İğne ve çuvaldız

İğne ve çuvaldız

17 Şubat 2020 Pazartesi  |   Mentor

Fenerbahçe'yi sistemin dışına itme çabaları ve bunun karşılığında Fenerbahçeli’nin direnme mücadelesi artık herkesin malumu; kimse için sır değil, Galatasaraylılar da biliyor Trabzonsporlular da.

Bunlardan hep bahsediyoruz, bahsettik ancak kendi hatalarımızı görmezden gelemeyiz. Sezon başında Ersun Yanal'la olmayacağını, önceki sezon da onunla devam edilmemesi gerektiğini yazdım. Haklı çıkmaktan çok üzgünüm ama köy çok net görünüyordu, kimsenin kılavuzluğuna ihtiyaç yoktu.

Ligin dibindeki dört takıma dokuz puan kaybetmiş Ersun Yanal, tesadüf olamaz. Fenerbahçe'nin artık kronik hale gelmiş bir sıkıntısı var: Kapanan defanslara karşı aciz olması, elbette bu takım kalitesinden daha çok teknik adam beceriksizliğini ifade ediyor.

Kapalı defanslara karşı en önemli kozlardan biri olan duran top organizasyonları beceriksizce bile değil, amatör lig seviyesinde.

Verkaç organizasyonları, araya paslar yok.

Dikine oynamak takımın neredeyse unuttuğu bir şey.

Sezon başından beri aynı şeyleri yapıp farklı sonuç bekliyoruz, yani aptallık ediyoruz. Maçın yarısı Altay, Jaja ve Serdar arasında geçiyor, bir de Gustavo. Hesap yapılsa en az 35-40 dakika böyle  tükeniyor, böyle bir oyun tarzı oyun yapısı stoper oynamaya uygun olmayan Jaja gibi bir oyuncuyla intihar, nitekim onun bireysel hatasından 13-15  puan kaybettik. Ligde Jaja'yı geçemeyecek forvet yok çünkü adam stoper değil ve top kesmeyi bilmiyor, tek hamlesi hiç yok.

Jaja'nın zerre suçu yok, Ersun Yanal'ın suçu kenarda Dünya Kupası kaldırmış Rami varken, Falette gelmişken Jaja'yı oynattı. Rami ve Falette ne kadar kötü olabilir ki, 15 puan kaybettirmezlerdi sanırım.

Takım son üç haftada sekiz puan kaybetmiş, ligin dibindeki dört takımdan üçüne maç kaybetmişsin. Belli ki takım aksıyor ve sen hala Zajc, Ferdi, Rami oynatmıyorsun. Daha ne kadar kötü olabilir ki takım? 

Kenar ortaları ceza sahasında yalnız Vedat Muriç'e ulaşmazken orta yapmak, ileri uçta Vedat gibi hava topu hakimiyeti olan biri varken onu istasyon yapıp indirdiği topları kullanmak yerine saatlerce defansta top çevirmek ve bunu 22 hafta boyunca sürdürmek nasıl bir beceriksizliktir anlamak mümkün değil.

Bilmiyorum belki de yakın dostu İbrahim Seten taktik veriyordur…

Düşünün takımın başında bir hoca var, haftaya da Galatasaray'la maçın var ve Gustavo çok önemli bir oyuncu onu çıkarıp Tolga'yı veya Ozan'ı oraya çekmek yerine 40 yaşındaki Emre'yi oyuna alıyor, hem Ankaragücü maçını hem Galatasaray maçını riske ediyor.

Fenerbahçeli renktaşlar diyor ki; Fenerbahçe'nin fikstürü kolay. Oysa kolay maçları çok daha kolay kaybediyor, ligin dibindeki dört takımın üçüne yenilmiş.

Çok zayıf olan şampiyonluk şansının devamı için Yanal'ın Galatasaray maçından önce kovulması lazım ama böyle bir liderlik gösterecek bir Fenerbahçe yönetimi yok.

Fenerbahçe'yi aldıkları yerin gerisine düşürdüler. Para vermek dışında hiçbir pozitif hamleleri yok.

Kulübün bugünkü duruma düşmesine neden olan alışkanlıkları bitiremediler.

Aykut Kocaman'ın yardımcıları, Volkan Demirel derken Fenerbahçe yenilenemedi, çürüdü.

Fenerbahçe'yi çürütüp otoparktan kaçanlardan hesap sorup camiayı dinamik hale getirmek yerine onların kusurlarını ortaya dökmediği için kanserli hücre bünyeyi hırpalamaya devam etti.

Taraftar ilişkilerim iyi olsun derken liderliği kaybettiler, taraftar kulübü yönetir oldu.

Nihat Özdemir Federasyonunun kötü olacağı belli iken baştan hata yapıp desteklediler ve sonraki tepkiler inanılırlıklarını yaraladı.

Tamam bankalarla anlaşma imzalamadın, niye alternatif üretip diğer bankalarla anlaşmayı erkenden yapmadın? Bankalar yanaşmadı falan demeyin, neyini alacak bankalar Fenerbahçe'nin, anlaşmaya mecburlardı.

Yapılandırma yapmayınca limit belasını başımıza açmalarına yol açtın.

“Fener Ol”dan gelen para ne oldu hala sır. Madem Sadık'ın 400 bin TL'sine muhtaçtık neden bu para ile bedelli sermaye artırımı yapmadık. Hani şeffaflık? Hani sözler?

Evet hakemler, evet federasyon ama bizim sırtımızı yere yapıştıran yönetim ve Ersun Yanal oldu. Fenerbahçeli dişe diş mücadele ediyordu saha dışı ile ama saha içi bu kadar kolay teslim olunca ve liderlik bu kadar naif olunca, mücadele diye bir şey kalmıyor.

Ali Koç başarısız oldu ama Fenerbahçe'nin Ali Koç'tan başka da alternatifi yok çünkü Fenerbahçe'yi yok edip kaçtılar. Geriye bıraktıkları şey Fenerbahçe değildi, enkaz bile değildi, yok olmuştu.

Ali Koç iyi niyetli, iyi Fenerbahçeli ama başarısız. Asıl problem Fenerbahçe'nin Ali Koç'a mecbur olması, çaresiz peşindeyiz.

Ama Fenerbahçeli Fenerbahçe'yi bu çaresizliğe mahkum edenleri asla unutmamalı ki, son olaylarda özellikle Nihat Özdemir Federasyon başkanı iken hiç de masum olduklarını sanmıyorum. Sanırım bir 621 milyon euro daha lazım…