Hepimiz atladık!..

Hepimiz atladık!..

22 Temmuz 2019 Pazartesi  |   Köşe Yazıları

İtiraf edelim, gazetecisi, muhalifi, gelişmelere duyarlı sosyal medya kullanıcısı “Sputnik olayı”na hepimiz, en azından büyük çoğunluğumuz balıklama atladık...

Elbette, kendimize göre çok haklı bir gerekçemiz vardı: Gazetecilik yapmanın her zaman zor olduğu bu ülkede son yıllarda gazeteciler boğulma noktasına getirilmiş, marjinalleştirilmeye çalışılmıştı. Ortada bir “haksızlık” olduğuna inandığımız bir durum bulunduğuna göre tepki göstermek zorundaydık. 

Bunun bir “Sputnik’i savunma yazısı olmadığını” özellikle vurgulayarak önce olanları kısaca hatırlatalım: 

Cuma günü Yavuz Oğhan, İsmail Saymaz ve Akif Beki ile yaptığı programın RS FM’de yayından kaldırıldığını açıkladı ve bu durumu Twitter’dan, “Türkiye’de hiçbir iyi iş cezasız kalmaz” diye duyurdu. Söz konusu üçlü, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ile görüşmüş, aslında program Oğhan’ın Youtube kanalında yayınlanmıştı. Bu duruma rağmen Sputnik, Oğhan’ın “Bi de Bunu Dinle” programının yayından kaldırıldığını açıkladı. Üstüne, aynı radyoda yayın yapan gazeteci Zafer Arapkirli’nin Oğhan’a destek veren mesajı ve istifa ettiği haberi gelince doğal olarak Sputnik’e bir tepki oluştu. Medya Günlüğü de konuyla ilgili ilk haberi, “Gazeteci dayanışması” başlığıyla duyurdu. 

Derken, önce Sputnik Genel Yayın Yönetmeni Mahir Boztepe odatv’ye konuştu, ardından da ajans konuyla ilgili bir açıklama yaptı ve manzara değişti.

Boztepe şunları söylüyordu: 

“Ben kendisine (Oğhan’a) şunu aktardım; bu röportaj bizim işimiz değil, ama medyada RS FM diye alıntılanırsa programı bitireceğiz. Öncesinden bu uyarı yaptık. Biz yayın politikamız gereği, Davutoğlu gibi bir figürü önemsemiyoruz ve açıklamalarının bizim üzerimizden yayılmasını istemiyoruz. Haber değerinin olduğuna inanmıyoruz. Bizim yayın politikamız bu ve yine bir yayın organı olarak hakkımız. Nitekim kendi sitemizde yayınlanmadı. Onların sayfaları için de şartımız buydu; ‘RS FM’de yayınlandı’ ifadesi kullanılmasın. "

"Ancak ertesi gün röportaj yapıldı ve tüm yayın organları RS FM şeklinde alıntıladı. Neden? Çünkü, program Sputnik’e ait, format Sputnik’e ait, KJ Sputnik’e ait, KJ’de kullanılan turuncu renk Sputnik’e ait. Bunların hepsi Sputnik’in izni olmadan kullanıldı. Bizim telifini ödediğimiz bir program bu. Bunu hiçbir yayın kuruluşu kabul etmez. Sputnik’in formatını alıp kendi kanalında kullanıyorsun ve bunu Sputnik’in özel işi gibi paketliyorsun.” 

Boztepe ortaya bir de iddia attı: 

“... Tüm bunlar işin bir tarafı. Diğer yanı ise; Yavuz Oğhan medyası olmayan Davutoğlu’na bir medya yaratmak amacıyla yola çıkan Tarafsız Haber Ajansı’nın kurucularından ve yönetiyor.” (Oğhan bu iddiayı yalanladı)

Boztepe’nin, “Davutoğlu gibi bir figürü önemsemiyoruz ve açıklamalarının bizim üzerimizden yayılmasını istemiyoruz. Haber değerinin olduğuna inanmıyoruz” sözlerini eleştirebiliriz, inandırıcı bulmayabiliriz ama eğer isimleri değil ilkeleri önemsiyorsak, beğenelim beğenmeyelim sonuçta bunun Sputnik’in yayın politikasıyla ilgili bir konu olduğunu kabul etmek durumdayız. 

Kısacası ortada “karışık” bir durum vardı ve hepimiz ya da çoğumuz perde arkasını bilmeden tepki gösterdik. 

Sputnik’in (Rusçada uydu) “kim” ve “ne” olduğuna gelince... 

Sputnik, aralarında Türkçenin de bulunduğu 30'dan fazla dilde "Rusya'nın sesi" olması için kurulmuş bir haber ajansı. Pek çok konuda olduğu gibi enformasyon alanında da Batı'nın ablukasını altında bulunduğunu düşünen Rusya, 2014 yılında Sputnik'i kurdu. Amaç, Batı'nın enformasyon (ya da dezenformasyon) savaşına onların anladığı dilden yanıt vermek.

Yani Sputnik’in “bir numaralı” görevi Rusya’nın görüşlerini duyurmak, propagandasını yapmak, tıpkı “Russia Today” kanalı gibi. Yani Sputnik’in adında her ne kadar “haber ajansı” yazsa da habercilik yapmak, gazetecilik yapmak en öncelikli konu değil. Dolayısıyla Sputnik’de yer alan ya da almayan her haberin bir nedeni, anlamı var.  

Örneğin, Rusya’da bir uydu mu düştü ya da bir felaket mi yaşandı, bunun Moskova’yı zor duruma düşürecek bir haber olarak algılanacağına inanıldığı için mümkün olduğunca geç ve yüzeysel veriliyor. 

Kısacası, ister Türk iç politikasıyla ilgili olsun, isterse Rusya ile ilgili olsun Sputnik’te yer alan haberleri hep bir ihtiyat süzgecinden geçirerek okumak durumdayız.

İlgili yazı: http://medyagunlugu.com/haber/turkiyede-rus-dijital-operasyonu-1-45589