İstanbullular yeniden sandık başında

İstanbullular yeniden sandık başında

23 Haziran 2019 Pazar  |   Günlük

Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) 31 Mart seçimlerinin yinelenmesi kararının ardından 23 Haziran Pazar günü İstanbullular yeniden sandık başına gidecek.,

10 milyondan fazla seçmenin oy kullanacağı seçimde Cumhur İttifakı adayı Binali Yıldırım, Millet İttifakı'nın adayı Ekrem İmamoğlu, Saadet Partili Necdet Gökçınar ve Vatan Partili Mustafa İlker Yücel ile 17 bağımsız aday yarışacak.

Oy verme işlemi 08.00-17.00 saatleri arasında.

Seçimin iki güçlü adayını tanıyalım:

Ekrem İmamoğlu

31 Mart seçimlerinden birkaç ay öncesine dek çok az insanın tanıdığı bir isimdi.  Ama 31 Mart yerel seçimlerinin yapıldığı akşamın ardından onu neredeyse tüm Türkiye tanıdı. 

Çünkü İstanbul’un Büyükşehir Belediye Başkanlığı yarışını, kent yönetimini 25 yıldır kesintisiz elinde tutan Refah, Fazilet ve AKP gibi İslamcı muhafazakâr partilere karşı kazanan ilk isim oldu. 

İmamoğlu’nun mazbatasını alması AKP’nin seçim sonuçlarına itirazları sonucu 17 gün gecikti. İmamoğlu, bu süre içerisinde uluslararası alanda tanınan bir siyasetçiye dönüştü. Çünkü milyonluk metropol İstanbul’un yönetimini ele almaya hazırlanan İmamoğlu, bir belediye başkanından öte, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2023 seçimlerinde müstakbel rakibi olabilirdi. 

17 gün süren mazbata bekleyişi sırasındaki sakin tavrı, geniş kitlelere ulaşmasını sağladı. Süreç boyunca yaptığı canlı yayınlarla seçmenleri gelişmelerden haberdar etmesi de tanınmasında etkili oldu. Bu tutumu, 24 Haziran 2018’deki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Muharrem İnce’den sabaha dek bir açıklama beklemiş seçmen tarafından hanesine artı puan olarak yazıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile benzer yanları 

49 yaşındaki İmamoğlu, tıpkı Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi Karadenizli. Doğduğu kent Trabzon’da liseyi bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi’nde İngilizce işletme okudu. Yüksek lisansını da yine ayını üniversitede İnsan Kaynakları ve Yönetimi alanında yaptı. 

1992’de inşaat işleri yapan aile şirketinde işe başlayan İmamoğlu, 2009’da CHP’nin Beylikdüzü İlçe Başkanı oldu, 2014’te de aynı ilçenin Belediye Başkanı seçildi. 

Evli ve 3 çocuk babası İmamoğlu, siyasi kariyerine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi muhafazakâr bir aileden geliyor. İmamoğlu’nun Erdoğan ile benzer yanları bununla da sınırlı değil. O aynı zamanda Erdoğan gibi iyi bir hatip. 

"Atatürk Cumhuriyeti projesiyim" 

İmamoğlu, Atatürk’e ve onun kurduğu laik, demokratik cumhuriyete olan bağlığının her fırsatta önemle altını çiziyor. Tıpkı Okan Bayülgen’in TV100'de yayınlanan programında kendini tanımladığı şu sözlerde olduğu gibi: "Atatürk Cumhuriyeti'nin bir projesiyim. Beni 40 haneli köyden alıp İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı yapan bir proje." 

CHP’nin İYİ Parti ile ittifak kurmasıyla her iki partinin ortak adayı olarak yarışa giren İmamoğlu, seçim kampanyasını büyük ölçüde sosyal medya üzerinden yürütüyor. Hem Alparslan Türkeş’in hem de Deniz Gezmiş’in ölüm yıl dönümlerinde onları anan paylaşımlar yaparak farklı siyasal görüşteki seçmene sesleniyor. Bunları yaparken de her kesimi kucaklayıcı, pozitif bir dil kullanıyor.

İmamoğlu ve azınlıklar 

İmamoğlu, azınlıklar için önemli günlerde de mesaj yayınlamayı ihmal etmiyor. Çerkes Sürgünü'nü hatırlatıyor, Alevileri Hacıbektaş’a uğurluyor… 

Hatta azınlık sözcüğünün kullanımına karşı çıkıyor. Mazbatasını aldıktan sonra Maltepe’de yaptığı konuşmada bunun özellikle altını çizdi: "Bizim için azınlık yok. Sizler de bizdensiniz, bizimsiniz, yok artık Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkesi, Yahudisi, Rumu, Ermenisi bu şehirde herkes İstanbullu." 

