Her konuda fikri olan adam

Her konuda fikri olan adam

2 Eylül 2019 Pazartesi  |   Günlük

Bir insanın her konuda fikri olabilir mi ya da bir insanın her konuda fikri olmalı mı? 

Rahmetli Uğur Mumcu’nun tarihe geçmiş bir sözü var: Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak... 

Türkiye’de her konuda görüşü olan bir sürü kişi var, daha doğrusu gündemde hangi başlık varsa, derinlemesine bilsin bilmesin o konuda kelam etmeyi "vatan borcu" sayan ve bunu da "gündemi yakalamak" kılıfıyla ambalajlayan bir kitle var. Gündemdeki her konu hakkında fikir belirtenlerden biri de yazılarıyla her gün kamuoyunun önünde. Siyasetten ekonomiye, futboldan magazine her konuda görüş belirtiyor.

Bu kişi bilgi sahibi olmadan fikir sahibi mi, yoksa gerçekten hem bilgili hem de fikirli mi, ona kamuoyu karar versin. 

Biz sadece son bir kaç hafta içinde çıkan yazılarından alıntı yapacağız: 

- Başka konulardaki haklılığı bayağı su götürür ama Cübbeli’nin 45 yıllık vaaz hayatı olduğunun şahsen tanığıyım. 

- Herkesin üzerinde ittifak ettiği “yerine göre giyim” diye bir form olmadığına göre... “Yerine göre böyle giyilir, yerine göre şöyle giyilir” falan diye bik bik yapmayacaksın Ömür Gedik. Yoksa gözyaşları içinde gardırobundaki tüm pantolonları makasla kesmek zorunda kalırsın. 

- Bir efsanedir Şule Yüksel... Hem şehirli, hem başörtülü olmak, onunla başlar... Konferans veren, gazetede yazı yazan ilk başörtülü kadın odur... Yazdığı “Huzur Sokağı” romanı, muhafazakâr kesimde öyle bir fırtına estirmiştir ki... Herkes roman kahramanlarının isimlerini çocuklarına koymuştur... Bilal’ler, Feyza’lar, Hilal’ler... Hep o dönemden kalmadır. 

- İbrahim Tatlıses’in doğduğu mağara, müze olacakmış. O müzede şunlar mutlaka olmalı: Oxford Üniversitesi’nin bir maketi... Bir çiğköfte heykeli... Otel odasında mangal keyfini sembolize eden bir gravür... “Kadına şiddete hayır” yazılı bir pankart... Aday adayı olduğu tüm partilerin amblemleri... 

- Trump desem... Boris’in hakkını yemiş olacağım. Boris desem... Trump’ın hakkını yemiş olacağım. Bir türlü karar veremiyorum hangisinin daha sevimsiz olduğuna... 

- Turizm Bakanı’nı yemeye çalışıyorlar. Çünkü bakan... Partidaş memnun etmeye odaklanmak yerine işine odaklanmış durumda. 

- ABD merkezli bir yayın var. Adı: “Foreign Policy”... Burada bir haber çıktı. Güya Türkiye, Suriyelilere karşı sorumluluğundan kaçıyormuş... Güya Suriyelileri sınır dışı ediyormuş... Falan filan. 

- Nereye gitsem hep aynı şarkı... Zeynep Bastık söylüyor... Şarkının adı “Felaket”. 

- Mali durumu bozulan Ali Ağaoğlu, süper lüks arabalarını satışa çıkarmış. Haber doğruysa... Rolls Royce’lar, Bentley’ler falan hepsi satıştaymış. Arabalarının hepsini satsa bile Ali Ağaoğlu’nun “bilgelik” makamını yakalama ihtimali, Safiye ile Faik’in Grammy alma ihtimalinden bile düşük. 

- Sevgili dinleyiciler... Sıradaki parça Bodrum’u çok seven Ekrem Başkan için gelsin... Parçamızın adı “Bodrum”... 

- Ben hayatımda Doğu Perinçek kadar... Her dönem bu kadar az oy alıp da her dönem kendinden söz ettirmeyi başaran başka bir siyasi görmedim. 

- En tiksindirici duyar: Etoburun kurban duyarı 

- Yanlış Suriye politikasını eleştir, Suriyelilerle ilgili düzensizliklere itiraz et, Suriyeliler ile aradaki doku uyuşmazlığından kaynaklanan sorunların üzerine git... Sorun yok! Ama “Suriyeli sevici” falan türü bir dile savrulduğun anda... Kafasına beyaz kukuleta geçirmiş Klu Klux Klan’a dönüşürsün maazallah! 

- Bahçeli’nin amacı ne? 5 adet komplo teorisi. 

- Fatih Terim ile Ali Koç arasındaki farklar... 

- S-400’ler gelecek... ABD yaptırım düğmesine basacak... Ve öyle bir çakılacaktık ki bir daha toparlanmamız mümkün olamayacaktı... Nerde hani? 

- Faiz asla düşmemeliydi... Faiz düştüğü anda... Dolar öyle bir fırlayacaktı ki... Hepimiz “Yandım Allah” diyerek sağa sola kaçışacaktık... Nerde hani? 

- Doğu Akdeniz’de bize petrol metrol aratmazlardı... Bizim buna asla gücümüz yetmezdi... Çok tehlikeli bir maceraya girişmiştik? Nerde hani? 

- Aleyna Tilki adlı kızımızın validesinin sesinin, kızı Aleyna Tilki’nin sesinden bile daha iyi olduğunu geç de olsa fark ettim. 

- 30 Ağustos hutbesini Atatürk’süz okutmak isli görülmemiş bir inkârdır. İnsafsızca, kabaca, pervasızca bir haksızlıktır. Hakkaniyetsizliğin doruk noktasıdır. 

- Batman otogarında adamın biri, birini bıçaklamış... Bıçaklanan yerde kıvranıyor, bıçaklayan başında kayıtsızca bekliyor... Polisler de olayı seyrediyor... 90’ların ünlü nidasıyla haykırıyorum: Nerede bu devlet? 

- İdlib’de acayip işler dönüyor... ÖSO mensubu olduğu söylenen tipler, Türkiye sınırına dayanıp hem Türkiye aleyhinde sloganlar atıyorlar hem de kapağı Türkiye’ye atmak istiyorlar... Aman safları sıkı tutalım da giremesinler! 

- Ve fakat bir de ne göreyim! Cumhuriyet gazetesi... 

- Kendisiyle fotoğraf vermekten kaçınılmayan... Kendisinin ziyaret edilmesinde sakınca görülmeyen... Kendisine destek olmaktan çekinilmeyen...HDP’de neredeyse tek isim Ahmet Türk’tür. 

- Elimi uzattığım anda akmaz. Elimi çektiğim anda akmaya başlar. Tekrar elimi uzattığımda akmaz. Sonra birden akmaya karar verir. Ben sensörlü sıvı sabunla uğraşırken akar. Hemen elimi uzattığımda “şak” diye kesilir. Sıvı sabuna yönelirim, bu sefer o da akmaz. Kısacası sensörlü musluk, mucidini hiç de hayırla yâd etmediğim bir icat.