'Her şey çok güzel olacak' mı?

'Her şey çok güzel olacak' mı?

9 Mayıs 2019 Perşembe  |   Köşe Yazıları

Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım arasında oynanan ve İmamoğlu'nun kazandığı maç hakemler tarafından iptal edildi. Daha doğrusu maç hakem kararı ile yeniden oynanacak. İmamoğlu'nun şampiyonluğunu ve kupasını elinden alan hakem heyeti, yeni maçın tarihini 23 Haziran olarak belirledi. 

Kamuoyu ve sosyal medyanın ilk tepkisi seçimleri boykot olsa da CHP ve İmamoğlu'nun bu düşünceye sıcak bakmadığı anlaşıldı. Yine de azımsanmayacak ölçüde bu düşüncede olanlar var. 

Demek ki yaklaşık 45 gün daha  seçimle yatıp seçimle kalkacağız. Siyasetçisinden sokaktaki vatandaşa kadar herkes konuşacak, eteğindeki taşı dökecek. Kırmadan dökmeden şiddete başvurmadan konuşan konuşsun, isteyen istediğini söylesin zararı yok. Yeter ki eşit, adilane, hukuka uygun ve seçmen iradesinin hiçe sayılmadığı bir yarış olsun... 

Gülmeyin, neden gülüyorsunuz? Son cümle güldürdü sizi biliyorum. 

Gerçekten de her şey güzel olacak mı? 

Gündemdeki bir başka konu da, 8 yıl sonra ilk defa avukatları ile görüşen Abdullah Öcalan"ın yaptığı açıklama. Açlık grevlerinden ve Suriye'deki gelişmelerden bahseden bu açıklama ne anlama geliyor? Bayram değil seyran değil... 

Zamanlama manidar değil mi? Neden şimdi? Her ne kadar Recep Tayyip Erdoğan "yeni bir çözüm süreci yok" dese de insanın aklına "yeni  bir çözüm süreci mi başlıyor, yoksa yenilenen İstanbul seçimleri öncesi HDP'ye yönelik bir hamle mi?" soruları geliyor. 

Gerçekten her şey güzel olacak mı? 

Geçelim Abdullah Gül'e... YSK'nın İstanbul seçimini yenilemesi sonrası attığı tweet ile bakın ne diyor sayın Gül; "Anayasa Mahkemesi’nin 2007 yılındaki haksız “367 Kararı” karşısında ne hissettiysem, başka bir yüksek mahkeme olan Yüksek Seçim Kurulu’nun dün aldığı kararı duyunca aynı duyguları yaşadım. Yazık, bir arpa boyu yol alamamışız." 

Gündemle ilgili olaylar karşısında genellikle sessizliği ve suskunluğu ile tanınan Gül'ün arada bir ortaya çıkıp fikir beyan etmesine artık alıştık. Madem bir fikir beyan ediyorsun, çık konuş, bu konuyla ilgili bir şeyler söyle, TV programlarına filan katıl değil mi? Bu tweet'ten sonra yine köşesine çekilir ve bir süre ortalarda görülmez sanırım.  

Bu arada Gül'ün attığı tweet demişken unutmadan söyleyelim; YSK kararı sonrası Ekrem İmamoğlu’nun göreve geldikten sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin resmi twitter hesabından attığı tweet’ler silindi.  

İmamoğlu’nun yanı sıra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer takip edilenler listesinden çıkarıldı. Ayrıca karar sonrası resmi hesabın takipçi sayısı da hızla düşmeye başladı.  

Büyükşehir belediyesi deyince aklıma bankamatikçiler geldi. Hani belediyede işe gitmeden maaş alan binlerce bankamatikçi var ya, onlar 2 ay daha maaş almaya devam eder mi acaba?  

İmamoğlu'nun mazbatası elinden alınınca yerine vali kayyum olarak atandı. Kayyum vali, sevgili Üskürdalılar(!) bir kıyak yapar artık...(TDK "ya göre kayyum; belli bir malın yönetilmesi veya belli bir işin yapılması için görevlendirilen kimse. Hukukçulara göre ise doğrusu kayyım  hukuki bir terim olup,  bir şirkete usulsüzlüğü saptanan ya da soruşturulan yöneticiler yerine atanan kişilere verilen addır.) 

Acaba her şey güzel olacak mı? 

23 Haziran seçimleri öncesi ortalık şimdiden toz duman. Kimilerine göre Cumhur ittifakında çatlak var, kimilerine göre Bahçeli yeni tavizler peşinde. Bağımsız adaylar birer birer İmamoğlu lehine yarıştan çekilirken, Saadet aynı adayla seçime girecek gibi görünüyor. DSP de henüz kararını vermiş değil. Bakalım Millet ittifakının, HDP'nin ve  diğer partilerin yeni stratejileri nasıl olacak? İster misiniz bu arada Demirtaş da salınsın... 

İmamoğlu'nun "Artık konuşma vakti. Sanatçı da konuşacak, iş insanı da konuşacak" çağrısından sonra bazı sanatçılar, sosyal medyada #herşeygüzelolacak etiketiyle yaptıkları paylaşımlarla destek verdi. Tabii bir de bunun karşısında olanlar var. Bakalım şimdi kim kimin safında yer alacak, kimler sonradan saf değiştirecek? 

Asıl soru ekonomi ne durumda? 

Dolar, avro, piyasalar ve çarşı pazar seçim filan dinlemiyor onu da yazmadan geçemeyeceğim. Asıl dikkat edilmesi gereken bunlar bence...  

Bırakın seçimi, geçim ne durumda geçim? 

Gerçekten de sonunda "her şey çok güzel olacak" mı? 

24 Haziran sabahı daha mutlu ve her şeyin daha güzel olduğu bir Türkiye"de uyanmak umuduyla...