Mazbatanın iptali 

İmamoğlu’nun 17 gün gecikmeli aldığı mazbatası, göreve geldikten 18 gün sonra 6 Mayıs’ta YSK tarafından iptal edildi. Gerekçe olarak sandık kurulu başkanlarının kamu görevlisi olmaması gösterildi. Aynı sandık kurulu görevlilerinin Anayasa Referandumu ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de görevli olması nedeniyle YSK’nın kararı Türkiye’de büyük bir hukuki tartışmaya yol açtı. 

İmamoğlu, mazbatasının iptal edildiği akşam Beylikdüzü’nde yaptığı konuşmada karara büyük tepki gösterdi. İmamoğlu’nun konuşmasına başladıktan kısa bir süre sonra, ceketini çıkarıp kolları sıvaması da 23 Haziran’da yenilenecek seçimler için bir meydan okuma olarak algılandı. 

"Her şey çok güzel olacak" sloganı 

İmamoğlu’nun seçim sloganı ise seçim otobüsünün arkasından koşan bir genç sayesinde ortaya çıktı. Bu genç İmamoğlu'na "Ekrem Abi her şey güzel olacak" diye sesleniyordu. Seçmen bu sloganı kısa sürede benimsedi ve her platformda paylaşmaya başladı. 

İmamoğlu, 23 Haziran seçim kampanyası için kamu bütçesinden faydalanamadığı için kampanyayı halktan toplanan bağışlarla sürdürüyor. 

İmamoğlu ve muhalefet için yenilenen seçim artık sadece İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminden ibaret değil. Bu seçim, İmamoğlu ve CHP'ye göre artık bir demokrasi mücadelesi... 

Yıldırım

Binali Yıldırım, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 25 yıllık mesai arkadaşı ve siyasette kesintisiz en uzun yol yürüdüğü nadir isimlerden biri... 

Yıldırım, 1955’te denizi olmayan bir kentte, Erzincan’da doğdu. Ama kendini bakanlık ve başbakanlığa kadar götüren bir denizcilik kariyeri yaptı.  

1967’de İstanbul’a gelen Yıldırım, İstanbul Teknik Üniversitesi Gemi İnşa ve Deniz Bilimleri Fakültesi’nden mühendis olarak mezun oldu. Mastırını da yaptığı bu bölümde daha sonra araştırma görevlisi olarak çalıştı. 

1978 - 1993 yılları arasında Türkiye Gemi Sanayi Genel Müdürlüğü ve Camialtı Tersanesi’nde yöneticilik görevi üstlendi. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1994’te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiğinde, Yıldırım'ı da İstanbul Deniz Otobüsü İşletmeleri (İDO) Genel Müdürlüğü görevine atadı. Yıldırım ve Erdoğan'ın siyasetteki 25 yıllık kesintisiz mesaisi o dönem başladı.

10 yılı aşkın Ulaştırma Bakanı oldu 

2001'de AKP'nin kurucuları arasında yer alan Yıldırım, partinin iktidara geldiği 2002 seçimlerinden itibaren üst üste 4 hükümette Ulaştırma Bakanı olarak görev yaptı. AKP iktidarının oylarını katlamasında etkili olan "duble yollar, otoyollar", Marmaray, hızlı tren, internet altyapısı, havaalanı projelerini hayata geçirdi. 

2004’te bakanlığı döneminde Sakarya’nın Pamukova ilçesinde yaşanan tren kazası, onu eleştiri oklarının hedefi yapan olaylardan biri oldu. Ankara-İstanbul arasındaki yüksek hızlı tren hattında meydana gelen kazada treninin raydan çıkması sonucu 41 yolcu hayatını kaybetti. Yıldırım o dönem yükselen çağrılara karşın istifa etmedi. 

AKP için en kritik yarışları üstlendi 

Yavaş konuşması ve esprileri ile kamuoyunda AKP’nin en sempatik yüzlerinden biri kabul edilen Yıldırım, partisi için kritik yarışları omuzlayan bir siyasetçi oldu. Hatta bu kritik yarışlar için önemli görevleri bırakmak durumunda kaldı. Örneğin 2014’te 12 yıl boyunca aralıksız sürdürdüğü Ulaştırma Bakanlığı görevinden istifa ederek yerel seçimlerde CHP’nin kalesi olarak görülen İzmir’de Büyükşehir Belediye Başkanlığı için yarıştı. Seçimi kazanamadı ama AKP’nin oylarını yüzde 36’ya çıkardı. 

Yaklaşık birkaç ay sonra Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan'ın danışmanı oldu. 

1 Kasım 2015'teki genel seçimin ardından Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanan hükümette Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı yeniden Yıldırım oldu. 

