet Hanım "Köyün Delisi"ni yaşatmaya devam ediyor. O yüzden yolunuz Akçay'a düşerse siz yine de onun yarattığı "delilikleri" görmek için Çamlıbel köyünü ziyaret edin...