Kayyum ve kavunu

Kayyum ve kavunu

12 Eylül 2019 Perşembe  |   Köşe Yazıları

Ölenler ölür. 

Ölümlüdür dünya ve hayat çünkü. 

Ölmeyenler de var. 

Edison ölmez, Edison dediğimde, 214 kemiği, iki kolu, iki bacağı olanı anlıyorsanız, çok oldu öleli. 

Yaktığı ışık aydınlatıyor hâlâ ve dünya döndükçe. 

Boynunu vurdular diye yok mu oldu Şeyh Bedrettin’in hukuku, felsefesi?

Ölmez işte has olanlar. 

Homeros da ölmez, Yunus Emre de. 

Ve der ki, direnirken zulme karşı öldürülenlerin mezarı başında Pirimiz ‘ Pir sultan ölür dirilir.’ 

Güzeli iyiyi, doğruyu haklıyı öldürebilirsiniz de, güzellik kalır, iyilik de, doğru ve hak da. 

Size zannettirildiği gibi göreceli değildir doğru ve iyi, güzel. 

Sizin bakışınız, söyleminiz ve siz göreceli olabilirsiniz ve lakin doğru önemsemez ki sizi, ne de iyi ve hak. 

Her sabah kalkıp da yukarı baktığınızda, sizin için geceden maviye boyadığı gökyüzü Orhan Veli’nin, herkesindir. Bir başka şair olan Cumhur Deliceırmak  ‘herkesin sandığınız gökyüzü benimdir’ demiş olsa da.  

Görecelilik laboratuvar ortamlarında bilim yaparken geçerlidir, hayatta tabiatta, gündelik yaşamda görecelilik olmaz. Ahlaktır ahlak, siz çıkarlarınız için eğip bükmeye çalışır hatta bükersiniz de ve fakat bu, ahlakı göreceli yapmaz sizi ahlaksız yapar ve eğer ahlaktan kadınların cinselliğini anlıyorsanız, bu da sapık yapar sizi ve ahmak. 

Hak haktır, görüş açınız haklıyı haksız yapmaz, göreceli olan hak değil sizin hak karşısındaki gelişmemişliğiniz hazımsızlığınız. 

Hangi kayyum Diyarbakır karpuzunu kavun yapabilir ki?