Hukukun üstünlüğü olmadan

Hukukun üstünlüğü olmadan

5 Nisan 2019 Cuma  |   Mentor

Demokrasilerde en önemli şey hukukun üstünlüğüdür. Bilinenin aksine çoğunluğun iktidar olması demokrasinin en önemli unsuru, çok oyu alanın iktidar olması değil, hukukun her zaman güçlü ve tarafsız olmasıdır. Bunu Amerika'da Trump'ın yaşadıklarından ve İngiltere'de Brexit ile ilgili  süreçten anlayabilirsiniz. Oy her şeyi çözmez, hukukun üstünlüğü ve bağımsızlığı çözer. Türk demokrasisinin en büyük sorunu kurulduğu günden beri yargının politize olmasını engelleyememesi olmuştur. 

En temel hukuk kuralı "şüphe sanığın lehine" yorumlanır, yani elinde kesin bir kanıt, bir yargı kararı veya kamuoyunu -senin gibi düşünmeyenleri bile- ikna edecek bir kanıt yoksa kimseyi suçlamazsın ama ülkemizde 2002'den beri tam tersi yapıldı, yapılanlar doğru değildi, doğrusu halkın oyu ile seçilene fikirlerine katılmasan bile saygı duymaktı.  

O gün bu tür demokrasiye yakışmayan tavırlara hiç hoşgörü göstermedim seçilene, halkın iradesine hep saygı duydum. Bugün de aynı şekilde düşünüyorum seçimler bitti ve halk oyunu kullandı eğer yasal olarak ispatlayamadığın bir hile iddiasında bulunuyorsun. Bu geçmişte yapılanın aynısıdır, demokrasi ayıbıdır ancak bu sadece iktidara ait bir ayıp değil yıllardır her seçimi "gayri meşru" ilan eden muhalefet de en az bu onlar kadar suçlu. 

Ayrıca tarafsız olması gereken hukuk kurullarının politize olduğunu düşündürten farklı karar ve uygulamalar da demokrasiye olan inancı tamamen yaralıyor. 

Ve bu demokrasi dışı ortamın oluşmasında hem iktidarın hem de muhalefetin suçu var. 

Gelelim seçim sonuçlarına; katılım oranında 2018 genel seçimlerine göre % 2'lik fark var, CHP küskünlerine mi AKP küskünlerine mi yoksa HDP'ye ait oylar mı, kestirmek güç. 

Ancak yaşanan ekonomik krizin ağırlığına rağmen AKP'nin büyük bir oy kaybına uğramadığı CHP'nin ise kolay kolay iktidar alternatifi olamayacağı anlaşılıyor çünkü içinde yaşadığımız ekonomik ortama rağmen ciddi bir oy artışı yok, Ankara ve İstanbul'da kazanan adaylar daha çok merkez sağ seçmene yakın, yani bir parti zaferinden çok adayların zaferi sözkonusu. 

AKP'nin aldığı oyların büyük bir gerileme göstermemesi bir meşruiyet krizi de doğurmuyor bir sonraki seçime kadar iktidarını sürdürmeyi hakeden kamuoyu desteği var ancak ekonomik krizin ağırlaşması ve özellikle medyanın saldırgan ve kendi bireysel ikballerini garanti altına almaya çalışan, sadece yandaşlıkla açıklanabilecek tavrı sürekli mağdur yaratıyor ve ekonomi ile birlikte gelecek dönemde AKP'nin en büyük sorunu olacak gibi görünüyor. 

Bir kadın televizyoncu tarafından CHP Liderine yapılan saygısızlık, bir başka televizyonda Sayın İmamoğlu'na karşı gösterilen misafirperverlikten ve saygınlıktan uzak tavırlar seçim sürecini etkileyen önemli olaylardı. 

Bana göre seçim sonucu çok açık: Seçmen AKP'ye "Dikkat et artık sana eskisi kadar destek olmayabilirim..." mesajı verdi ancak CHP'ye de "AKP olmazsa tercihim sen değilsin" dedi, yani gelecekte bir CHP iktidarı CHP'nin bu politika yapış tarzı ile olanaklı görünmüyor. Aldığı oyların büyük kısmı AKP karşıtlığından kaynaklanıyor ve eski DP, AP, ANAP, DYP kültüründen bir çok insan yaşam tarzı endişesi nedeniyle CHP'ye oy veriyor. CHP'nin ülkenin sorunlarına ilişkin cesur tavır ve politikaları yok sadece iktidarın belirlediği gündemi takip ediyor. Belki var ama anlatamıyor ancak her ikisi de bir kitle partisi için büyük sorunlar.  

Ekrem İmamoğlu'nun bir televizyon söyleşisindeki tavrı ile halka ulaştığı şekilde halka ulaşan tavır ve söylemi olan çok az siyasi figüre sahipler veya Muharrem İnce'nin halkta karşılığını bulan doğallığına sahip bir ekipleri yok. Zaten olanları da tasfiye ediyorlar bugünden bakınca yarınlarda İmamaoğlu'nun geleceğinin karartılacağı kesin gibi. 

Medya AKP'ye katkı sağlamıyor, tam tersi inandırıcılığına zarar veriyor. Elbette herkesin bir fikri var ve bu fikrin AKP veya CHP lehine olması onun suçu değil, düşüncesini söylemek hakkı ancak son seçimde artık ayyuka çıkan gerçek dışı tavır ve haberler, rakip siyasilere yapılan saygısızlık ve nezaketsizlikler AKP'nin halk üzerindeki güvenini her gün biraz daha aşındırıyor.   

Bana göre AKP seçimi kaybetmedi ama kazanmadı da, ekonomi, medya ve hukukun üstünlüğü gibi konularda inandırıcı adımlar atmazsa gelecek seçimleri aynı kendi kazandığı gibi, ANAP'ın kazandığı gibi merkez sağda yeni kurulmuş sürpriz bir partiye kaptırabilir.