İlyas Namoğlu hayatını kaybetti

İlyas Namoğlu hayatını kaybetti

17 Ağustos 2020 Pazartesi  |   Günlük

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) üyesi, sürekli basın kartı ve TGC Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü Sahibi (2013) gazeteci İlyas Namoğlu vefat etti. 

TGC Yönetim Kurulu 78 yaşındaki Namoğlu’nun vefatının ardından bir baş sağlığı mesajı yayınladı.

Mesajda “Basınımızın sevilen isimlerinden, spor basının usta fotoğrafçılarından üyemiz İlyas Namoğlu’nu kaybetmenin üzüntüsü içindeyiz. Ailesinin, yakınlarının ve basın topluluğumuzun acısını paylaşıyor, sabır diliyoruz” denildi.

Namoğlu’nun cenazesi 18 Ağustos 2020 Salı günü öğle namazının ardından Zincirlikuyu Camisinden alınarak Zincirlikuyu Mezarlığında saat 14.00’de toprağa verilecek.

Namoğlu hakkında eski bir yazı

1943 yılında İstanbul’da doğan İlyas Namoğlu… Çocukluğundan itibaren fotoğraf sanatına son derece yatkındı. Yeteneği Dünya gazetesinin sahiplerinden Bedii Faik- Falih Rıfkı Atay’ın dikkatinden kaçmadı. Daha 18 yaşında bu delikanlıya sahip çıkarak gazetecilerin hocası olarak bilinen rahmetli İsmet Gümüşdere’ye teslim ederler. İki yıl Gümüşdere’nin nezaretinde işin inceliklerini öğrenir. Bu arada askerliği gelir. Dönüşte daha olgun, kendine güveni gelmiş olarak kaldığı yerden bu kez Son Haber gazetesinde işe başlar. 

Rahmetli babası, okulu bırakmadan foto muhabirliği yapması halinde çalışmasına izin verir. 

Daha sonra Babıali’de Sabah, Son Havadis, Yeni Sabah’ta çalışır. İlyan Namoğlu, son olarak 1966 yılında girdiği Hürriyet gazetesinde elinden düşürmediği fotoğraf makinesiyle ömrünü idame ettiriyor. 

1966-78 yıllarında Fenerbahçe, 1978-80 Galatasaray ve 80 sonrası da Beşiktaş’ta görev yaparak parmağını deklanşörden çekmiyor. 

Hürriyet gazetesinde 12 genel yayın yönetmeni, Rıdvan Yelekci, Eşref Aykaç, Doğan Koloğlu, Nezih Alkış gibi efsane spor müdürlerini ‘eskiten’ İlyas Namoğlu, Esat Yılmaer döneminin ardından emekliye ayrıldı ve Bodrum’a yerleşti. 

Görünümü ve yaşamındaki hassasiyetle gerçek bir İstanbul beyefendisi portresi çizen Namoğlu, Beşiktaş’ın efsane başkanı Süleyman Seba’nın dikkatinden kaçmaz. Onun Beşiktaş’ta meslek hayatını sürdürmesi için dönemin spor müdürü Nezih Alkış’ı telefonla arayarak, ‘Benim manevi oğlum İlyas Namlıoğlu’nu Beşiktaş’a yollarsanız beni mutlu edersiniz’ der. İsteği kabul görür. O günden beri siyah-beyazlı kulübün değişmeyen tek foto muhabiri unvanını da korur. 

"5 olimpiyat, 3 dünya kupası gördüm"

Bu sözler bizim spor muhabirleri arasında sıkça kullanılan hava atma cümleleridir. Oysa bu sözün gerçeğini sadece duayen İlyas Namoğlu yaşadı. Sadece 5 olimpiyat, 3 Dünya Kupası mı? 7 Akdeniz Oyunları, 50’ye yakın UEFA, Şampiyonlar Ligi, Balkan Şampiyonası, boks, güreş, voleybol velhasıl tüm spor branşları… yurt dışında sayısız organizasyona gitti İlyas Namoğlu… 

Dünyada Güney Afrika ve Avustralya dışında bütün ülkelere gitti.

Gazeteciliğin dünyasının en asil ve saygın mesleklerinin başında geldiğinin, ancak son yıllarda diğer meslekler gibi spor medyasının da yozlaştırıldığını söyleyen Namoğlu, ‘Bunda en büyük etken bazı iş adamlarından garsonlara, balıkçılardan turizmciye, eski futbolculardan pazarcıya kadar her tür insanın bu camianın içine girmesidir. Oysa benim ülkemde birçok iletişim fakültelerinden mezun olan altın değerinde gençlerimiz var. Bıraksınlar geleceğimizin teminatı olan evlatlarımız bu yozlaşmaya son versin’ diyor. 

Sahaların tozunu yutmuş, yağmurlarda ıslanmış, kızgın güneşinde kavrulmuş, kışın en çetin soğuğunda deklanşöre basan parmağı donmuş ihtiyar delikanlı… dimdik ayakta… 42 yıl dile kolay… bir ömür… bu kadar özverinin karşılığı bir ev, bir araba! Oysa 42 yıl boyunca çektiği resimler, yaptığı haberlerle yüzlerce sporcunun milyarlar kazanmasına vesile oldu… olsun, o hayatından son derece memnun, çünkü o mesleğine aşık… 1961 yılında 300 liraya aldığı Rolleflex 6×6 ile bugün kullandığı 10 bin dolar değerinde Nikon dijital makinesi onun hayatındaki tek gerçek serveti… Bir de dürüst, çalışkan, özverili yapısı… 
 

 

Beşiktaşlı Baba Hakkı'nın (Hakkı Yeten) efsane başkan Süleyman Seba'yı alnından öptüğü unutulmaz fotoğrafı çeken eski Hürriyet muhabiri İlyas Namoğlu, bu efsane fotoğrafın hikayesini şöyle anlatmıştı: 

"Süleyman Başkan’ın ilk dönemiydi. Hakkı Yeten ise Onursal Başkan'dı. Akaretler‘deki kulüp binasında otururlarken, Süleyman Başkan Hakkı Yeten'e Beşiktaş Kulübü'ne kazandırılan yeni arsalardan bahsediyordu. Ben de Süleyman Başkan'a 'Gidelim bakalım, haber yapalım' dedim. Süleyman Başkan bu tarz işleri sevmediği için önce istemedi. Sonra zar zor ikna oldu ve şu an Akatlar Spor Salonu'nun bulunduğu arsaya geldik. Süleyman Başkan yeni arazi ve projelerini anlatınca, Hakkı Yeten de 'Beşiktaş'a büyük hizmetlerin oldu. Alnından öpülecek adamsın' deyip Seba'yı öptü. Ben de o anı ölümsüzleştirdim."

(TGC, Medyadar)