İnsan olmak

İnsan olmak

3 Eylül 2020 Perşembe  |   Köşe Yazıları

Cumhur Deliceırmak, Girne

Bir yerinde dünyanın açlıktan ölüyorsa insanlar sormamız gereken çok şey var. 

Ve sorulacak ilk şey, insan insan mıdır?

İnsansa insan açlık olmamalıdır. 

Varsa aç canlılar, insan olamamışız halen. 

Daha önce biri söyledi mi bilmiyorum ama biz insanlığın atalarıydık globalizme kadar. 

Sonra ne mi oldu?

Azar azar birikti kötülükler. 

Dağların ardındaki güzel günleri getirme umudunu diri tutan insanlardık 1980'li yıllara kadar. 

Ve kapitalizm aşıp "kapitalizmin son aşaması olan emperyalizm" vardı globalizme. 

"Canım bir koladan ne çıkar ki" dedi gözü aç birileri, gönlü gözünden daha aç, aç ki kuduz.  

Kola geldi suyu olmayan içmeye coğrafyalara ve bir daha akmadı sular, ne gülün köküne ne pirincin ne de bağ, bahçe, bostanın. 

Yoktu açlık insan el verirken insana ve varken imece bir de yetinme kültürü, öyle ki tanrıya söyletmişti insan "komşusu açken tok yatan bizden değildir" sözünü. 

Sabırla damıtılıyordu insan bir başka insanın yardımına yetişmeye sevgiyle dostlukla, sonra ne mi oldu, sabrın sonu gelecekti ki medya icat oldu, dağ aşrı, deniz aşrı, kâr hırslı, aşırı hırslı ticaret hasıl oldu binip de ticaretin kötülük yelkenli gemilerine dayandılar Maya Aztek uygarlıklarının böğrüne. 

Medici derler bir sülale ile ayırdılar sanatı da hayattan hapsettiler de kilisenin, şatonun kalenin duvarları ardına. 

Satın aldılar tanrıyı bile kendi karanlık emellerine köle ettiler ne varsa dünyada yarın için. 

Ve geldiler bugüne. 

Bugün ne midir? Gün kötülerin midir? Olsun 

Yarın kimindir ve türküler? 

Ne demişti Pir Sultan Abdal:

‘"ürü bre Hızır paşa, senin de çarkın bir gün kırılır" demişti. 

Kırarsak kırılacak, yok eğer beni sokmayan yılan diye seyredersek kötülüğü, sürecek hükmü.