İmamoğlu’nun mücadelesi

İmamoğlu’nun mücadelesi

7 Haziran 2019 Cuma  |   Köşe Yazıları

İnsan yaşadığı toplumun sorunlarına duyarlı bir varlık aynı zamanda. Yani hiçbir şeye karışmadan durayım, sokaktaki çocukları görmezden geleyim, hiçbir siyasal tavır almayayım, hiçbir söz söylemeyeyim diyebiliriz. Ama bu bizi ne kadar insan yapar bilmiyorum.   

Öyle anlar vardır ki suskun kalamazsınız. Nerede, hangi konumda olursanız olun bir şey yapmak icap eder. İçinde yaşadığımız toplumun geleceğine dair, ortak hukukumuza, ortak yaşama kültürümüze dair açık yanlışlar gördüğümüz durumlarda tavır almamız gerekir. 

Sayın İmamoğlu Türkiye’nin en büyük ve en önemli şehrinin belediye başkanlığını kazanmasına rağmen seçim ikna edici olmayan gerekçelerle iptal edildi. Bu karar ulusal ve uluslararası kamuoyunda ve hukukçular arasında şüpheyle karşılandı. Ülkenin imajı zedelendi. Birçok kimse Kurulun etki altında kaldığına inanıyor.  

Bugün Sayın İmamoğlu’nun duruşu, kıvrak zekası ve yerinde sözleriyle yürüttüğü bir mücadele var. Ekonomik çıkarlar ve diğer nedenlerle kara propaganda yapan bir kısım medya ise karşısında.  

Ne yazık ki sadece başkalarının yönlendirdiği söylemlerle siyasi tavır alanlara karşılık vermeye çalışan, kendi hakkını, aslında bir milletin hukukunu ve geleceğini koruma mücadelesi veren biri konumunda İmamoğlu. Yani tarihi bir misyonu var. 

Bu nedenle “her şey çok güzel olacak” diyenlerin bu mesajını küçümsemek yerine bunun ne kadar anlamlı ve gerekli bir mesaj olduğunu düşünmek gerekiyor. Toplumdaki bölünmenin bir parçası olmak değil, içinde bulunduğumuz bütün bu sıkıntılardan bir çıkış için Sayın İmamoğlu’nu desteklemek gerekiyor kanımca.  

Bugün toplumları bir arada tutan şey ortak tarihi geçmiş ve hikaye, ortak yaratılan uygarlık ve ona aidiyet duygusu, kurumlar, hukuk ve fırsat eşitliği. Korunması gereken şeyler bunlar. Beka denen şey hepimizin hakkı ve hukuku aslında. Kerameti kendinden menkul şeyler değil. 

Dolayısıyla mesele siyasi parti meselesinin ötesinde. Mesele aklın, vicdanın, hepimizin ortak hukukunun ve özgürlüğünün yanında yer alınması meselesi. Bugün o gün. Dindar olsun olmasın, Türk olsun Kürt olsun herkesin toplumumuzun bir bireyinin hak ve hukuk mücadelesine destek vermesi gerekiyor. Ortak geleceğimiz için.

Yazının orjinalini ve diğer yazıları okumak için tıklayın