'İçimizdeki ateş' ve şeffaflık

'İçimizdeki ateş' ve şeffaflık

2 Temmuz 2020 Perşembe  |   Mentor

Aziz Yıldırım dönemi Fenerbahçe'de taraftardan en çok bilgi saklandığı dönemdi. Hatta ben kulübün "bakkal dükkanı" zihniyeti ile yönetildiğini ve kayıt harici bir çok işlemin olduğunu düşünüyorum ama bu sadece benim görüşüm, ispatlamak için kulüpte denetim yapmak gerekir. 

Bir kaç yıllık bir denetçi basitçe tüm bunları bulup raporlayabilirdi ama Ali Koç yönetimi çok büyük bir yanlışa imza atarak Fenerbahçe'nin o dönemini kabullendi, oysa o dönemin tamamen temizlenip kangrenin silinip atılması gerekliydi. Başkan bunu yapmadı şimdi kangren ona bulaştı, onu da çürütüyor çünkü eski yönetimden kalan sistem çalışanlarıyla, uygulamalarıyla aynen yaşıyor. 

Cocu'yu tüketen, Aykut Kocaman'ın yardımcıları ve kulüpte bıraktıklarıydı. 

Yetmedi Ersun Yanal'ı Volkan Demirel ile çalışmaya zorladı. 

Bunlar bildiklerimiz, kim bilir içeride daha ne kadar sistemi çürüten çürük elma var? 

Ali Koç'un romantizmi ve bir lidere yakışmayan duygusallığı, kararlarının mantıksız olmasına yol açıyor ve Fenerbahçe'ye zarar veriyor. 

Daha önce "İçimizdeki ateş" (*) başlıklı bir yazı yazmış ve Fenerbahçe'nin mali olarak nasıl zafiyete uğratıldığını ve kaynaklarının bireysel faydalar için nasıl ulufe olarak dağıtıldığını anlatmıştım ki, ben gazeteci değilim, kaynağım falan yok sadece medyadan öğrendiğim şeylerdi. Düşünün, biraz araştırma olanağınız ve kaynağınız olsa neler bulursunuz.. 

Dün akşam Ali Koç'u izlemedim çünkü artık söyleyeceği hiçbir şey anlam ifade etmiyor, artık görmemiz  gerekiyor. Kulübe 170 milyon euro vermiş. Fenerbahçe'ye geldiğinden beri iki Şampiyonlar Ligi kaybetti, halbuki Fenerbahçe'yi 2. olarak devralmıştı, Ayrıca son 3 yılda Aziz Yıldırım'ı kulüpte tutan Ali Koç'tu ve söylediğine göre 621 milyon euro borcun en az yarısı o dönemde oldu. Yani kulübe olan borcu o tutarın çok üstünde. Verir vermez bilmem, senedimiz yok biz Fenerbahçeliyiz bağlılığımız gönüldendir ama Ali Koç'un Fenerbahçe'ye daha çok borcu var. 

Fakat konumuz başka... 

Dün akşam eski yönetimin şeffaf olmayan işlerinden birini daha tesadüfen sosyal medyadan öğrendik. Anladık ki 38 dönümlük Ataşehir arazisinde Ülker ile "ortak"mışız!?.. Allah Allah nasıl oluyor bu? Ülker o salonu bize bedava yapmamış mıydı? Sponsorluğu bitmesine rağmen salonun adı hala Ülker değil mi? Karşılığında 19 dönüm arazi veriyorsak nasıl hibe oluyor bu? 

Size o araziden bahsedeyim biraz...

Orası Ataşehir'de tek tapuda bulabileceğiniz nadir büyüklükte bir arsa, ayrıca finans merkezi yapıldıktan sonra zaten değerli olan fiyatların patlayacağı neredeyse kesi. Bana göre şu an oranın metrekare değeri 10-12 bin dolardır. Önümüzdeki 3-5 yıl içinde piyasa toparladığında 20-25 bin dolar eder. Yani en kötü olasılıkla oranın değeri 500 milyon dolardır ve Ülker ile bu arazinin tamamını kaybedebileceğimiz bir anlaşma yapılmış. 

Bu para salon+stat isim hakkının çok üzerindedir. 

Görüyorsunuz ki, Ülker salonu bedava yapmamış, stat isim hakkını da bedava vermemiş, karşılığını almış. 

Peki, madem bu iş bir taraftar işi değildi, karşılıklı çıkarlar gözetiliyordu, neden en baştan bu işi ihale yaparak en iyi şartları verene değil de Murat Ülker'e ve Ülker Grubuna verdik? 

Şaka maka değil, söylediğim rakamlara ulaştığında 1 milyar dolarlık bir değerden bahsediyoruz. 

Sonuç; Ali Koç yönetimi söz verdiği gibi şeffaf olup Ülker ile yapılan ve ilk günden bu yana anlaşmanın tüm detaylarını açıklamak zorundadır ama açıklamaz, bu konuda bizi daha önce kandırdı. 

Murat Ülker Ataşehir üzerindeki tüm haklarından vazgeçmelidir, aksi takdirde tarih onu bir Fenerbahçe taraftarı olarak değil Fenerbahçe üzerinden çıkar sağlayan biri olarak hatırlayacaktır. Zaten yara almış Ülker markası daha da hırpalanır. Ülker'in Fenerbahçe'den aldığı verdiğinden zaten azdır. Fenerbahçe sayesinde belli bir grubun markası olmaktan çıkmış herkesin markası olmuştur. 

Eskiden belli bir kesim Ülker ürünü kullanmayı belli bir ideolojik kalıba oturturken Ülker bu imajı Fenerbahçe sayesinde sildi. Şimdi Kadıköy'de de, Fatih'de de Ülker ürünü kullanılıyor. 

Murat Ülker güvendiğim, kalbinde Fenerbahçe sevgisi olduğuna inandığım bir Fenerbahçeli'dir. Kulübü üzerinden menfaat sağlamanın onu üzeceğini ve o arazideki haklarından vazgeçeceğini düşünüyorum. 

Ülker'e arazi neredeyse milyar dolar, üniversite kuruyoruz diye bir binaya 120 milyon TL. Fenerbahçe'nin paralarından kimler ne kadar faydalandı?

Ali Koç bunların hepsini, o 621 milyon euronun her kuruşunun nereye gittiğini, nasıl harcandığını anlatmak zorunda çünkü bize söz verdi; eğer anlatmazsa bunun adı sözünden dönmek olur ve Fenerbahçe Başkanı'na yakışmaz.

*http://medyagunlugu.com/haber/icimizdeki-ates-46511