6 ay sonra Davutoğlu'nun istifası üzerine Mayıs 2016'da yapılan olağanüstü kongrede AKP Genel Başkanı seçildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından hükümeti kurmakla görevlendirildi ve Başbakan oldu. Ancak Yıldırım’ın AKP Genel Başkanlığı yaklaşık 1 yıl sürdü. Nisan 2017'de yapılan Anayasa referandumu ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kabul edildi. Mayıs 2017’de yapılan AKP’nin Olağanüstü Kongresi’nde Cumhurbaşkanı Erdoğan, AKP’nin Genel Başkanlığını devraldı. 

TC'nin son Başbakanı 

24 Haziran 2018 genel seçimlerinin ardından yürürlüğe giren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile  Başbakanlık kaldırıldı. Böylece Yıldırım "Türkiye Cumhuriyeti’nin Son Başbakanı" olarak tarihe geçti. 

Bundan yaklaşık iki hafta sonra ise Meclis Başkanı oldu. Ancak devlet protokolünde Cumhurbaşkanından sonra ikinci sırada gelen bu makamı da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yarışı için bıraktı.  

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 29 Aralık’ta AKP’nin İstanbul adayının Binali Yıldırım olduğunu açıkladı. Aday gösterilmesine rağmen Meclis Başkanlığı’ndan istifa etmeyip bir süre daha görevine devam etmesi muhalefetin yoğun eleştirilerine neden oldu. Yıldırım yaklaşık 1,5 ay sonra 18 Şubat’ta aday listelerinin Yüksek Seçim Kurulu'na verilmesinden bir gün önce TBMM Başkanlığı'ndan istifa etti. 

Yerel seçim kampanyalarında Yıldırım'dan ziyade AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan öne çıktı. Seçim öncesi İstanbul’da ard arda bir dizi miting düzenledi. 

"Suskunluğumu yanlış yorumlayanlar var" 

31 Mart’ta, yerel seçimlerin yapıldığı akşam, sonuçlar henüz kesinleşmeden Binali Yıldırım'ın teşekkür konuşmasını hazırladığı görüntüler sosyal medyaya yansıdı. O gece hem Binali Yıldırım hem de rakibi Ekrem İmamoğlu, seçimi kazandığını açıkladı. Ertesi sabah İstanbul’da bazı billboardlara Yıldırım’ın teşekkür afişleri asıldı. Ama YSK, İmamoğlu’nun yaklaşık 28 bin oyla önde olduğunu duyurdu. 

Binali Yıldırım, 31 Mart seçim sonuçlarına ve partisi AKP tarafından yapılan seçimin iptali ve yeniden sayım gibi itirazlara bir süre sessiz kaldı. Seçimden yaklaşık 10 gün sonra sessizliğini bozan Yıldırım, Twitter’dan "Suskunluğumu yanlış yorumlayanlar var. Tutumum YSK karar sürecine saygımın gereğidir" açıklamasında bulundu. 

Seçimden 17 gün sonra Ekrem İmamoğlu mazbatasını aldığında Yıldırım şu açıklamayı yaptı:  

"Kararın hayır getirmesini temenni ediyorum. Demokrasi ve hukuk işlemiş; körüklenen gerilimin gereksizliği görülmüştür. Partimiz hukuki haklarını kullanmaya devam ediyor. Son söz YSK’nındır". 

YSK 6 Mayıs’ta İstanbul seçimlerini, sandık kurulu başkan ve üyelerinin kamu görevlisi olmadığı gerekçesi ile iptal etti ve 23 Haziran’da yenilenmesine karar verdi.

"Çaldılar" açıklaması 

Binali Yıldırım’ın bu tarihten sonra yaptığı bazı açıklamalar tepki çekti. Bir muhabirin "Seçimler neden iptal edildi?" sorusunu "Çok basit. Çünkü çaldılar" şeklinde yanıtlaması gibi. 

Ancak Yıldırım, Fox TV'de İsmail Küçükkaya’nın sunduğu programda "çaldılar" demek zorunda kaldığını söyledi. 

Yenilenecek seçimler öncesi yürütülen kampanyalarda bu kez Cumhurbaşkanı Erdoğan yerine Binali Yıldırım öne çıktı. AKP ve MHP’nin ortak adayı, seçmenle daha sık bir araya geldi. Yıldırım küskün seçmeni sandığa çekmek için yoğun kampanya yürüttü. 

İstanbul'un önemi 

AKP için İstanbul’u kazanmak çok önemli. Refah Partisi’nden 1994 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Erdoğan bunu yerel seçimler öncesi "İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi de kaybeder" sözleriyle vurgulamıştı. 

O nedenle 23 Haziran’daki seçimler, AKP ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için sadece İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminden ibaret değil. Artık bu seçimler, AKP ve Erdoğan’ın gücünü ne kadar koruduğunu göstermek için ikinci bir şans niteliğinde.

(D.Welle, Medya Günlüğü)