'İstanbul halkına ait'

'İstanbul halkına ait'

4 Temmuz 2020 Cumartesi  |   Köşe Yazıları

Ülkümen Rodoplu

Bu sözler İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’na ait. 

Teşekkürler sayın Başkan . 

Gentile Bellini tarafından 1480 yılında yapılan ve  Fatih Sultan Mehmet'in başka bir kişi ile resmedilen tek portresi olma özelliği taşıyan tablo artık İstanbul’da. 

Tablo, İstanbul halkına emanet edilirken, Fatih’in daha iyi tanınması ve anlaşılması gerektiği de ortaya çıktı. 

Dijital dünyanın hızla gerçeğe döndüğü bugünlerde geleceği iyi okumanın, iyi anlayabilmenin, bilim ve sanat ile gerçek bir dünya vatandaşı olmanın en güzel örneği Fatih’tir. 

Fatih’in askeri dahiliği yanında diğer bir çok özelliğinin ikinci plana itilmiş olması, ona yapılmış en büyük haksızlıktır. 

Fatih’in, askeri başarılarla Osmanlı Devleti'ni büyük bir imparatorluğa dönüştürdüğünü biliyoruz. İstanbul’un fethini, gemileri bir gecede karadan yürüterek mucizeyi gerçekleştirdiğini okuduk. 

Onun hep askeri gücünü ve henüz 21 yaşında sorumluluk alarak, nasıl savaş kazandığını öğrendik. 

Oysa Fatih, Arapça ve Farsçayı çok iyi  bilmenin yanında, eski Yunanca ve İtalyancayı da çok iyi bilmektedir. Özellikle, Yunanca metinleri okuyabildiğini ve yazabildiğini Topkapı Sarayı’ndaki kütüphanede görmek mümkündür.

Fatih’in tarihini en iyi yazanlar başta Bizanslı Kritovulos olmak üzere yabancı elçiler ve gözlemcilerdir. Onlar Fatih’in Yunancası ve İtalyancasının kusursuz olduğundan  söz ederler.  

Fatih, Avni takma adıyla şiirler yazdı. Şiirleri Fatih Divanı (1944), Fatih'in Şiirleri (1946), Fatih ve Şiirleri (1959) gibi adlar altında basıldı.  

Bilim adamlarını ve edebiyatçıları destekleyen Fatih, nesir ustası Sinan Paşa ile şair Ahmed Paşa'yı vezirliğe kadar yükseltti. 

Coğrafya bilgisi de genişti. Saray Kütüphanesi’ndeki Yunanca Ptolemaios Atlası’nı tüm detayları ile inceledi, öğrendi.   

Astronomi ve matematik üzerinde derin bilgisi vardı. Ünlü matematikçi ve astronomi bilgini Ali Kuşçu'nun İstanbul'da kalmasını sağladı. Hatta, İstanbul’un alınması sırasında döktürdüğü topların balistik hesaplarını onun yaptığı üzerinde kuvvetli deliller bulunmaktadır.  

Resim sanatına düşkündü. Şehzadeliğinde resim çalıştığı ve Batı sanatına ilgi duyduğu görülmektedir..  

Fatih, Osmanlı Devleti'ne düzenli ve sürekli bir yapı kazandırmak için çok önemli düzenlemeler yaptı. Yönetim, maliye ve hukuk alanında koyduğu kuralları içeren Fatih Kanunnamesi, sonraki dönemde de uzun bir süre yürürlükte kaldı. Fatih'in Osmanlı devlet düzenine ilişkin temel ilkelerin pek çoğu Tanzimat dönemine kadar geçerliliğini korudu.  

Fatih'in döneminde Osmanlı ülkesinde 500’den fazla mimari yapı yapıldı. Onun adına yapılan en önemli yapı, İstanbul’da bir cami ile medrese, kitaplık, imarethane (aşevi), darüşşifa (hastane), hamam, kervansaray gibi birimleri kapsayan Fatih Külliyesi'dir 

Fatih'in bugünkü Türk entelektüelinin sahip olmayacağı vasıflara sahip olduğunun altını çizen İlber Ortaylı, şöyle söylüyor: 

"Türk entelektüelinin sahip olmadığı vasıfların başında Doğu'ya ve Batı'ya sahip olmak gelir. Hem İtalyancayı hem Yunancayı hem Farsçayı hem Arapçayı biliyorsa böyle bir aydın, onun devrinde Batı'da yok. İkincisi, inanılmaz derecede coğrafya biliyor. Ateşli silahlar ordusuna iyi komuta ediyor. Fatih Sultan Mehmet Han, Şark'ın ve Garb'ın efendisidir, Şark'ı ve Garb'ı bilir ve komplekssiz bir Şark aydınıdır, o bir dünya hükümdarıdır." 

Fatih Sultan Mehmet, 1429-1507 yılları arasında yaşayan İtalyan ressam Gentile Bellini'yi 1479 yılında İstanbul'a davet etti. Portresini yapmasına izin vermeden önce Bellini'nin yeteneğinden emin olmak isteyen Fatih Sultan Mehmet, sanatçıya, saraydaki farklı kişilerin resimlerini çizdirdi. 

Böylece İtalyan ressamın yeteneklerinden emin olan Fatih Sultan Mehmet, sanatçıya kendi portrelerini çizdirmeye başladı. Bellini tarafından 1480 yılında yapılan ve Fatih Sultan Mehmet'in başka bir kişi ile resmedilen tek portresi olma özelliği taşıyan tablo, İngiltere'nin başkenti Londra'daki dünyaca ünlü Christie's salonundaki müzayede ile satışa çıkarıldı. 

Yaklaşık 500 katılımcı ile başlayan müzayedede, tarihi tablo için yapılan artırmanın galibi, 770 bin sterlin bandına kadar çıkan İBB oldu. 

Gentile Bellini’nin en önemli resimleri arasında sayılan ve tuval üzerine yağlı boya çalışılmış yapıtın bugünlerde Saraçhane’de sunuma açılacak olması çok sevindiricidir.  

SON SÖZ: Fatih’in portresi sıradan bir portre değildir. Onu tanımak, anlamak için şimdi çok önemli bir fırsat vardır. Fatih’i anlayıp, tanıdıkça, dünya  yarışında yer alabilmek için dünyayı, farklı kültürleri anlamanın, bilim ile sanatı birlikte yaşamanın önemini göreceğiz.