Kara yobazlar beyaz yobazlar

Kara yobazlar beyaz yobazlar

16 Temmuz 2020 Perşembe  |   Mentor

Mentor

Ben bu işleri hiç anlamıyorum, hele hele insanların bilmediği konularda fikir beyan etmesini hiç anlamıyorum. Emin Çapa diye bir zat çıkıyor, Osmanlı'yı kötülemek için şöyle bir mesaj atıyor: 

"Din adamları Arap, Denizciler Rum'du. Ticaret Ermeni ve Rumların, maliye Musevi ve Ermenilerin elindeydi. Üst yönetici sınıfta Türk yoktu. Köprülüler Arnavut, Karlofça Antlaşması'nı yapan Rum Mavracordato'ydu. Hükümdarın danışmanlarının çoğu yabancıydı." Türklerin Tarihi - JP Roux" 

Ben 4 yıl boyunca bu konuda Türkiye'de referans olmuş, liderlik etmiş bir fakültede Türk tarihi, siyasi tarih  okudum, JP Roux ile ilgili referans hatırlamıyorum araştırdım Ekşi'de şu değerlendirmeyi buldum: 

"Roux bu şöhreti hak etmiyor da değil. kitapları oldukça iyidir. her tarihçi hata yapar ama Roux bu konuda iyi bir standart tutturmuştur. tarihçiliğe hizmeti nedeniyle kendisine de minnettarız elbette. Fakat şu notu belirtmeden de geçemeyeceğim; Roux'nun kitapları genel okuyucu içindir. tarihçi değilseniz, çok derine inmeyecekseniz, üretimde bulunmayacaksanız, tek derdiniz öğrenmekten ibaretse Roux size yeter. Fakat akademik açıdan Roux biraz basit kalır. Chavannes yahut Eberhard değildir, genellikle ana kaynakları kullanmaz." 

Yani roman havasında okuyabilirsiniz demek istiyor. Baktım Emin Çapa İletişim Fakültesi mezunuymuş, tarihle ilgili bu kadar önemli bir yorumu üstelik kamuya açık bir kaynakta bu kadar sorumsuzca neden yapıyor? Ben biliyorum da size anlatayım. Nasıl yobazlar Türkiye Cumhuriyeti'ne saldırıyorsa ve bu saldırıların temeli yoksa, beyaz yobazların da Osmanlı'ya saldırması aynıdır. Temeli yoktur, sadece sahip oldukları ideolojiye uygun bulmadıkları şeyi karalamaktır yani ideolojik yobazlıktır. 

Mesela romancı gözüyle bakacak olursak; Osmanlı Devleti Kemal Tahir'e göre, "Kerimdir ceberut değildir yani Batı'daki benzerleri gibi sömürüyü ve eşitsizliği meşrulaştırmak için kurulmuş bir organizasyon değil tam tersi halka refah ve adalet dağıtan bir organizasyondur." 

Zaten atılan twitte kısa bir bölümü alıp algı yaratma çabası da propaganda dışında anlam taşımaz çünkü bugünden o günü değerlendiren bir anlayıştır ve yanlıştır o gün o günün değerleri ile değerlendirilmelidir. O gün var olan anlayışa göre askerlik dışındaki uğraşılar bayağı ve saygın olmayan uğraşılardır, o yüzden Türkler sadece askerlik yapmaya uygun görülmüşlerdir. Bunun doğru veya yanlış olmakla ilgisi yoktur, gerçek budur. 

Yani Osmanlı'da Türk'ün ötekileştirilmesi gibi bir şey yoktur, tam tersine herkes kurucu kadronun Türk olduğunu bilir ve Türk kimliği öne çıkar. Zaten Türkiye Cumhuriyetini kuran kadroların tamamı Osmanlı subayıdır ve Cumhuriyetin temeli Jön Türkler, İttihat Terakki, Meşrutiyet siyasi hareketler ve gelişmeler tarafından belirlenmiştir, aslında Osmanlı'yı karalamak Türkiye Cumhuriyeti'ni karalamaktır. Türkiye Cumhuriyetini karalamak Osmanlı'yı karalamaktır, en başta Osmanlı subayı olan Atatürk'e saygısızlıktır. 

Yani kara yobaz neyse beyaz yobaz da aynıdır ve iki türden de sakınılması gerekir. 

Evet Osmanlı Türk kimliği üzerine kurulu değildir ve bazı Türk toplum kesimleri ile sorunları vardır ama bunu Türk'ün tamamen reddedilmesi gibi yansıtmak en azından tarihe ayıptır. Olay şudur: Osmanlı ümmet kimliği üzerine kurulmuş Türklerin liderlik ettiği bir imparatorluktur ama temel motifi "ümmet"tir ve bu Selçuklulardan beri Orta-Asya şaman göçebe kimliğini koruyan ve İslam'a daha reformist yaklaşan Türkmenler ( Türkmen diyorum sadece farklı anlatmak için yoksa Türk) arasında problem olmuştur ve hep devletle sorunları olmuştur. Bu daha çok Arap emperyalizmine karşı Türk kimliğini koruma çabasıdır. Zaten Cumhuriyetin de böyle bir yanı vardır: Atatürk'ün reformistliği ailesinin Türkmen kökenlerinden gelir ve ümmet kültürüne bir başkaldırıdır ve devletin temeline Türk milliyetçiliğini ve Türk'ü koymuştur. 

Tam buraya gelmişken belirtmeden geçemeyeceğim, hem solcu hem Atatürkçü olmak ideolojik deformasyondur çünkü sol devleti ve ulusu, sömürüye aracılık etmek için geliştirilmiş birer araç olarak görür ve Atatürk tam anlamıyla bir Türk milliyetçisidir. Yani ideolojik olarak "sol" ile kesişen yönü yoktur. 

Zaten son yıllarda yaşanan İP-MHP ayrılığını temelinde de "Türk kimliği mi belirleyici İslam kimliği mi belirleyici" sorusunun cevabından çıkan tartışma vardır. İP daha çok modern kentli milliyetçilerden oy alırken MHP daha çok kırsal kesimdeki muhafazakar milliyetçilerden oy almaktadır. 12 Eylül sonrasında yaşanan BBP- MHP ayrılığı da benzer nedenlere dayanıyor diye düşünüyorum. 

Son olarak, bu beyaz yobazların neden Osmanlı'ye saldırdıklarını anlatayım çünkü bu beyaz yobazların çoğunluğu misyoner kafası taşır, onlara göre bize ait her şey kötü ve bayağıdır. Tek çıkar yol kendi kimliğimizi terk edip  tamamen Batı potası içinde erimemiz gereklidir ki bu kafa en az kara yobazlar kadar tehlikelidir. 

Türkler için örnek  genel olarak Doğu toplumlarını başardığı yoldur. Japonya, Çin, Kore gibi bilgiyi ve bilimi kalıp temel değerlerini korumaktır çünkü Batı'nın her şeyi iyi değildir. Özellikle aşırı bireycilik ve toplumsal duyarsızlaşma aile kurumunun, toplumsal dayanışmanın yok olmasına, bunun sonucunda mutsuz alkol ve uyuşturucu pençesine düşmüş bir toplum oluşmasına yol açıyor. 

Mesele şu ki, biz henüz daha fazla Müslüman mı olacağız daha fazla Türk mü olacağız ona karar veremedik.  

Sonuç; geçmiş ve doğası gereği bu topraklarda sol yaşayamaz belki Kemal Tahir'in yaptığı gibi evrensel sol değerlerin geleneksel Türk değerleri ile harmanlanması bir çıkar yol olabilir. Bülent Ecevit'in yaptığı gibi...